Reklam
Kategoriler: İç AçıYaşam

EMO’dan, nükleer santral reklamında oynayan Aziz Sancar’a mektup

Reklam

Elektrik Mühendisleri Odası (EMO), Aziz Sancar’a yazdığı açık mektupla neden nükleer santrale karşı çıktıklarını belirtti. Dünya genelinde yenilenebilir enrji üretimine yönelimin yaygınlaştığına dikkat çekilen mektupta Sancar’ın nükleer santral reklamında oynaması eleştirildi.

Mektubun tamamı şu şekilde:

“İsveç Kraliyet Bilimler Akademisi 2015 Nobel Kimya ödülünü ‘DNA onarımının mekanistik çalışmaları’ konulu çalışmanızla almanızın insanlığın gelişimi açısından büyük önem taşıdığını belirtmek istiyoruz. Size bu mektubu, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın ‘Türkiye enerjide nükleer güç istiyor’ sloganıyla yayınladığı tanıtım filminde rol almanız üzerine kaleme alıyoruz. Çernobil Nükleer Santrali kazası ile dünya büyük bir nükleer felaketi yaşamak zorunda kaldı. “Çernobil kenti ve çevresindeki geniş bir alan 30 yıldır insan yerleşimine kapalı. Çernobil’de radyoaktif kirlenme nedeniyle kanser, doğum kusuru gibi pek çok sıkıntı ile karşı karşıya kalınmasının sarsıntılarını atlatamadan 11 Mart 2011’de Japonya’da Fukuşima nükleer santral kazası meydana geldi.

http://gazetemanifesto.com/2018/04/03/aziz-sancar-nukleer-enerji-reklaminda-oynadi/

Türkiye uzun bir zamandan bu yana nükleer santral belasıyla karşı karşıya bırakılmak istenmektedir. Son olarak sizin de yakından bildiğiniz gibi Akkuyu’da nükleer santralin temeli atıldı. Radyasyon ve nükleer atıkların yarattığı kirliliği görmezden gelemeyiz. Sizin de bildiğiniz gibi nükleer santralden elektrik üreten ülkeler nükleer atıkların bertarafı ya da depolanması konusunu çözemediler. Rusya ile yapılan nükleer santral sözleşmesinde nükleer atıkların akıbetine ilişkin bir düzenleme bulunmamaktadır. Bu atıklardan kurtulmak için gömme yoluna gidilmektedir. Akkuyu Nükleer Santrali’nin hayata geçmesinin ardından Karacaoğlan’ın türküler yaktığı Toroslar nükleer atık deposu olarak kullanılacaktır.

Nükleer santralden üretilen enerji ile Türkiye bağımsız olmayacak, tam tersine Rusya’ya göbekten bağlanacaktır. Santralin inşasını üstlenen Rusya aynı zamanda santralin yüzde 51 hisseli sahibi olacak, 15 yıllık alım garantisi ile kendi topraklarımızda Rusya’nın ürettiği elektriği almak zorunda kalacağız. Akkuyu’da devreye alınması beklenen santralin kurulu gücü, yaklaşık 20 milyar dolarlık bir maliyetle, 4×1200 MW kapasiteli olacaktır. Buradan üretilecek enerji şu andaki elektrik fiyatının en az üç katına satılacaktır. Oysa Türkiye’nin coğrafi konumu göz önüne alındığında bir çok Avrupa ülkesinden daha fazla rüzgar, güneş enerjisi potansiyeline sahip olduğu bilinmekle beraber, aynı üretim maliyeti ile yaklaşık dört katı kapasitede üretimi, yenilenebilir enerji kaynaklarından sağlayabilmek mümkündür.

Akkuyu’nun yer aldığı bölge Ecemiş fay hattına oldukça yakın bir bölgedir, bu yüzden de deprem riski taşımaktadır. Akkuyu’nun ardından Sinop ve İğne Ada’da yapılmak istenen nükleer santral sonrası ülkemiz ve dünya nükleer bir bombanın piminin çekilmesi sonucunu yaşayacaktır.

Başta Japonya, Almanya, Fransa olmak üzere pek çok ülke nükleer santral kurma politikalarını terk ederek, güneş, rüzgâr başta olmak üzere yenilenebilir enerji üretim yöntemlerini devreye sokarken, Türkiye’nin böyle bir maceraya girmesini ve sizin de yer aldığınız ‘kamu spotu’ filminde yer alarak bu politikalara destek vermenizi anlamakta zorluk çekiyoruz. Size bu mektubu yazma gerekçemiz nükleer santrallerle ilgili gerçekleri bir de bizim penceremizden görmenizi sağlamaktır.”

Bu haber en son değiştirildi 7 Nisan 2018 18:12 18:12

Reklam

Önceki Haberler

AKP’li Özlem Zengin gelen tepkiler sonrası “Kadınlar Yan Yana Geleceği Konuşuyor” konferansına katılmaktan vazgeçti

Şeker, “Ancak sizler de programda görmüşsünüzdür bu değişikliği. Sayın Özlem Zengin son anda katılamayacağını belirtti…

1 Kasım 2026 15:46

Fon soruşturmasında yeni gelişme: Dünya gazetesinin sahibi Umut Güner gözaltına alındı

Güner'in gözaltına alınmasının, Dünya Holding ile Bulls Yatırım Holding arasındaki ortaklık ilişkisiyle bağlantılı olduğu öne…

1 Kasım 2026 15:40

Oradan buradan

Çünkü, birçok mağduriyetler yaratan hukuksuzluk ve adaletsizliklerin ortada olduğu bir durumda Adalet Bakanlığı’nın varlığı bile…

1 Kasım 2026 13:37

Pusula: Postmodern saltanat

Bu haftaki pusulamızda tek adam rejimi ile saltanat ilişkisini ele aldık. 1 Kasım 1922, saltanatın…

1 Kasım 2026 11:56

Saltanattan cumhuriyete

Söz konusu olan; millete saltanatını, egemenliğini bırakacak mıyız, bırakmayacak mıyız? Meselesi değildir. Mesele zaten olupbitti…

1 Kasım 2026 11:51

Türkiye 1’den büyüktür: Yeni cumhuriyet için notlar

Anayasa tartışmalarının ekseni "demokrasi", "barış", "milli egemenlik" gibi soyut ama kullanışlı hedeflerin etrafında şekillenemez. Ortada…

1 Kasım 2026 11:44
Reklam