Reklam
Kategoriler: İç Açı

Eski AKP’li vekil de ‘İstanbul’da bir avuç sandığın’ 15 günde sayılamamasından şikayetçi

Reklam

Eski AKP Manisa Milletvekili Selçuk Özdağ, AKP’nin itirazları ile yaklaşık 2 haftadır bitmeyen İstanbul’daki oy sayımını eleştirdi. Özdağ, “Bütün bir Türkiye’nin sandıkları bir günde sayılırken, İstanbul’da bir avuç sandığın 15 günde sayılamaması demokrasimiz adına da Türkiye adına da bir ayıptır” diye süreci eleştirdi.

Özdağ, “İstanbul’u ne pahasına olursa olsun alalımın maliyeti İstanbul’u kaybetmenin maliyetinden yüksek olabilir” ifadesiyle de AKP’yi uyardı.

Sözcü’den Saygı Öztürk’e konuşan Özdağ, şöyle konuştu:

“Yerel seçimlerin üzerinden iki hafta geçti ama hala İstanbul Belediye başkanı belli olmadı. Bütün bir Türkiye’nin sandıkları bir günde sayılırken, İstanbul’da bir avuç sandığın 15 günde sayılamaması demokrasimiz adına da Türkiye adına da bir ayıptır. Demokrasilerde gelmenin de gitmenin de yolu bellidir. Her parti seçimle gelir, seçimle gider. Hatta gitmeyi bilmek bazen gelmekten çok daha değerlidir. Demokratik olgunluk gelirken değil, giderken belli olur. Şu son 15 günde demokratik bir olgunluğun gösterildiğini söylemek mümkün değil.”

‘Suça karışanlar için makam ve mevkilerini korumak aynı zamanda bir korunma biçimidir’

‘Temiz siyaset’ vurgusu yapan eski AKP’li vekil Özdağ, “Siyaset temiz yapılırsa gitmek hiç zor gelmez. Ama hukuk dışı yollara girilir, eldeki imkanlar eş dost için kullanılırsa gitmek zorlaşır. Ardında utanacak bir şeyler bırakmayanlar için gitmek kolaydır. Bu ülkede eğer siyasete bir saygınlık kazandırılacaksa siyasetçiler en yüksek makamları bile tereddütsüz bırakacak insanlar arasında seçilmelidir. Çünkü suça karışanlar için makam ve mevkilerini korumak aynı zamanda bir korunma biçimidir” dedi.

Özdağ yanlı medyayı da şu sözlerle eleştirdi:

“Bu seçim, partilerine oy veren bir çok seçmenin aslında mutlu olmadığını, uygun alternatifler gösterilmesi halinde rahatlıkla tercih değiştirebileceğini göstermiştir. Aslında demokrasimizin geleceği de siyasetin çeşitlenmesine, farklı düşünceleri baskılayan anlayışlardan kurtulmamıza bağlıdır. Sadece partiler değil, gazeteler, televizyonlar da çeşitlenmelidir. Halkını aldatan bir medya halkına ihanet etmiş olur. Vatandaşın farklı kaynaklardan haber alma hakkının kısıtlanması demokrasiden ve hukuk devletinden vazgeçmedir.”

‘Türkiye biraz da demokratik görüntüsünü kaybettiği için bu ekonomik krizi yaşıyor’

