Reklam

Korku Cumhuriyeti ve polis devleti!

Reklam

AKP iktidarı ve yandaşlar, her türlü muhalefeti “bozgunculuk” olarak görüyor. Büyük bir öfkeyle, eleştiriyi ya da muhalefeti neredeyse vatan hainliği ile eşdeğer tutan saldırganlık içindeler.

16 yıllık AKP iktidarının politikalarına karşı “kendi içlerinden çıkan eleştiriler” konusunda bile sınırsız bir öfkeye sahipler.

Onlara göre kimse söz söylememeli. Kimse fikir yürütmemeli. En doğrusu, en iyisi, en yararlısı zaten yapılıyor.

Tıpkı “bu ülkeye komünizm gelecekse onu da biz getiririz” diyenler gibi… Eğer eleştiri, muhale­fet, sorgulama olacaksa onu da biz yaparız der gibiler.

Sanki Türkiye’de yoksulluk yok.

Sanki Türkiye’de gelir adaletsizliği söz konusu bile değilmiş. İşsizlik de ne?

Sanki hukuk ve adalet mekanizması, tıkır tıkır işliyor.

Sanki cari açık, dış borç sorunu sanal.

Sanki AKP’li belediye başkanları çok başarılıymış, o yüzden bazıları görevden alınmamış!

Sanki Milli Eğitim o kadar iyi ki, kaç bakan değiştiğini bilen yok, yeni bakan zaten koltuk doldurulsun diye getirildi..

Sanki Türkiye’nin bütün kentleri betonlaşmamış, çarpık kentleşme son 16 yılda daha da artmamış.

Sanki…

Sanarak sanal bir ülke kurdular. Sandıkları ülkenin sanısıyla herkesi düşman gören bir psikoloji ülkemizi sarıp sarmalıyor.

Bugün Türkiye’nin başına gelen bütün musibetlerle doğrudan ilişkili oldukları açık olsa bile. Sanırız bu psikolojinin altında yatan tam da bu ortaklık. Örneğin FETÖ, örneğin Suriye politikası, örneğin Halk Bankası davası, örneğin Rus uçağının düşürülmesi, örneğin Ergenekon davası vs. gibi… 16 yıllık zaman diliminde Türkiye’nin başına gelen bütün musibetlerde AKP iktidarının, her olayın yaşandığı dönemde, nasıl tutum aldığını bilmeyen yok.

Ama, dün bu eleştirileri yapanlar, bugün aynı eleştirilerine devam ettikçe, bozgunculuk yapıyorlar feryadı basmak, bir, psikolojinin iki siyasetin konusu.

Politik psikoloji uzmanı değiliz.

Ancak siyaseten bazı noktaların altını çizmek gerek.

Bugün AKP iktidarı tarafından yaratılan bu havanın en başta bir tehdit algısı yaratılarak hayata geçirildiği bilinmeli. Önceleri “kutuplaştırma” üzerinden kendisini var eden AKP bugün “tehdit algısı” yaratarak toplumsal psikolojiyi belirlemeye çalışıyor.

Fakat “tehdidin kaynağı” nedense bir türlü söylenmiyor. Dış güçler, dış mihraklar en fazla söylenen söz. İn midir cin midir bilen yok!

Bugün AKP bu tehdit algısına dayanarak büyük bir korku Cumhuriyet’i kuruyor. Gezi soruşturması, Sözcü Gazetesine yönelik hazırlanan iddianame, basın yoluyla susturma, Cumhurbaşkanına hakaret davaları, yaratılmak istenen korkunun belli başlı noktaları…

Ve bütün bunlar, neredeyse devleti polis devleti haline getiren bir uygulamayla hayata geçiriliyor.

Deniyor ki FETÖ’ye karşı mücadele ediyoruz. Yapılan her türlü muhalefet FETÖ’nün ekmeğine yağ sürüyor. Ancak FETÖ ile mücadele borsalarının kurulduğu, FETÖ’cü oldukları ayan beyan ortada olanların serbest bırakıldığı, devlet kurumlarına FETÖ ile kol kola yürüyenlerin doldurulduğu, FETÖ’nün arkasında olan ABD emperyalizmiyle “stratejik müttefikliğin” devam ettiği, FETÖ gibi tarikatlara hala imtiyaz geçildiği ve hepsinden önemlisi…

FETÖ’nün siyasal çizgisine paralel bir siyasal hattın temsil edildiği bir gerçeklik karşımızda duruyor.

Önce bunların çözülmesi lazım, sonra kimin FETÖ ile mücadeleyi sulandırdığı görülmeli. Sulandıranlar, yandaşlar…

Bugün FETÖ ile ama her şeyden önce siyasal zihniyetiyle büyük bir hesaplaşma gerekir! Birbirine benzeyenler bu hesaplaşmayı yapamazlar.

Yapamayanlar, kimseyi suçlamasın, öncelikle kendilerine baksınlar! Dün sabah akşam FETÖ’yü güzelleyenler, bugün kendi çıkarları için yandaşlaşıyorlar. Bugün en başta AKP ve yandaşlar, yıllardır ortaklık kurduğu FETÖ ile mücadele etmiyorlar, tersine muhalifleri susturmak için FETÖ tehdidini argüman olarak kullanıyorlar.

Bu ülkede insanların sesini kısarak bir yere varılamayacağını tarih çok kere göstermiştir.

Bu haber en son değiştirildi 25 Aralık 2018 02:46 02:46

Reklam

Önceki Haberler

AKP’li Özlem Zengin gelen tepkiler sonrası “Kadınlar Yan Yana Geleceği Konuşuyor” konferansına katılmaktan vazgeçti

Şeker, “Ancak sizler de programda görmüşsünüzdür bu değişikliği. Sayın Özlem Zengin son anda katılamayacağını belirtti…

1 Kasım 2026 15:46

Fon soruşturmasında yeni gelişme: Dünya gazetesinin sahibi Umut Güner gözaltına alındı

Güner'in gözaltına alınmasının, Dünya Holding ile Bulls Yatırım Holding arasındaki ortaklık ilişkisiyle bağlantılı olduğu öne…

1 Kasım 2026 15:40

Oradan buradan

Çünkü, birçok mağduriyetler yaratan hukuksuzluk ve adaletsizliklerin ortada olduğu bir durumda Adalet Bakanlığı’nın varlığı bile…

1 Kasım 2026 13:37

Pusula: Postmodern saltanat

Bu haftaki pusulamızda tek adam rejimi ile saltanat ilişkisini ele aldık. 1 Kasım 1922, saltanatın…

1 Kasım 2026 11:56

Saltanattan cumhuriyete

Yüz yılı geçen bir süreye ilişkin yapmaya çalıştığımız tarih anlatısı, aslında bugüne de ışık tutmaktadır.…

1 Kasım 2026 11:51

Türkiye 1’den büyüktür: Yeni cumhuriyet için notlar

Anayasa tartışmalarının ekseni "demokrasi", "barış", "milli egemenlik" gibi soyut ama kullanışlı hedeflerin etrafında şekillenemez. Ortada…

1 Kasım 2026 11:44
Reklam