Türkiye Barolar Birliği (TBB) Başkanı Metin Feyzioğlu, açlık grevindeki tutuklu akademisyen Nuriye Gülmen ve öğretmen Semih Özakça ile avukatlarına ilişkin tepki çeken açıklamalarda bulundu.
RS FM‘e konuşan Feyzioğlu, Gülmen ve Özakça’nın sürdürdüğü açlık grevi eylemine ilişkin Feyzioğlu, devletin açlık grevindeki kişilere müdahale etme yükümlülüğü olduğunu öne sürüp, “Açlık grevi yapan kişi, bilincini kaybettiğinde, devletin ona ölmemesini sağlamak için müdahale etme yükümlülüğü var.” diyerek iktidara destek verdi.
Feyzioğlu, açıklamasının devamında “Nuriye ile Semih’i evlat edinecek bir sempati içinde olmamı kimse benden beklemesin” sözlerini sarfetti.
Avukatların tutuklanmasını destekledi
Gülmen ve Özakça’nın yargılandıkları davanın duruşmasından önce, avukatlarının tutuklanması hakkında da görüşlerini belirten TBB Başkanı, “Nuriye ile Semih adlı açlık grevi yapan kişilerin tutuklanan avukatlarının tutuklanma gerekçesinde, Nuriye ile Semih’in avukatı olmaları yoktu. Polisin öldürdüğü DHKP-C teröristin üzerinden çıkan listede tutuklanan bazı avukatların adı geçtiği söyleniyor. Ben bu listenin değersiz olduğunu söyleyemem” diye konuştu.
“Türkiye Barolar Birliği Başkanı” unvanı taşıyan Feyzioğlu’nun henüz yargılanmalarına dahi başlanmayan avukatlar için ‘söylenti’ üzerine hüküm vermesi de tepki çeken bir başka nokta oldu.
Bu haber en son değiştirildi 16 Kasım 2017 14:37 14:37
ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarının ardından 8 Ubatta Trump'ın "ateşkes" ilan etmesiyle başlayan süreçte Pakistan'ın…
Çağrı metninde, "2026 yılında NATO Zirvesi’ne ülkemizin ev sahipliği yapmasını istemiyoruz. Temmuz ayında Ankara’da yapılması…
Gezi olayları bir tesadüf değil, Cumhuriyet ve laikliğe karşı girişilen uygulamalara tepki anlamına geliyordu. Bu…
Laiklik kavramsal olarak toplumsal ve kültürel alanla ilgili görünüyor olsa bile, laikliğin din ve inanç…
Cumhuriyeti, laikliği militarizm ve despotik sıfatlarıyla yaftalayan, Siyasal İslam’ın yükselişini demokrasi heyecanı ile karşılayan, karşı…
Bugüne kadar doğrudan şeriat talep etmekten kaçındılar, özgürlüklerden dem vurdular, mağduru oynadılar. Zamanı geldiğini düşündükleri…