Reklam
Kategoriler: İç Açı

Nagehan Alçı: Laik bir aileydik; anneannem bayramlarda vişne likörü ikram ederdi

Reklam

Yandaş yazar Nagehan Alçı, bayramların kendisinde burukluk yaratmaya başladığını savunarak “Öyle büyük eğlenceydi ki biz çocuklar için. Her öptüğümüz elden sonra ya harçlık ya çikolata. Sonra kurban eti gelir, kavrulur ve sofra kurulurdu. Upuzun, keteli, katmerli çok bereketli sofralar hatırlıyorum. CHP’li, laik bir aileydik” dedi.

Habertürk yazarı Alçı, sözlerinin devamında “Bayramlaştıktan sonra anneannem kendi yaptığı vişne likörü ile çikolata ikram ederdi büyüklere. Biz çocuklara ise vişne suyu. Sonra babam kurban kestirmeye giderdi” ifadesini kullandı.

Nagehan Alçı’nın “2 bayram” başlığıyla yayımlanan (2 Eylül 2017) yazısı şöyle:

Bayramlar bende nedense bir burukluk yaratmaya başladı. Adı üstünde“bayram”. Neşelenmeli, kutlamalı, mutlu olmalı… Ancak belki de arkasında bıraktığı hayat büyüdükçe böyle oluyor insan. Geçmiş mutlulukları düşünürken hüzünleniyor. Bu günden mutlu olmadığı için değil, o başka bir şey… Sebep, geçmişin geçtiğini böyle günlerde apaçık idrak etmek. Halbuki ne tuhaf değil mi? Mutluluğu hatırlarken hüzünlenmek…

Bizim çocukluğumuzun bayramları ikiye ayrılırdı: Annemin ailesiyle geçirdiğimiz bayramlar ve babamın ailesiyle geçirdiğimiz bayramlar. Bunlar birbirinden epey farklıydı. Baba tarafım çok kalabalıktı bir kere. Kayseri’de amcalar, halalar, yaklaşık 20 kuzen… Rahmetli dedemin evinde sabah erkenden toplanırdık ve kardeşimle aynı model ama farklı renk bayramlık elbiselerimizi giymiş olurduk. Sonra bayramlaşma kısmı başlardı. Öyle büyük eğlenceydi ki biz çocuklar için. Her öptüğümüz elden sonra ya harçlık ya çikolata…

Sonra kurban eti gelir, kavrulur ve sofra kurulurdu. Upuzun, keteli, katmerli çok bereketli sofralar hatırlıyorum. CHP’li, laik bir aileydik, öte yandan rahmetli dedem hacıydı ve Kayseri’nin bütün geleneksel değerleri ve alışkanlıkları aynen uygulanırdı. Şayet bayram yaza denk geldiyse hep birlikte bağ evlerine gidilir, kurban orada ayıklanır, temizlenir, dağıtılırdı. Halamın bağının bahçesinde elinde dev bir dikiş iğnesi ile mumbar dolması diktiğini hatırlarım mesela… Kâbuslarıma giren bir görüntüydü. Ah şimdi dönebilsem o ana…

Sonra bir de annemin ailesiyle geçirdiğimiz bayramlar vardı ve onlar yukarıda anlattıklarımdan çok farklıydı. Annem Bandırma’da doğmuş ama İstanbul’da büyümüş. Öyle kalabalık bir aile değil. İki kız kardeşler. Anneannemler de teyzemler de biz de Yeşilköy’de otururduk. Bayram sabahları anneanneme gittiğimizde (daha geç gidilirdi) büyük bir kahvaltı masası hazırlanmış olurdu, ama o sofrada kurban eti olmazdı. Klasik peynirli, zeytinli, genişletilmiş, bugünkü brunch’lar tadında kahvaltı ederdik. Bayramlaştıktan sonra anneannem kendi yaptığı vişne likörü ile çikolata ikram ederdi büyüklere. Biz çocuklara ise vişne suyu. Sonra babam kurban kestirmeye giderdi.

Şimdi böyle bayramları Ela ve Yasemin de yaşasın istiyorum. Maalesef artık babam yok, dedelerim, anneannem, 3 amcam ve eniştem de aramızdan ayrıldı. O günlerin tatlı hatıraları bende ama hatıra da olduğu gibi geçmiyor ki bir sonraki kuşağa. En iyisi elde olanla ilerisi için yeni hatıralar yaratmak. Size de öyle yapmanızı tavsiye ederim. Bayramları, gelecekte hatırlaması sizi hüzünlendirecek kadar güzel yaşamaya bakın…

Bu haber en son değiştirildi 5 Eylül 2017 02:28 02:28

Reklam

Önceki Haberler

AKP’li Özlem Zengin gelen tepkiler sonrası “Kadınlar Yan Yana Geleceği Konuşuyor” konferansına katılmaktan vazgeçti

Şeker, “Ancak sizler de programda görmüşsünüzdür bu değişikliği. Sayın Özlem Zengin son anda katılamayacağını belirtti…

1 Kasım 2026 15:46

Fon soruşturmasında yeni gelişme: Dünya gazetesinin sahibi Umut Güner gözaltına alındı

Güner'in gözaltına alınmasının, Dünya Holding ile Bulls Yatırım Holding arasındaki ortaklık ilişkisiyle bağlantılı olduğu öne…

1 Kasım 2026 15:40

Oradan buradan

Çünkü, birçok mağduriyetler yaratan hukuksuzluk ve adaletsizliklerin ortada olduğu bir durumda Adalet Bakanlığı’nın varlığı bile…

1 Kasım 2026 13:37

Pusula: Postmodern saltanat

Bu haftaki pusulamızda tek adam rejimi ile saltanat ilişkisini ele aldık. 1 Kasım 1922, saltanatın…

1 Kasım 2026 11:56

Saltanattan cumhuriyete

Yüz yılı geçen bir süreye ilişkin yapmaya çalıştığımız tarih anlatısı, aslında bugüne de ışık tutmaktadır.…

1 Kasım 2026 11:51

Türkiye 1’den büyüktür: Yeni cumhuriyet için notlar

Anayasa tartışmalarının ekseni "demokrasi", "barış", "milli egemenlik" gibi soyut ama kullanışlı hedeflerin etrafında şekillenemez. Ortada…

1 Kasım 2026 11:44
Reklam