Başbakan Binali Yıldırım’ın 2 oğlunun da adının geçtiği Paradise (Cennet) Belgeleri’nin araştırılmasına ilişkin verdiği önerge AKP’nin oylarıyla reddedildi. Oysa Binali Yıldırım dünkü açıklamasında, iddiaların soruşturulmasını istemişti.
HDP, ‘Malta Belgeleri adıyla yayımlanan belgelerin işaret ettiği finansal menfaat ilişkilerine yönelik’ araştırma önergesinin bugün görüşülmesini, grup önerisi olarak Genel Kurul gündemine getirdi.
HDP Mardin Milletvekili Mithat Sancar, belgelerde Başbakan Binali Yıldırım’ın çocuklarının, yakınlarının ‘vergi cenneti’ olarak adlandırılan Malta’da ticari faaliyetlerini sürdürdüğüne yönelik bilgiler olduğunu söyledi.
Yıldırım’ın çocuklarının ülkeye verdiği kayıp nedir?
Sancar, “Başbakan Binali Yıldırım’ın çocuklarının Malta’daki yatırımlarla ülkeye verdiği kayıp nedir? Ahlaki davranış mıdır? Türkiye’deki şirketleri üzerinden yapsaydı Türkiye’de ödeyecekleri vergi ne kadardı? Malta’da yaptıkları için kendilerine kalan kazanç ne kadar? O şirketlerin faaliyetlerinin ne kadarı Türkiye ile bağlantılı? Malta’da kurulu şirketler Türkiye’de faaliyet yapıyor mu? Şirketlerinden biri Türkiye’den ihale almış, bu kazanç nereye gidecek, nerede vergilendirilecek?” sorularını yöneltti.
AKP: İtibar suikastı
AKPAdana Milletvekili Mehmet Şükrü Erdinç, AKP’nin, “yolsuzluk, yoksulluk ve yasaklarla mücadele için yola çıktığını, bugün de aynı kararlılıkla mücadelesini sürdürdüğünü” savundu. AKP’nin sunduğu hizmet yatırımlarına vatandaşların teveccüh gösterdiğini öne süren Erdinç, “Bugün de bu teveccühe karşı bir algı operasyonu oluşturma adına bir grup önerisi verildiğine şahit oluyoruz” dedi.
Erdinç, “15 Temmuzda milletin önüne düşmüş, milleti için mücadele etmiş ve siyasi hayatı boyunca yolsuzlukla mücadelede önder olan, bu konuda başat aktörlerden biri olan Başbakanımızı bu tür bir algı operasyonun içerisine çekmek siyaseten ucuz bir yaklaşımdır, bunu asla kabul etmiyoruz. Böyle bir yaklaşım içerisinde olmak başta sayın Başbakanımıza ve AK Parti’ye karşı yapılmış bir itibar suikastıdır” diye konuştu.
“Araştırılsın” demişti
Yıldırım da ABD’ye giderken havalimanında yaptığı açıklamada konunun araştırılmasını isteyip şunları söylemişti:
Milletim beni bilir, benim dokunulmazlığım var ama çocuklarımın dokunulmazlığı yok. Buradan davet ediyorum, her türlü soruşturma, gerek mali gerek hukuki yönden yapılabilir. Bunu özellikle de istiyorum. Dolayısıyla hiç kimsenin hiçbir şekilde haksız yere itham edilmesi, yanlış iş yapıyor gibi gösterilmesi kabul edilemez. Biz onurumuzla varız. Ülkemiz, milletimiz için bütün ömrümüzü verdik. Bizim için en büyük servet itibarımızdır, gerisi el kiridir, gelip geçicidir.
ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarının ardından 8 Ubatta Trump'ın "ateşkes" ilan etmesiyle başlayan süreçte Pakistan'ın…
Çağrı metninde, "2026 yılında NATO Zirvesi’ne ülkemizin ev sahipliği yapmasını istemiyoruz. Temmuz ayında Ankara’da yapılması…
Gezi olayları bir tesadüf değil, Cumhuriyet ve laikliğe karşı girişilen uygulamalara tepki anlamına geliyordu. Bu…
Laiklik kavramsal olarak toplumsal ve kültürel alanla ilgili görünüyor olsa bile, laikliğin din ve inanç…
Cumhuriyeti, laikliği militarizm ve despotik sıfatlarıyla yaftalayan, Siyasal İslam’ın yükselişini demokrasi heyecanı ile karşılayan, karşı…
Bugüne kadar doğrudan şeriat talep etmekten kaçındılar, özgürlüklerden dem vurdular, mağduru oynadılar. Zamanı geldiğini düşündükleri…