İktidarın her şeye rağmen muhalefete teşekkür etmesi gerektiğini dile getiren Özdağ, “Çok zor şartlarda bu ülkede hala demokrasinin var olduğunu gösterdikleri için iktidar her şeye rağmen muhalefete teşekkür etmeli. Seçimden hemen sonra bir Alman gazetesinin ‘Türkiye’de hala demokrasi varmış’ şeklindeki yayını muhalefetin demokrasinin varlığı/yokluğu için ne kadar önemli olduğunun göstergesidir. Türkiye biraz da demokratik görüntüsünü kaybettiği için bu ekonomik krizi yaşıyor. Otoriterleşen bir ülke döviz bulamaz, hukuk güvenliği olmayan bir ülkeye yabancı sermaye gelmez. Ekonominin düzelmesi yapılan hataları vatandaşın sırtına yüklemekle olmaz, önce Türkiye’nin demokratik bir hukuk devleti olduğunun gösterilmesi gerekir. Dünyada en yüksek faizle bile döviz bulamayışımızın arkasında son yıllarda yaratılan görüntü vardır. Partiler demokrasinin vazgeçilmez unsurlarıdır. Hepsi de aynı yasalara bağlı olarak kurulmuşlardır. Hepsinin amacı daha yaşanabilir, daha müreffeh bir Türkiye’dir. Partileri dost/ düşman diye sınıflandırmak, mensuplarını suçlamak uzun vadede milli bütünlüğümüzü tahrip etmekten başka işe yaramaz” diye konuştu.

‘Her yükü vatandaşa yüklemek çıkar yol değildir’

Türkiye’nin bir kriz yaşadığını ifade eden Özdağ, “Neredeyse artık rutin hale gelen ekonomik paketlerden de anlaşılacağı üzere Türkiye giderek derinleşen bir kriz yaşıyor. Önlenemeyen krizler çoğunlukla siyasi krize dönüşür. Sefaletin ezdiği bir halkın öfkesi karşısında hiç kimse duramaz. Onun için her yükü vatandaşa yüklemek çıkar yol değildir. Bu yükün toplum tarafından çekilebilir olması yönetenlerin de aynı yükü paylaşmalarına bağlıdır” dedi.

Özdağ, “İktidarlar bilerek, isteyerek yanlış yapmazlar. Ancak frenlenemeyen hırslar, ideolojik ayrımcılık, nepotizm, mal mülk sevgisi isteyerek yapılan yanlışlardan daha kötü sonuçlar doğurabilir. Kendisi için siyaset yapanların ülkeye bıraktıkları en kötü hediye budur. Çok geç olmadan Türkiye bu seçim atmosferinden kurtulmalıdır. Mahkeme kadıya mülk değildir. İstanbul’u ne pahasına olursa olsun alalımın maliyeti İstanbul’u kaybetmenin maliyetinden yüksek olabilir. Hukukun işi hukuka bırakılarak gecikmeden Türkiye’nin gerçek gündemine dönülmelidir” ifadelerini kullandı.

Bu haber en son değiştirildi 14 Nisan 2019 10:23 10:23

Reklam

Önceki Haberler

İKD’den çocuk sporcuları hedef gösteren köşe yazarına tepki

İlerici Kadınlar Derneği (İKD) Edirne'de düzenlenen ritmik jimnastik tunuvasına katılan kız çocuklarını hedef alan Recep…

13 Haziran 2026 17:16

Milli ve gayri-milli

Bu ülkede kökü dışarıda kimseler aranacaksa, AKP birinci sıraya yazılmalı. Dışarıda bir kök aranacaksa o…

13 Haziran 2026 12:14

Bir iktidar silahı olarak hukuk ve yargı

Eline aldığı hukuk sopasını emir eri haline getirdiği hâkim ve savcılar eliyle savuran bu iktidarın…

13 Haziran 2026 12:02

AYM’den ‘Berat Albayrak’ kararı

Yerel mahkeme, CHP’nin 40 bin lira manevi tazminat ödemesine hükmetti. Verilen kararın ardın bir üst…

12 Haziran 2026 14:48

Kaymakamlık yasakladı, 2 maden işçisi gözaltına alındı!

Selimiye Camisi'ne yürüyen madencilere polis copla müdahale etti. Müdahale sırasında iki maden işçisi gözaltına alındı.

12 Haziran 2026 14:45

Müslim Sarı’nın danışmanının ithamı tepkiyle karşılandı: Sarı zarf alıyor, tabi böyle soru sorar

Kılıçdaroğlu’nun ekibinden Müslim Sarı’nın danışmanı olduğu belirtilen şahsın, gazeteciye yönelik “Sarı zarf alıyor, tabi böyle…

11 Haziran 2026 17:23
Reklam