Dört dönem milletvekilliği yapan ve AKP’nin kurucu üyelerinden olan Burhan Kuzu, AKP’nin Meclis’te çoğunluk sağlayacak güve ulaşamamasını aday gösterilmemesine bağladı.
RS FM‘de yayınlanan Yavuz Oğhan’dan Bidebunudinle programına konuşan Kuzu, “7 Haziran 2015’teki 3 dönem kuralı nedeniyle ara verdim. Kısa bir araydı. Ben olmayınca kaybettiler. Şimdi de aday yapmadılar yine kaybettiler. Kaybettiler derken çoğunluğu diyelim. Demek ki benim olmamamı da bir değerlendirmek lazım.” dedi.
Başkanlık sistemi hakkındaki değerlendirmeleri de sorularn Burhan Kuzu, kendisini başkanlık modelinin “kurucu babası” olarak nitelerken, başkanlık sisteminde arzu ettiği parlamento modelinin vatandaşı birinci elden tanıyan vekillerden oluştuğunu ifade etti. Arzuladığı parlamento modelinde, vekillerin lidere değil vatandaşa bağımlı olduğunu söyleyen Kuzu, sistemin bu haliyle “ne deve ne kuş” olduğunu belirtti.
Kuzu’ya göre, tanımladığı modelin uygulanması sonucunda, “Ankara’ya giden vekil, bölgesinin sesini dinleyecek, liderinin sesini dinlemeyecek”.
YARGITAY ÜYESİNE: SENİN NE İŞİN VAR SİYASETLE
Yargıda taraflılık tartışmalarına da değinen Burhan Kuzu, 24 Haziran seçimlerinden önce sosyal medyada cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce hakkında “Muharrem İnce zihniyetindekilerin yaşattıklarını unutmadık, unutmayacağız” şeklinde paylaşım yapan ve eleştirilen Danıştay Üyesi Aysel Demirel’e: “Senin ne işin var siyasetle, Muharrem İnce’yle. Verdiğin kararlarda durduk yere şüphe uyandırıyorsun. Olmaması lazım bunların” dedi.
Şeker, “Ancak sizler de programda görmüşsünüzdür bu değişikliği. Sayın Özlem Zengin son anda katılamayacağını belirtti…
Güner'in gözaltına alınmasının, Dünya Holding ile Bulls Yatırım Holding arasındaki ortaklık ilişkisiyle bağlantılı olduğu öne…
Çünkü, birçok mağduriyetler yaratan hukuksuzluk ve adaletsizliklerin ortada olduğu bir durumda Adalet Bakanlığı’nın varlığı bile…
Bu haftaki pusulamızda tek adam rejimi ile saltanat ilişkisini ele aldık. 1 Kasım 1922, saltanatın…
Söz konusu olan; millete saltanatını, egemenliğini bırakacak mıyız, bırakmayacak mıyız? Meselesi değildir. Mesele zaten olupbitti…
Anayasa tartışmalarının ekseni "demokrasi", "barış", "milli egemenlik" gibi soyut ama kullanışlı hedeflerin etrafında şekillenemez. Ortada…