CHP Konya Milletvekili Abdüllatif Şener, AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Bizden ayrılıp CHP’de sığıntı olanlar oldu” açıklamalarına tepki gösterdi. Şener, Erdoğan’ı hedef alarak “Ülkeyi bu duruma nasıl getirdiğinin hesabını herkesin kendisine sorma hakkı vardır. Kendisinin de partiden ayrılanları eleştirmek yerine kendisini hesaba çekmesi lazım” ifadelerinde bulundu.
Yeniçağ‘da yer alan habere göre, Şener, Erdoğan’ın açıklamalarına tepki göstererek şu ifadelere yer verdi:
“Cümlesine baktığınız zaman cümlenin birinci kısmı beni anlatmıyor ama ikinci kısmında işaret var gibi. Kimse onun partisinden ‘grup kuracağım’ diye ayrılmamıştır. Ama şu var, partinin kurucu kadroları şu anda etrafında yoklar, kimse kalmamıştır ve bu niye böyle diye kendisini sorguya çekmesinde fayda görürüm.”
”Partinin kuruluş kodlarını tamamen terk eden, parti programında yazan, parti programında ne yazıyorsa hepsini tersini politika haline getiren bir insanın niye vaktiyle şu ayrılmış diye, şimdi bunlar ayrılıyor niye etrafında kurucu kadrodan kimse kalmadı diye bir kendisini hesaba çekmesi lazım.”
”O günden bu güne bakıyoruz, ben bıraktıktan sonra son 10 sene de ekonomiyi krize sokmak Erdoğan hükümetlerinden söz ediyorum önce başbakan olarak sonra da şu anda ki konumuyla memleket kan ağlıyor. Bütün gelir grupları perişan. Dünyanın en yüksek enflasyonu var. Dünyanın en büyük işsizliklerinden biri var. Bütün bunların sorumlusu 18 yıllık bir iktidar döneminden sonra Sayın Erdoğan’dır ve ülkeyi bu duruma nasıl getirdiğinin hesabını herkesin kendisine sorma hakkı vardır. Kendisinin de partiden ayrılanları eleştirmek yerine kendisini hesaba çekmesi lazım.”
”Şu konum Erdoğan’ın oraya buraya laf yetiştirmeye çalışmak yerine kendisini hesaba çekmesi gereken bir dönemdir. Bakın emperyalizmle işbirliği yaptı, Büyük Ortadoğu Projesinin eş başkanlığını üstlendi ve 2015 sonuna kadar ABD ile birlikte İslam ülkelerini kan gölüne çevirdiler. Libya paramparça oldu, Suriye paramparça oldu. Ne Moğol istilalarında ne Haçlı seferlerinde İslam dünyası böylesine acıları çekmedi.”
“Diğer taraftan kendi yönetiminde ki yanlışlarını, usulsüzlüklerini, hatalarını göstermemek için baskıcı bir düzen kurmuştur. Bu baskıcı düzenle yanlışları anlaşılmasın istemiştir. Yanlışlarını düzelteceği yerde baskıları artırmaktadır. Yargıyı bir kırbaç olarak kullanmaktadır. Ülkede erkler ayrılığını ortadan kaldırmış Türkiye’nin demokratik niteliğini tasfiye etmiştir. Tüm bunlar Türkiye’nin tarihindeki en zor dönemlerden en yanlış dönemlerden birini yaşadığını göstermektedir.”
”Benimle veya diğer AK Parti’nin kuruluşuna vücut vermiş insanlarla uğraşacağı yere yani kendisi bir köşeye çekilsin, otursun, tefekkür etsin, 18 yılın muhasebesini yapsın. Laf yetiştirmeye laf atmaya çalışacağı yerde beni de diğer arkadaşları da dinlesin nerede yanlış yaptım diye yanlışlarından vazgeçmeye çalışsın, kendisine bunu tavsiye ederim.”
Bu haber en son değiştirildi 31 Ağustos 2019 16:36 16:36
Başaran Aksu’nun sınıfa olan güveni soyut değil; eylemli bir sınıfsal kaynaşmanın toplumsal durumu da sermaye…
10 gündür cezaevinde tutulan ve 5 gün önce açlık grevine başlayan Başaran Aksu hakkında tahliye…
SDG'nin elebaşı Mazlum Abdi, Şam’la entegrasyon, yeni parti hazırlığı, anayasa süreci ve Türkiye’nin Suriye’deki rolüne…
Eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, "yurt dışındaki şirketlere kayıt dışı para aktarıldığı" iddialarına…
Ankara'da tutuklanarak Sincan Cezaevi'ne gönderilen ve 5 gün önce açlık grevine başlayan Bağımsız Maden-İş Örgütlenme…
PKK yöneticisi Cemil Bayık, demokratikleşme adımlarının atılmaması halinde sürecin tıkanacağını ve sorumlusunun iktidar olacağını söyledi.…