AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın “fetvacı”sı olarak bilinen Yeni Şafak yazarı ilahiyatçı Hayrettin Karaman, bugünkü köşe yazısında kadın düşmanlığının yeni bir örneğini gözler önüne serdi.
Karaman, “Paraya kavuşan boşuyor boşanıyor” başlıklı yazısında, “Kadınlar dinden sözde kadın lehine saparak pek çok kırmızı çizgiyi çiğniyor, mesela ev işlerini beraber yapmayı, çocuğa beraber bakmayı bırakın çocuğu erkeğin doğurmasının yollarını arayacak hale geliyorlar.” diye yazdı.
Kadınların çalışma hayatında yer almasının boşanmaları arttırdığını öne süren gerici yazar, Diyanet kadrosunda çalışan kadınlarda da boşanmaların gittikçe arttığına dikkat çekip “Eğer bu tespit doğru ise durum daha da vahim demektir” dedi.
Yazının ilgili bölümü şöyle:
“Kadının meşru ve makul ihtiyaçlarını -onu çalışmaya mecbur etmeden- sağlama vazifesi ihmal edilince ve kadın boğaz tokluğuna köle gibi kullanılınca (bunların olduğu yer ve zamanlarda) ortaya bir fikir atıldı: Kadının bu zulümden kurulmasının çaresi ekonomik özgürlüğe kavuşmasıdır.
Peki çalışıp kazanarak ekonomik özgürlüğüne kavuşan kadın ne yaptı?
Ne yazık ki, bu imkan yalnızca kadının zulümden kurtulmasını sağlamadı, ortada çekilemez bir durum bulunmadığı halde nefse yenilerek hürriyeti seçme sonucunu da doğurdu.
İstatistikler, giderek evlenmelerin ve evlilerde çocuğun azaldığını, boşanmaların ise çoğaldığını gösteriyor.
Yakın zamanda bir tanıdık bir hususa dikkatimi çekti: Diyanet kadrosunda çalışan hanımlarda da boşanmalar gittikçe artıyormuş! Eğer bu tespit doğru ise durum daha da vahim demektir; çünkü din, kültür, medeniyet, değerler için vazgeçilemez kurum olan ailenin devamı boşanmaların değil, evlenmelerin ve iyi aile terbiyesi almış çocukların artmasına bağlıdır. Buna örnek olacak kişiler yapmaya değil de yıkmaya örnek oluyorlarsa yandık demektir!
Birçok bakımdan farklı olan iki şahsın bir ömür boyu nispeten mutlu olarak bir yastığa baş koymalarının şartları nedir?
Ortada bir zaruret yok iken boşanmaların aileye ve cemiyete getirdiği zararlar nelerdir?
Bu iki soruya cevap vermek için yazmaya devam edelim.”
Bu haber en son değiştirildi 18 Ekim 2019 00:57 00:57
ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarının ardından 8 Ubatta Trump'ın "ateşkes" ilan etmesiyle başlayan süreçte Pakistan'ın…
Çağrı metninde, "2026 yılında NATO Zirvesi’ne ülkemizin ev sahipliği yapmasını istemiyoruz. Temmuz ayında Ankara’da yapılması…
Gezi olayları bir tesadüf değil, Cumhuriyet ve laikliğe karşı girişilen uygulamalara tepki anlamına geliyordu. Bu…
Laiklik kavramsal olarak toplumsal ve kültürel alanla ilgili görünüyor olsa bile, laikliğin din ve inanç…
Cumhuriyeti, laikliği militarizm ve despotik sıfatlarıyla yaftalayan, Siyasal İslam’ın yükselişini demokrasi heyecanı ile karşılayan, karşı…
Bugüne kadar doğrudan şeriat talep etmekten kaçındılar, özgürlüklerden dem vurdular, mağduru oynadılar. Zamanı geldiğini düşündükleri…