İstanbul Vergi dairesinde görevli bir müfettiş, bir inşaat firması yetkilisinden rüşvet alırken suçüstü yakalandı.
İstanbul’da hakkında vergi soruşturması olan bir şirketten 2 milyon TL rüşvet almak isteyen vergi müfettişi düzenlenen operasyonla yakalandı. 2 kişinin tutuklandığı operasyonda, istenen rüşvetin ilk kısmı olduğu öne sürülen 250 bin lira ele geçirildi.
Hürriyet’ten Çetin Aydın’ın haberine göre, Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, bir vergi müfettişinin, hakkında vergi incelemesi olan bir inşaat şirketinin yöneticisinden rüşvet alacağı bilgisini aldı. Yapılan çalışmalarda rüşvetin Eyüp’te bir işyeri önünde verileceği saptandı. Bunun üzerine harekete geçen polis ekipleri belirlenen adres önünde pusu kurdu. Şirket binasından çıkan şüphelinin belirlenmesiyle perasyon düzenlendi. Vergi müfettişi olduğu öne sürülen şüpheli ile rüşvet verdiği iddia edilen 2 kişi gözaltına alındı. Yapılan aramalarda ise bir poşet içerisinde rüşvet olduğu öne sürülen 250 bin lira ele geçirildi.
Polis ekipleri vergi incelemesinden sorun yaşamadan kurtulmak için şirket yöneticisi F.T.’nin vergi müfettişi D.Y. ile 2 milyon lira karşılığında anlaştığını belirledi. Ele geçirilen 250 bin liranın ise ön ödeme olduğu iddia edildi. Emniyet’teki işlemleri tamamlananan şüpheliler adliyeye sevk edildi. D.Y. ve F.T. tutuklanırken diğer şüpheli B.O. adli kontrol kararıyla serbest bırakıldı. Soruşturmanın sürdüğü bildirildi.
ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarının ardından 8 Ubatta Trump'ın "ateşkes" ilan etmesiyle başlayan süreçte Pakistan'ın…
Çağrı metninde, "2026 yılında NATO Zirvesi’ne ülkemizin ev sahipliği yapmasını istemiyoruz. Temmuz ayında Ankara’da yapılması…
Gezi olayları bir tesadüf değil, Cumhuriyet ve laikliğe karşı girişilen uygulamalara tepki anlamına geliyordu. Bu…
Laiklik kavramsal olarak toplumsal ve kültürel alanla ilgili görünüyor olsa bile, laikliğin din ve inanç…
Cumhuriyeti, laikliği militarizm ve despotik sıfatlarıyla yaftalayan, Siyasal İslam’ın yükselişini demokrasi heyecanı ile karşılayan, karşı…
Bugüne kadar doğrudan şeriat talep etmekten kaçındılar, özgürlüklerden dem vurdular, mağduru oynadılar. Zamanı geldiğini düşündükleri…