Reklam
Kategoriler: Emek Postasız-kutu-2

Üçüncü havalimanındaki iş cinayeti sayısı bir ayda 30’dan 52’ye çıktı!

Reklam

İşçilere yönelik baskı ve sömürü politikalarının son dönemdeki en çıplak yüzü olan, insanlık dışı çalışma koşulları nedeniyle onlarca işçinin can verdiği üçüncü havalimanında yaşanan iş cinayetlerinin 1 ayda 30’dan 52’ye çıktığı açıklandı.

Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi (CİMER), CHP Milletvekili Ali Şeker’in İstanbul Havalimanı inşaatında kaç işçinin hayatını kaybettiği ile ilgili sorusunu yanıtladı. Şeker tarafından CİMER üzerinden yapılan bilgi edinme başvurusuna, Arnavutköy Sosyal Güvenlik Merkezi “2013 – 2018 yılları arasında İstanbul Havalimanı inşaatında toplam 52 ölümlü iş kiazası yaşandı” yanıtını verdi.

Havalimanı şantiyesindeki iş cinayetleriyle ilgili olarak Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Cahit Turhan ise, Kasım ayının ilk haftasında TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda konuyla ilgili gelen sorular üzerine havalimanı inşaatının başından anılan tarihe kadar yaşanan iş cinayeti sayısının 30 olduğunu söylemişti.

“BURADA KÖLE DÜZENİ VAR”

CİMER’in yanıtını değerlendiren CHP’li Şeker, “3. Havalimanı inşaatı başladığı günden bu yana insanımızı, doğamızı, kentimizi ve geleceğimizi katleden bir eser olarak tarihe geçiyor. İktidar, temsil ettiği ve halkımızı vahşi pençelerine teslim ettiği neo-liberalizmin ruhuna uygun olarak 3. Havalimanı’nın büyüklüğü ile övünüyor. 3. Havalimanı’nı öne çıkarmak için her mecrayı kullanan, kütlesel büyüklükle övünen iktidarın işçilerin hayatını dikkate almadığını, yayın yasaklarıyla işçilerin haklı taleplerini halkın gözünden kaçırdığını CİMER verileri de kanıtlıyor. Para kazanma hırsıyla, iktidarın oluşturduğu taşeronun taşeronunun taşeronu sistem işçiler için bir köle düzeni yarattı. Görülüyor ki, bugüne kadar en az 52 işçimiz 3. Havalimanı inşaatında hayatını kaybetti. Yüzlerce işçimiz de yaralanarak sakat kaldı. İktidarı defalarca uyardık. ‘Burada köle düzeni var. İşçiler iş sağlığı ve iş güvenliğinden yoksun bir şekilde çalışmaya zorlanıyor’ dedik. Ancak emeği ve insanı hiçe sayan bu düzen, hem işçilerin hem de bizlerin tüm uyarılarımıza gözlerini kapatıp kulaklarını tıkamayı yayın yasaklarını tercih etti.” dedi.

“İŞÇİLERİN TUTUKLULUĞU TOPLUMA GÖZDAĞIDIR”

Çalışma ve barınma koşullarının iyileştirilmesi için eylem yapan işçilerin eylülden beri tutuklu olduğunu hatırlatan Şeker, önceki gün maaşlarını isteyen işçilerin maaşları verilmeden şantiyeden atılmasına da dikkat çekti. Şeker “52 işçinin katilleri yandaş müteahhitler ellerini kollarını sallayıp millete küfür etmeye ve açılışlara katılmaya devam ederken yıllardır her tür hak gasbı ile kölelik düzeninde çalışmaya zorlanan, ekmeğinin peşinde koşan, emekçi kardeşlerinin ölümüne tanık olan ve bu ölümleri, iş kazalarını durdurun, ‘bari bundan sonra tedbir alın’ diye feryat edenler cezaevlerinde tutuluyor. Bu tüm topluma verilen bir gözdağıdır” dedi.

Bu haber en son değiştirildi 3 Aralık 2018 12:08 12:08

Reklam

Önceki Haberler

ABD ve İran görüşmeleri Pakistan’ın İslamabad kentinde yapılacak

ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarının ardından 8 Ubatta Trump'ın "ateşkes" ilan etmesiyle başlayan süreçte Pakistan'ın…

11 Nisan 2026 13:35

“Tam bağımsız Türkiye için NATO’ya hayır!” imza kampanyasına yoğun destek

Çağrı metninde, "2026 yılında NATO Zirvesi’ne ülkemizin ev sahipliği yapmasını istemiyoruz. Temmuz ayında Ankara’da yapılması…

11 Nisan 2026 11:46

Amasız fakatsız laiklik

Gezi olayları bir tesadüf değil, Cumhuriyet ve laikliğe karşı girişilen uygulamalara tepki anlamına geliyordu. Bu…

11 Nisan 2026 00:13

Laiklik ve emek mücadelesi: İşçi sınıfının neden laiklik bayrağına ihtiyacı var?

Laiklik kavramsal olarak toplumsal ve kültürel alanla ilgili görünüyor olsa bile, laikliğin din ve inanç…

11 Nisan 2026 00:07

Feminist yaklaşımlar ve laikliği yeniden hatırlamak

Cumhuriyeti, laikliği militarizm ve despotik sıfatlarıyla yaftalayan, Siyasal İslam’ın yükselişini demokrasi heyecanı ile karşılayan, karşı…

10 Nisan 2026 23:58

İnanç özgürlüğünün yanında irticanın karşısındayız

Bugüne kadar doğrudan şeriat talep etmekten kaçındılar, özgürlüklerden dem vurdular, mağduru oynadılar. Zamanı geldiğini düşündükleri…

10 Nisan 2026 23:50
Reklam