Reklam
Kategoriler: Medyaz-kutu-2

Nagehan Alçı’dan Cem Küçük’e: Pes doğrusu!

Reklam

Habertürk’ün AKP’li yazarı Nagehan Alçı, köşesinde yandaş medyada kimsenin okunmadığını, izlenmediği ve adeta yazarların “yaşayan ölü” haline geldiğini yazan Cem Küçük’e tepki göstererek, yaşananlardan kendisinin de sorumlu olduğunu belirtti.

Küçük’ün yazısında “Reklam arasındaki konukların yerine yenileri konsa kimse giden yorumcuları fark etmez ve rejiyi aramaz” dediğini hatırlatan Alçı, “İtiraf edeyim, televizyondaki tartışma programlarıyla ilgili söylediklerine ben de çok güldüm. Yani medyanın bittiğini ve köşe yazarlarının sonunun geldiğini Cem Küçük’ün söylemesi ilginç değil mi?” diye sordu.

Alçı’nın yazısındaki “Medyanın bu durumunda senin payın yok mu?” başlıklı ilgili bölüm şöyle:

“Cem Küçük’ün son iki yazısı dikkatimi çekti. İlkinde, “Türkiye’de köşe yazarlığı ve yorumculuğun sonu geldi” diyor, ikincisinde ise daha da ileri gidip, medyanın sonunu ilan ediyor. Küçük’e göre hangi kanatta olursa olsun, star elektriği olan köşe yazarı neredeyse kalmamış. Birkaç kişi hariç kimse okunmuyor, izlenmiyor, yankı uyandırmıyormuş.

Söylediğine göre köşe yazarlarının büyük çoğunluğu artık yaşayan birer ölü, hele hükümete yakın medyadaki köşe yazarları tamamen bankamatik memuruna dönmüş! Bir gazetede aynı yazarın 3 gün üst üste aynı yazısının basıldığını ve yine hükümete yakın bir büyük kanalda bir haber programının yayınlanmasının unutulduğunu ve bunları kimsenin fark etmediğini ileri sürüyor. Birey olarak hepsi yok hükmünde diyor. Ortalığın, her gün ekrana çıktıkları halde hiç tanınmayan her türlü görüşten insanla dolu olduğunu iddia ediyor.

Devam da etmiş. İktidar kanadında tek kriterin ilişkiler ve yalakalık ağları olduğunu ifade ediyor. Bu arada muhalif medyanın da ölü olduğunu ve hiçbir muhalif yazarın gündem yaratamadığını da yazmış.

İtiraf edeyim, televizyondaki tartışma programlarıyla ilgili söylediklerine ben de çok güldüm. Özellikle de “Reklam arasındaki konukların yerine yenileri konsa kimse giden yorumcuları fark etmez ve rejiyi aramaz” cümlesine.

Şimdi bu tespitlerin üzerinde teker teker durabiliriz ve doğru olup olmadığını konuşabiliriz de ortada bir tuhaflık yok mu? Yani medyanın bittiğini ve köşe yazarlarının sonunun geldiğini Cem Küçük’ün söylemesi ilginç değil mi?

Acaba hiç kendine “Durumun bu hale gelmesinde benim de payım var mıdır” diye bir soru sordu mu? Aynaya bakıp medyanın haliyle ilgili kendi yaptıkları adına bir özeleştiride bulundu mu?

Zira kendisi son birkaç senedir bizim sektörün biçerdöver makinası görevi görmedi mi? Onun ısrarıyla kaç kişi medyadan tasfiye olmadı mı? Kovdurduğu kimi yazarlar ayrı gazete kurmak durumunda kalmadı mı?

Birçok köşe yazarı üzerinde kendi sert milliyetçi-muhafazakar görüşleri ekseninde bir manevi terör havası estirmedi mi? Kendisinin basın camiasında yarattığı tedirginliğin, köşe yazarları ve yorumcuların, Küçük’ün tabiriyle “yaşayan ölü” durumuna gelmesinde bir payı yok mu?

Yani ortalığı çöle çeviren biri, şimdi çıkmış kuraklıktan şikayet ediyor. Pes doğrusu!”

Bu haber en son değiştirildi 7 Eylül 2018 09:08 09:08

Reklam

Önceki Haberler

AKP’li Özlem Zengin gelen tepkiler sonrası “Kadınlar Yan Yana Geleceği Konuşuyor” konferansına katılmaktan vazgeçti

Şeker, “Ancak sizler de programda görmüşsünüzdür bu değişikliği. Sayın Özlem Zengin son anda katılamayacağını belirtti…

1 Kasım 2026 15:46

Fon soruşturmasında yeni gelişme: Dünya gazetesinin sahibi Umut Güner gözaltına alındı

Güner'in gözaltına alınmasının, Dünya Holding ile Bulls Yatırım Holding arasındaki ortaklık ilişkisiyle bağlantılı olduğu öne…

1 Kasım 2026 15:40

Oradan buradan

Çünkü, birçok mağduriyetler yaratan hukuksuzluk ve adaletsizliklerin ortada olduğu bir durumda Adalet Bakanlığı’nın varlığı bile…

1 Kasım 2026 13:37

Pusula: Postmodern saltanat

Bu haftaki pusulamızda tek adam rejimi ile saltanat ilişkisini ele aldık. 1 Kasım 1922, saltanatın…

1 Kasım 2026 11:56

Saltanattan cumhuriyete

Yüz yılı geçen bir süreye ilişkin yapmaya çalıştığımız tarih anlatısı, aslında bugüne de ışık tutmaktadır.…

1 Kasım 2026 11:51

Türkiye 1’den büyüktür: Yeni cumhuriyet için notlar

Anayasa tartışmalarının ekseni "demokrasi", "barış", "milli egemenlik" gibi soyut ama kullanışlı hedeflerin etrafında şekillenemez. Ortada…

1 Kasım 2026 11:44
Reklam