AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, dün bir kez daha patronlara seslendiği konuşmasında, OHAL sayesinde grevleri engellediklerini söylemiş, “Bir tane fabrikada grev var mı?” diye sormuştu.
Erdoğan’ın işçi düşmanlığını açıkça ortaya koyan sözlerine ilişkin bugün Türkiye’nin en büyük patron örgütü TÜSİAD’dan yorum geldi. TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Erol Bilecik, katıldığı bir seminerin ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı.
“KONSENSÜS İÇİNDEYİZ”
Erdoğan’ın “İş adamlarımız çıkıp da bize ‘OHAL’in kalkması gerekiyor’ diyorsa bu bizi üzer” sözleri hatırlatılarak patronların OHAL’e bakış açısının ne olduğuyla ilgili görüşlerinin sorulması üzerine Erol Bilecik, “Devleti yönetenlerimiz, sayın Cumhurbaşkanımız başta olmak üzere bu konularda bütün hassasiyetiyle bu konuları gündeme getirdikleri konusunda en ufak bir şüphemiz yok” dedi.
OHAL uygulamasının devamına ilişkin gerekçelerden biri olarak öne sürülen ‘terörle mücadele’ konusunda Hükümet’le tamamen ‘konsensüs’ içinde olduklarını belirten Bilecik “O bakımdan OHAL koşullarının bir kanun maddesiyle bir Fransa örneği olabilir; ya da kendimize özgü bir yapısı olabilir. Bu noktalarda ‘farklı bir değişime uğrayabilir mi’ noktasında görüşlerimizi ifade ediyoruz. İki gözümüzün biri ekonomidedir biri de dış politikadadır. Böyle baktığımız zaman dış ilişkilerden zaman zaman gelen sese bizim dikkat etmemiz gerekir. Buradaki eleştirilere kulak vermemiz gerekiyor. Ama kendi doğrularımızı bulmak kaydıyla…Yani aslolan iyi ve güçlü bir küresel rekabette güçlü bir Türkiye yaratmaktır. Bunun koşulları da ‘dünyada daha iyi algısı olan bir Türkiye’ yaratmaktır.” dedi.
“GREV İFADESİ OLMASA DA OLUR”
“Cumhurbaşkanı Erdoğan, ‘OHAL sayesinde fabrikalarda greve anında müdahale ediyoruz’ dedi. Bununla ilgili ne söyleyeceksiniz?” şeklindeki bir soruyu Erol Bilecik şöyle yanıt verdi:
“Sayın Cumhurbaşkanımızın söylemek istediği biraz daha farklı bir şey. Toplam demokrasi boyutuna ve bütün bunun bileşenlerine bakıldığı zaman grev de tabii ki bir hak. Ama aslolan şu; iyi ekonomiyi besleyen ana noktalarına bakıldığı zaman işvereniyle işçisiyle bütünlüktür. Topyekün bakıldığında umuda koşan, iyiliğe koşan ve güçlü bir işdünyası ekosisteminin tıkır tıkır çalışmasıdır. Yani grev hakkının bu noktalardaki ifadesi olmasa da olur diye düşünüyorum.”
http://gazetemanifesto.com/2018/04/24/erdogandan-kilicdarogluna-hic-vakit-kaybetme-gel-aday-oluver/
Bu haber en son değiştirildi 25 Nisan 2018 23:59 23:59
19 Mart tarihinde başlayan protestolara katılan toplam 189 kişi, İstanbul Adliyesi'ndeki iki ayrı davada hakim…
İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun “24 bin konutun inşaatını başlattılar” dediği Sazlıdere Barajı’nın etrafında onlarca iş…
Yaklaşık 3 yıldır AYM kararlarına rağmen cezaevinde tutulan Can Atalay, CHP'li milletvekili Servet Mullaoğlu aracılığıyla…
Kronik kalp ve böbrek hastası tutuklu öğrenci Esila Ayık'ın kalp hastalığı cezaevinde ilerlerken tutukluluğuna itiraz…
Gazeteci Furkan Karabay, Erdoğan ve ailesinin şikayetiyle hakkında açılan "Cumhurbaşkanına hakaret", "hakaret" ve "iftira" iddialarıyla…
Ebubekir Şahin, RTÜK tarafından yayıncı kuruluşlara kesilen cezaları "Yayıncılarımız hatalarıyla bizleri 'cezacı başkan' konumuna düşürüyorlar"…