Sanatçı İlhan Şeşen, Posta Gazetesi’nden Oya Çınar’a verdiği röportajında ülke gündemine ilişkin sorulara da yanıt verdi. Şeşen ”Ne olacak bu memleketin hali” sorusuna ”Türkiye’den konuşursak kişisel olarak ben hâlâ kendimi özgür hissediyorum, üzerimde büyük bir baskı hissetmiyorum” ifadelerinde bulundu.
İlhan Şeşen, Oya Çınar’a verdiği röportajında siyasi düşüncelerine de yer verdi. Ülkenin gidişatına dair yorum yapan Şeşen ”Sonu nereye varır bilmiyoruz ama gidişimiz kötü, tüm dünyada öyle. Çoğunluğun yüzü gülmüyor. Onu görebiliyorum. Türkiye’den konuşursak kişisel olarak ben hâlâ kendimi özgür hissediyorum, ne yalan söyleyeyim. Türkiye’de halen üzerimde büyük bir baskı hissetmiyorum. Ama ben ölçü olmayabilirim. Böyle hissetmem çok sevilmemle de ilgili olabilir. Ama hukuk hakkında hep şunu derim: “Hukukun var olmadığını düşünüyorsan var olan hukuka uy yeter!” Bazı yerlerde sigara içilmiyor mesela. Ne yapalım? Soruyorum, “İçebilirsiniz” derlerse içiyorum. “Yasak” derlerse içmiyorum. Bu kadar basit.” sözlerine yer verdi.
Seçimlerde hangi partiye oy verdiği sorulan Şeşen ”Bunu söylememe fırsat verdiğin için teşekkür ederim. Kime oy vereceğim bilemiyordum. Sonra düşündüm, tüm partilerin programında tek bir amaç var, o da bu milleti refaha kavuşturmak. O zaman hangisine oy verirsem vereyim fark etmez. Hepsi benim iyiliğime kavuşacak. Benim zamanımdan kalma bir tekerleme vardır. İşaret parmağını ağzının ortasına çakarsın, “İğne miğne” diye başlarsın. Onu yaptım. Son heceye denk gelen yere mührü bastım.” dedi.
Şeşen, ‘anarşist ruhlu görünüyorsunuz’ yorumuna ise ”Anarşistim. Ama biliyorsunuz, anarşizmde insanlar öyle bir bilince ermişlerdir ki artık yönetilmeye ihtiyaçları yoktur. Benim anarşistliğim budur. Kimseye zararım olmaz.” yanıtını verdi.
Daha sonrasında da sosyal demokrat olduğunu ifade eden Şeşen, ”Sosyal demokrasi neyse onu kabul etmiş bir insanım. Herkesin birbirini anladığı bir düzenden yanayım. Ama yine fark etmiyor. Bu, kulağını tersten gösteren bir eleştiri de olabilir ki evet, öyle. Bunu da hatırlatmak istedim belki onlara. Son oyumu böyle kullandım.” dedi.
ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarının ardından 8 Ubatta Trump'ın "ateşkes" ilan etmesiyle başlayan süreçte Pakistan'ın…
Çağrı metninde, "2026 yılında NATO Zirvesi’ne ülkemizin ev sahipliği yapmasını istemiyoruz. Temmuz ayında Ankara’da yapılması…
Gezi olayları bir tesadüf değil, Cumhuriyet ve laikliğe karşı girişilen uygulamalara tepki anlamına geliyordu. Bu…
Laiklik kavramsal olarak toplumsal ve kültürel alanla ilgili görünüyor olsa bile, laikliğin din ve inanç…
Cumhuriyeti, laikliği militarizm ve despotik sıfatlarıyla yaftalayan, Siyasal İslam’ın yükselişini demokrasi heyecanı ile karşılayan, karşı…
Bugüne kadar doğrudan şeriat talep etmekten kaçındılar, özgürlüklerden dem vurdular, mağduru oynadılar. Zamanı geldiğini düşündükleri…