2016 yılında Sağlık Bakanlığı Müşavirliğine görevine atanan Ahmet Emin Söylemez ve eşi Büşra Nur Çalar’ın bebekleri için düzenlediği lüks mevlid görüntüleri sosyal medyada çok konuşulmuştu.
Görüntüler AKP medyasında da eleştiri ve savunma konusu olurken bunlardan biri olan Türkiye gazetesinde yer alan bir köşe yazısı ise gericiliğin ‘türban’ konusundaki iç tartışmalarının örneği oldu.
Gazetenin yazarlarından Süleyman Özışık, “Başörtüsü bireysel tercih değildir?” başlıklı yazısında, “mesele başörtülüler olunca, ‘Bırakın herkes dilediği gibi giyinsin, dilediği gibi yaşasın. Size ne? Karışma hakkını nereden buluyorsunuz’ denildiğini söyleyip, “Ne münasebet? Bal gibi karışır, istediğim gibi eleştiririm kardeşim.” dedi.
Etrafta gördüğü türbanlı kadın tiplerinden şikayet eden yazar, “İran usulü, taktığı başörtüsünün altından bir perçem saçı dışarı salanlar ortalıkta cirit atıyor. Başına başörtüsü takıp, altına daracık taytlar, kotlar giyinerek ve üstüne hafif uzun bir gömlek atarak sokaklara fırlayanlar fink atıyor.” ifadelerini kullandı.
Türbanlı kadınların sosyal medyada paylaştığı fotoğraflara da kızan yandaş isim “Sosyal medyada, kıpkırmızı rujlarla kare kare fotoğraflar paylaşanları biliyorum. Atlara sarılıp, köpeklerle dudak dudağa öpüşürken poz paylaşanları görüyorum.” diye yazdı
Özışık’ın yazısından bazı bölümler şöyle:
“Bazı gazete yazarları bu görüntülerin eleştirilmesi üzerine duyar kasıp, “Bırakın herkes dilediği gibi giyinsin, dilediği gibi yaşasın” yorumları yapıyor, eleştiri sahiplerine bağnaz muamelesi yapıyor.
Kusuruma bakmayın ama ben bu konuda bağnaz olanların arasında yerimi alacağım. Bu nedenle, mesele başörtülüler olunca, “Bırakın herkes dilediği gibi giyinsin, dilediği gibi yaşasın. Size ne? Karışma hakkını nereden buluyorsunuz” sözüne de katılmıyorum.
Ne münasebet?
Bal gibi karışır, istediğim gibi eleştiririm kardeşim.”
***
“Etrafınıza bir bakar mısınız?
İran usulü, taktığı başörtüsünün altından bir perçem saçı dışarı salanlar ortalıkta cirit atıyor. Başına başörtüsü takıp, altına daracık taytlar, kotlar giyinerek ve üstüne hafif uzun bir gömlek atarak sokaklara fırlayanlar fink atıyor.
Öyle görüntülere rastlıyorum ki “Başı açık olan, başı kapalı olandan daha tesettürlü” diyorum. Bülent Ersoy kadar makyaj yapanını biliyorum. Sosyal medyada, kıpkırmızı rujlarla kare kare fotoğraflar paylaşanları biliyorum. Atlara sarılıp, köpeklerle dudak dudağa öpüşürken poz paylaşanları görüyorum.
Şimdi yeni bir akım çıktı.
Başına bere misali süslü püslü, parlak taşlı bir şey takıyorsun, oluyor sana başörtüsü. Sordular mı “Ben başörtüsü takıyorum” diyorsun!
Başörtülü arkadaşlar bana kızmasın boşuna…”
Bu haber en son değiştirildi 20 Kasım 2019 15:16 15:16
8 Ekim'de başkent Paris'teki lise eylemlerine katılan 31 yaşındaki kadın, göstericileri kontrol altına almak isteyen…
ABD Başkanı Donald Trump, Rusya ile yaptığı dizel yakıt anlaşmasına tepki gösteren Ukrayna Devlet Başkanı…
Cengiz Çandar, sürece, Erdoğan’ın yeniden adaylığına ve yeni anayasa tartışmalarına ilişkin açıklamalarda bulundu.
Hikmet Kıvılcımlı gençlik yıllarında bir parçası olduğu sosyalist mücadeleyi ömrünün sonuna kadar imrenilecek bir direnç,…
Kamu yönetiminde çok önemli bir değer ve uygulama olan liyakat, devlet dışına itilmiş ve adeta…
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay AKP'ye katılım sürecine dair konuştu. İlk geçiş teklifini Murat…