Şarkıcı Ferdi Tayfur, AKP Türkiyesi’ne, Afrin operasyonuna ve ülkede baskı olup olmadığına ilişkin açıklamalarıyla bugün için bir Saray ünlüsünde olması gereken özelliklerin tipik örneğini oluşturdu.
Posta’dan Alev Gürsoy Cimin’e konuşan Tayfur, Afrin operasyonuna destek olma iddiasıyla Erdoğan’la birlikte sınır karakoluna ziyarete gidip sazlı sözlü eğlenen ünlülere gelen eleştirilerle ilgili soruya şu yanıtı verdi:
Şaşkınım ve hayretle takip ediyorum tartışmaları. Tabii ki gidilecek! Sanatçılarımızın moral için gitmesinden daha doğal ne olabilir ki? Çirkin olan, o sanatçılarımızın toplum önünde linç edilmeye çalışılması, eleştirilmesi. Yahu bu durumu eleştirenlerin hiç mi dünyadan haberi yok? Yabancı sanatçılar, artistler de bunu yapıyor. Angelina Jolie’yi bir düşünün isterseniz. Kendisi ‘İyi Niyet Elçisi’ olarak Hatay’a Çadırkent’e de gelmişti. Davul zurna ile karşılanmıştı. O alkışlanıyor da bizim sanatçılarımız neden linç ediliyor, yuhalanıyor? Bunun mantığını biri bana açıklasın. Bizim sanatçılarımızın hiç mi değeri yok? Yazıktır, günahtır. Onların askere moral vermeye hakları yok mu?
ERDOĞAN HAYRANLIĞI: GÜLÜMSEMESİ YETER
Tayfur, ünlülerin bu ziyareti “PR ve reklam için yaptığı” yönündeki eleştiriler konusunda konuşurken de Erdoğan hayranlığını göstermeden edemedi:
Cumhurbaşkanı’ndan ne bekler sanatçılar biliyor musunuz? Sadece bir selam! Onun bir gülümsemesi bile yeter bize. Kimsenin ne para ne torpil beklentisi olabilir. Ne reklama ne paraya ne de o dedikleri yalakalığa ihtiyacı olmayan değerli sanatçılarımız onlar. Cumhurbaşkanı da sanatçıların değerini bilen saygın bir lider.
‘SANATÇI’: ALBÜM YAPAR, ‘DESTEĞE’ GİDER
Saray ünlüsünün “Baskı ve korku ortamından, sanata olan baskıdan söz eden bir kesim de var?” sorusu karşısında verdiği yanıt da, ‘sanatçı’ tanımıyla ilgili yaşadığı çelişkiyi ortaya koydu:
Ya neden korksun sanatçı? Sanatçı dediğin, artist dediğin sahneye çıkar, albüm, yapar, film çeker, tiyatro yapar. Sanatçı budur. Başka ne olabilir? Ne var yani, bir günlük, birkaç saatlik moral desteği neden bu kadar büyütüldü?
‘BASKI’ TARTIŞMASI: GEÇİN BUNLARI
Bir Saray ünlüsü olarak Tayfur’un kendisini Erdoğan’ın davetlerinde olmasa bile, her an Saray’da gibi hissettiğini gösteren ifadeleri de, Türkiye’de baskı olup olmadığı konusundaki cevabında gizliydi:
Kime baskı yaptılar? Ne baskısı? Gösterin bana parmağınızla şu adama baskı yaptılar, şu sanatçıya şunu yaptılar diye… Yok böyle bir şey! Ülkede baskı var da bizim gözümüz mü görmüyor? Bana baskı gören birini getirin. Allah aşkına geçsinler bunları.
MEĞER ‘ATATÜRKÇÜ’YMÜŞ
Erdoğan destekçisi Tayfur’un tüm bu ‘düşünceler’inden sonra kendi dünya görüşüyle ilgili soruya verdiği yanıtta ‘pilav üstüne keşkül’ dedirtecek türden oldu:
Ben sadece Atatürkçüyüm. Ben Atatürk’ün lafıyla bir yere gelmiş bir insanım: “Efendiler, bakan olabilirsiniz, milletvekili olabilirsiniz hatta cumhurbaşkanı bile olabilirsiniz ama sanatçı olamazsınız.”
Bu haber en son değiştirildi 14 Nisan 2018 15:48 15:48
Adalet Bakanı Gürlek, Ege Bölgesi milletvekilleriyle görüştü. Burada yaptığı konuşmada konkordato sürecine yönelik değerlendirmelerde bulunan…
Trump’ın 80. yaş günü ve “UFC Freedom 250” adı verilen organizasyon için planlanan kafes dövüşü…
Gaziantep Üniversitesinde, eski rektör döneminde 20 bin dolar karşılığında Tıp ve Diş Hekimliği Fakültelerine çok…
İstanbul’daki Özel İtalyan Lisesi’nde eşit ücret talebiyle greve çıkan Türk öğretmenlerin yerine farklı okullardan öğretmen…
Rojin Kabaiş’in şüpheli ölümüne ilişkin soruşturmada Erzurum Bölge İdare Mahkemesi, Van Valiliği’nin KYK yurdu yönetimi…
TKH Gençliği'nden ODTÜ'deki faşist provakasyonla ilgili yapılan açıklamada "Türk bayrağı ve Atatürk’ü kendilerine maske yapan,…