Türkiye Komünist Hareketi (TKH) geçtiğimiz gün Siirt’in Şirvan ilçesinde yaşanan maden kazası ile ilgili bir açıklama yayınladı.
“Kara toprağa madenci değil, sermaye düzeni girecek” başlıklı açıklama şu şekilde:
“Madenler işçiler için “ölüm havuzlarına” dönüşürken, yeni bir katliam haberi Siirt’in Şirvan ilçesine bağlı Maden köyünden geldi. Oluşan heyelan sonucu işçiler göçük altında kalırken, ilk belirlemelere göre 16 madenci kardeşimizi kara toprağa verdik.
Türkiye işçi sınıfı için bir mezarlık haline gelirken, AKP’nin büyüme politikaları işçilerin kanı üzerine kuruluyor. Soma’da, Ermenek’te yitirdiğimiz madencilerin acısı hala geçmezken, madenlerde iş cinayetleri hiç hız kaybetmiyor.
AKP iktidarının sürdüğü son 14 yılda sadece madenlerde 1470 işçi hayatını kaybederken, tüm sektörlerde 17 binden fazla işçi iş cinayetlerinde hayatını kaybetti.
Bu bir katliamdır!
İş cinayetlerini “olağanlaştıran” AKP’ye ve sermaye temsilcilerine soruyoruz:
Soma katliamı sonrası toplum baskısıyla çıkarttığınız “madenlerde yaşam odası zorunluluğunu” neden kaldırdınız?
2012 yılında çıkan ve tüm çalışanları kapsaycak İş Sağlığı ve Güvenliği yasasını neden sürekli erteliyorsunuz?
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı işçilerin sürekli şikayet ettiği denetçilerin işini yapmamasını nasıl açıklıyor?
Bu soruların tek bir cevabı bulunuyor: Çünkü sermaye öyle emrettiği için. AKP bir sermaye partisi olarak işçiye düşman olduğu için bu konularda hiçbir adım atmamıştır. Adım atmadığı yetmezmiş gibi bugünkü cinayetin yaşandığı yerin sahibi olan Ciner Holding’in geçmişte “maden göçüklerine” neden olan anlayışını görmezden gelmektedir.
İşçi sınıfı ve halkımız bu tabloyu görmeli ve karar vermelidir: Ya sermaye iktidarının kendisini kara toprağa canlı canlı gömmesine sessiz kalacak ya da örgütlenerek sermaye iktidarını, AKP’yi, kara toprağa gömecektir.
Partimiz Türkiye Komünist Hareketi hayatını kaybeden işçilerin ailelerine baş sağlığı dilerken, tüm işçileri şu talepler doğrultusunda mücadeleye çağırır:
1- Tüm özelleştirilen madenler kamulaştırılmaldır. Madende taşeronluk, rödovans gibi uygulamalara son verilmelidir
2- İş cinayetlerine neden olan tüm sorumlular yargılanmalıdır
3- İş cinayetlerini yok etmek için işyerlerinde “işçi denetiminin” önü açılmalı, başta madenler ve inşaat şantiyeleri olmak üzere kamu denetimi arttırılmalıdır
4- 6331 sayılı Kanun genişletilerek İşçi Sağlığı ve Güvenliği Yasası haline getirilmelidir ve derhal uygulamaya konulmalıdır
Sömürüye, işçi düşmanı politikalara ve iş cinayetlerine sessiz kalma, örgütlen!”
Bu haber en son değiştirildi 22 Kasım 2016 09:53 09:53
Başaran Aksu’nun sınıfa olan güveni soyut değil; eylemli bir sınıfsal kaynaşmanın toplumsal durumu da sermaye…
10 gündür cezaevinde tutulan ve 5 gün önce açlık grevine başlayan Başaran Aksu hakkında tahliye…
SDG'nin elebaşı Mazlum Abdi, Şam’la entegrasyon, yeni parti hazırlığı, anayasa süreci ve Türkiye’nin Suriye’deki rolüne…
Eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, "yurt dışındaki şirketlere kayıt dışı para aktarıldığı" iddialarına…
Ankara'da tutuklanarak Sincan Cezaevi'ne gönderilen ve 5 gün önce açlık grevine başlayan Bağımsız Maden-İş Örgütlenme…
PKK yöneticisi Cemil Bayık, demokratikleşme adımlarının atılmaması halinde sürecin tıkanacağını ve sorumlusunun iktidar olacağını söyledi.…