Türkiye’nin çeşitli kamu kurumlarında kadroya alınmayı bekleyen binlerce taşeron işçisi, ‘güvenlik soruşturması’ bahanesiyle işten çıkarılıyor. Bazı belediyeler çalışma hakkına aykırılığı nedeniyle işçi kıyımına gitmeyi reddederken, bazıları ise ‘devletin isteği’ diyerek işçi düşmanlığını sürdürüyor.
İşinden atılmadan önce Bornova Belediyesi’ne bağlı Uğur Mumcu Kültür Merkezi’nde çalışan Ahmet Işıkoğlu da bunlardan biri. Işıkoğlu, işten atılmasına karşı kültür merkezinin önünde oturma ve işe iadesi yapılana kadar süresiz açlık grevine başladı.
Manifesto’ya konuşan Işıkoğlu, ‘taşerona kadro’ KHK’sına ilişkin “İlk çıktığında bunun AKP’nin hem muhalifleri temizleme operasyonu hem de kendisine kadro açma çabasının ürünü olduğunu zaten biliyorduk” derken, kararnameden hemen sonra ‘güvenlik soruşturması’ bahanesiyle işinden atıldığını belirtti.
“DİRENMEKTEN BAŞKA YOL KALMADI”
Kendisiyle birlikte 1 ay önce işten atılan çok sayıda işçinin daha sonra kamuoyu baskısının etkisiyle işine geri döndüğünü söyleyen Işıkoğlu, CHP Genel Merkezi’nin “Hiç bir arkadaşımız işinden çıkarılmayacak” dediği genelgeden umutlandığını ancak buna rağmen Bornova Belediye Başkanı’nın “Ben devletten büyük değilim, devlet seni istemiyor” dediğini anlattı.
CHP yönetimindeki kimi isimlerle de durumunu görüşüp destek istediğini belirten Işıkoğlu, CHP Genel Başkan Yardımcısı Seyit Torun’la yaptığı görüşmede kendisine partinin genelgesinin çok açık olduğunu, belediyenin işe iadeyi kabul etmemesinin mümkün olmadığını söylediğini açıkladı. Işıkoğlu, “Hal böyle olunca bana direnmekten başka yol kalmadı” dedi.
Işıkoğlu, direnişine yarın itibariyle de “CHP beni işimden etti, işimi geri istiyorum” başlığıyla imza standı açarak devam edeceğini söyledi.
Bu haber en son değiştirildi 9 Mayıs 2018 19:11 19:11
ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarının ardından 8 Ubatta Trump'ın "ateşkes" ilan etmesiyle başlayan süreçte Pakistan'ın…
Çağrı metninde, "2026 yılında NATO Zirvesi’ne ülkemizin ev sahipliği yapmasını istemiyoruz. Temmuz ayında Ankara’da yapılması…
Gezi olayları bir tesadüf değil, Cumhuriyet ve laikliğe karşı girişilen uygulamalara tepki anlamına geliyordu. Bu…
Laiklik kavramsal olarak toplumsal ve kültürel alanla ilgili görünüyor olsa bile, laikliğin din ve inanç…
Cumhuriyeti, laikliği militarizm ve despotik sıfatlarıyla yaftalayan, Siyasal İslam’ın yükselişini demokrasi heyecanı ile karşılayan, karşı…
Bugüne kadar doğrudan şeriat talep etmekten kaçındılar, özgürlüklerden dem vurdular, mağduru oynadılar. Zamanı geldiğini düşündükleri…