AKP’li yazar Cem Küçük, satılarak yönetimleri Demirören Grubu’na devredilen Kanal D, Hürriyet ve Kanal D gibi yayın kuruluşlarında çalışan yüzlerce kişinin kapı önüne konulacağını yazdı.
Türkiye Gazetesi‘ndeki yazısında Demirören Grubu’nu ‘yerli ve milli’ olarak niteleyip övgüler düzen Küçük, halen grup bünyesinin kadrosuda olan Ahmet Hakan, İsmail Saymaz, Cüneyt Özdemir gibi isimleri örnek vererek, “Hem bu siyasi propaganda yazılar konusunda hem de sosyal medya militanlığı olayında Demirörenler kesin karar aldılar ve yeni sezona girerken bu davranış kalıplarının hepsi yasaklanıyor.” diye yazdı.
“Maaşını ve itibarını Demirören Medya’dan alıp sonra marjinal mecralarda radikal partizanlık yapma dönemi bitti” diyen Küçük’ün grubun yönetimindeymiş gibi duyurduğu diğer bir husus da grup bünyesinde yapılacak işten atmalar dair oldu.
Grup patronunun Hürriyet’in ve genel olarak grup bünyesindeki diğer tüm medya kuruluşlarının dış temsilciliklerinin büyük oranda tırpanlanmasını kararlaştırdığını belirten Küçük, kararı “Yüzlerce hiçbir işe yaramayan memur tipi çalışan bu kurumlara yük oluyordu” diyerek desteklerken, “Şüphesiz bu operasyon hem Hürriyet’i hem de diğer Demirören medya kurumlarını kâra geçirecek bir iş olacaktır” dedi.
Küçük yazısını “Göreceksiniz düşünülenin tam aksine bu medya kurumları Doğan dönemine göre daha da çok para kazanacak.” diye bitirdi.
Bu haber en son değiştirildi 8 Haziran 2018 14:30 14:30
ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarının ardından 8 Ubatta Trump'ın "ateşkes" ilan etmesiyle başlayan süreçte Pakistan'ın…
Çağrı metninde, "2026 yılında NATO Zirvesi’ne ülkemizin ev sahipliği yapmasını istemiyoruz. Temmuz ayında Ankara’da yapılması…
Gezi olayları bir tesadüf değil, Cumhuriyet ve laikliğe karşı girişilen uygulamalara tepki anlamına geliyordu. Bu…
Laiklik kavramsal olarak toplumsal ve kültürel alanla ilgili görünüyor olsa bile, laikliğin din ve inanç…
Cumhuriyeti, laikliği militarizm ve despotik sıfatlarıyla yaftalayan, Siyasal İslam’ın yükselişini demokrasi heyecanı ile karşılayan, karşı…
Bugüne kadar doğrudan şeriat talep etmekten kaçındılar, özgürlüklerden dem vurdular, mağduru oynadılar. Zamanı geldiğini düşündükleri…