Denizli’de AKP’nin İlçe Kongresi’nde konuşan İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, gerçekleşen Afrin operasyonu ile ilgili açıklamalarda bulundu. Soylu, “Ben İçişleri Bakanı olarak söylüyorum, Azez’de, Cerablus’ta, Mare’de bugün kaymakamız var, emniyet müdürümüz var, jandarma komutanımız var” diye konuştu.
Bu sözlerinden sonra kendisiyle çelişecek şekilde “kimsenin toprağında gözümüz yoktur, hiçbir tarihte de olmamıştır” diyen Soylu’nun sözleri şu şekilde:
“Bugün evlatlarımız büyük mücadele veriyorlar, inşallah oralar sulha kavuşacak. 3,5 milyon misafirimiz de kendi topraklarıyla huzur içerisinde buluşacaklardır. Bizim kimsenin toprağında gözümüz yoktur, hiçbir tarihte de olmamıştır. Suriye’de 2 bin kilometrelik sınırda huzur oluşturduk. 3.5 milyon Suriyeli bugün Türkiye’dedir ve biz millet olarak misafirlerimizi başımızın üstüne taç ettik. Cerablus’ta, Mare’de, Azez’de, El-Bab’da, 2 bin kilometrelik sınırda oluşturduğumuz huzur ile biz büyük bir milletiz. Biz onlara benzemeyiz. Ben İçişleri Bakanı olarak söylüyorum. Azez’de, Cerablus’ta, Mare’de bugün kaymakamımız var, emniyet müdürümüz var, bugün jandarma komutanımız var ve orada tesis ettiğimiz huzur ile birlikte orada yüz bine yakın insanın tekrar kendi toprakları ile buluşmalarını, o çocukların annelerinin, babalarının, dedelerinin hatıraları ile buluşmasını sağlayan biziz. Biz büyük bir milletiz.”
Bu haber en son değiştirildi 28 Ocak 2018 16:05 16:05
ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarının ardından 8 Ubatta Trump'ın "ateşkes" ilan etmesiyle başlayan süreçte Pakistan'ın…
Çağrı metninde, "2026 yılında NATO Zirvesi’ne ülkemizin ev sahipliği yapmasını istemiyoruz. Temmuz ayında Ankara’da yapılması…
Gezi olayları bir tesadüf değil, Cumhuriyet ve laikliğe karşı girişilen uygulamalara tepki anlamına geliyordu. Bu…
Laiklik kavramsal olarak toplumsal ve kültürel alanla ilgili görünüyor olsa bile, laikliğin din ve inanç…
Cumhuriyeti, laikliği militarizm ve despotik sıfatlarıyla yaftalayan, Siyasal İslam’ın yükselişini demokrasi heyecanı ile karşılayan, karşı…
Bugüne kadar doğrudan şeriat talep etmekten kaçındılar, özgürlüklerden dem vurdular, mağduru oynadılar. Zamanı geldiğini düşündükleri…