Hürriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmenliğine getirilen Ahmet Hakan, Saray’a bir CHP’linin gittiğini yazan ve bu iddiası için daha sonra AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ile Muharrem İnce’den özür dileyen Sözcü gazetesi yazarı Rahmi Turan’ın kendisine tehdit içeren bir e-posta attığını duyurdu.
Rahmi Turan’a “Elinden geleni ardına koyma Rahmi Turan! Senin düzeysizliğine, çirkinliğine, pespayeliğine teslim olacak değilim. Seninle sonuna kadar mücadeleye hazırım. Milim geriletemezsin beni” diye seslenen Hakan, daha sonra da Turan’ın yazdığı e-posta’yı köşesinde paylaştı.
Buna göre Turan o e-posta’da şu ifadeleri kullandı.
“Ahmet Bey,
Olayı kan davası haline getirdiniz.
Sürekli saldırıyorsunuz.
Beni de saldırmaya mecbur etmeyin.
Mesela;
– Başkasının sevgilisine göz koyduğunuz için fena halde dayak yediğinizi,
– Nişantaşı’ndaki maceralarınızı…
– Hakkınızda abuk sabuk söylenenleri,
– Eski dönemde belediye ile akçeli işler yaptığınız iddialarını, yazmalı mıyım? Bunları tefrika etmeli miyim?
Doğrusu öyle bir şeyi kendime yakıştıramıyorum.
Belden aşağı vurmayı hiç sevmem.
Her şeyi dürüstçe, mertçe yapmayı tercih ederim.
Hakaretleriniz nedeniyle dava açacağım tabiidir…
Fakat beni başka şeyler yazmaya zorlamayın.
Olay daha çirkin bir hale gelmesin!
Hakaret ve sövgüyü ben de en az sizin kadar bilirim. Ancak, kendime yakıştıramıyorum. Büyüklerimizden aldığım terbiye öyledir.
Bilginize… Rahmi TURAN”
ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarının ardından 8 Ubatta Trump'ın "ateşkes" ilan etmesiyle başlayan süreçte Pakistan'ın…
Çağrı metninde, "2026 yılında NATO Zirvesi’ne ülkemizin ev sahipliği yapmasını istemiyoruz. Temmuz ayında Ankara’da yapılması…
Gezi olayları bir tesadüf değil, Cumhuriyet ve laikliğe karşı girişilen uygulamalara tepki anlamına geliyordu. Bu…
Laiklik kavramsal olarak toplumsal ve kültürel alanla ilgili görünüyor olsa bile, laikliğin din ve inanç…
Cumhuriyeti, laikliği militarizm ve despotik sıfatlarıyla yaftalayan, Siyasal İslam’ın yükselişini demokrasi heyecanı ile karşılayan, karşı…
Bugüne kadar doğrudan şeriat talep etmekten kaçındılar, özgürlüklerden dem vurdular, mağduru oynadılar. Zamanı geldiğini düşündükleri…