Sermaye devletinin partisi AKP’nin iktidarında emekçiler ile patronlar arasındaki gelir dağılımı uçurumu her geçe gün daha da büyüyor. Bir dediği iki edilmeyen patronların çıkarları için milyonlarca emekçinin geçinmek zorunda olduğu asgari ücrete artış sözkonusu olduğunda bin dereden su getirilirken, artan hayat pahalılığının altında kalan vatandaşlar açlık ve sefalete mahkum ediliyor.
Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu (Türk-İş), kasım ayına ilişkin ‘Açlık ve Yoksulluk Sınırı’ raporuna göre, dört kişilik bir ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapması gereken aylık gıda harcaması tutarı (açlık sınırı) bin 567 TL, gıda harcaması ile birlikte giyim, konut (kira, elektrik, su, yakıt), ulaşım, eğitim, sağlık ve benzeri ihtiyaçlar için yapılması zorunlu diğer aylık harcamalarının toplam tutarı ise (yoksulluk sınırı) 5 bin 105 TL oldu. Bekar bir çalışanın aylık yaşama maliyeti ise bin 948 TL olarak gerçekleşti.
Ekim ayında açlık sınırı halen net 1404 lira olan asgari ücreti de geçerek bin 544, yoksulluk sınırı ise 5 bin 30 lira olarak açıklanmıştı.
Rapora göre, bir kişinin aylık geçim maliyeti bin 949 TL’ye yükseldi. Mutfak enflasyonu aylık yüzde 1,50 ve 12 aylık yüzde 10,63 oranında artış gösterdi.
Milyonlarca emekçinin geçim ücreti olan asgari ücretle ilgili tablo böyleyken, Maliye Bakanı Naci Ağbal 2018 yılı bütçesinde, 1 Ocak 2018’den sonraki dönemlerle ilgili bir asgari ücret desteği öngörüsü olmadığını açıklamıştı.
Şeker, “Ancak sizler de programda görmüşsünüzdür bu değişikliği. Sayın Özlem Zengin son anda katılamayacağını belirtti…
Güner'in gözaltına alınmasının, Dünya Holding ile Bulls Yatırım Holding arasındaki ortaklık ilişkisiyle bağlantılı olduğu öne…
Çünkü, birçok mağduriyetler yaratan hukuksuzluk ve adaletsizliklerin ortada olduğu bir durumda Adalet Bakanlığı’nın varlığı bile…
Bu haftaki pusulamızda tek adam rejimi ile saltanat ilişkisini ele aldık. 1 Kasım 1922, saltanatın…
Yüz yılı geçen bir süreye ilişkin yapmaya çalıştığımız tarih anlatısı, aslında bugüne de ışık tutmaktadır.…
Anayasa tartışmalarının ekseni "demokrasi", "barış", "milli egemenlik" gibi soyut ama kullanışlı hedeflerin etrafında şekillenemez. Ortada…