ABD’nin 14 yıl önceki Irak işgali öncesinde TBMM’de reddedilen, “Türk askerinin yabancı ülkelere gönderilmesine ve yabancı silahlı kuvvetlerin Türkiye’de bulunmasına izin veren” 1 Mart Tezkeresi’nin dönemin Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer tarafından engellendiği öğrenildi.
2003 yılında Başbakan Yardımcısı olan, AKP’nin kurucu isimlerinden Ertuğrul Yalçınbayır, yaptığı açıklamada, TBMM’de yeterli desteği bulmayan tezkere için ‘başka bir çözüm’ yolu arandığını söyledi.
Sezer: Bu talebi yerine getiremem
Sözcü’den Veli Toprak‘ın haberine göre, Yalçınbayır yaşananları şöyle anlattı: “Dönemin başbakanı Abdullah Gül, Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’e gitti. “Parti genel başkanları ve Genelkurmay Başkanı’yla yeni bir toplantı yapın. Tezkereyi bir kez daha görüşerek Meclis’e gönderelim” önerisinde bulundu. Ancak Sezer “Meclis’in kararında hukuken bir sorun yok, anayasaya uygun. Meclis iradesine karşı saygılı olmak gerekir. Bu talebinizi yerine getiremem” diye Gül’ün önerisini kabul etmedi.”
Davutoğlu: Ne olur karşı olduğumuzu söyleyin
28 Şubat 2003’te yapılan Milli Güvenlik Konseyi toplantısında askerin desteğinin istendiğini söyleyen Yalçınbayır, “Tezkere öncesi son gecelerden biriydi. Ahmet Davutoğlu (O zaman Başbakan Danışmanı) geldi, elime sıkı sıkı sarıldı. ‘Ne olur, Abdullah Bey’e tezkereye karşı olduğumuzu lütfen söyleyin’ diye ısrarlı tutumunu hiç unutmam. Tezkere kapalı oturumda görüşüldü. Kapalı oturumda konuşulanlar 10 yıl süre ile yayınlanmıyor, devlet sırrı olarak nitelendiriliyor. 10 yıldan fazla zaman geçti. Toplantı tutanaklarının açıklanması, demokrasinin ve halkın bilgi edinme hakkının gereğidir” ifadelerini kullandı.
Bu haber en son değiştirildi 26 Mart 2017 10:16 10:16
ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarının ardından 8 Ubatta Trump'ın "ateşkes" ilan etmesiyle başlayan süreçte Pakistan'ın…
Çağrı metninde, "2026 yılında NATO Zirvesi’ne ülkemizin ev sahipliği yapmasını istemiyoruz. Temmuz ayında Ankara’da yapılması…
Gezi olayları bir tesadüf değil, Cumhuriyet ve laikliğe karşı girişilen uygulamalara tepki anlamına geliyordu. Bu…
Laiklik kavramsal olarak toplumsal ve kültürel alanla ilgili görünüyor olsa bile, laikliğin din ve inanç…
Cumhuriyeti, laikliği militarizm ve despotik sıfatlarıyla yaftalayan, Siyasal İslam’ın yükselişini demokrasi heyecanı ile karşılayan, karşı…
Bugüne kadar doğrudan şeriat talep etmekten kaçındılar, özgürlüklerden dem vurdular, mağduru oynadılar. Zamanı geldiğini düşündükleri…