Prof. Dr. İzzettin Önder bu haftaki yazısında, yarın kutlanacak 23 Nisan öncesi “ulusal egemenlik” konusunu ele aldı.
Kavramın incelenmesinde idari sistemlerle birlikte esas olarak üretim ilişkilerinin belirleyiciliğine dikkat çeken Önder, “Ulusal egemenlikle ilgisi olmayan mutlak monarşilerde, krallıklarda ya da çağdaş sözde demokratik görüntülü diktatörlüklerde belirli bir destekçi ya da baskı ile sindirilmiş taban söz konusudur.” dedi.
23 Nisan’ın “sömürü altındaki emekçilerin ve genel halkın, toplumun her kesiminin aynı hak ve hukuk kuralına tabi olarak gelişmesini sağlayacak gerçek parlamenter sisteminin oluşturulup, tüm yasal oluşuma eşit koşullarda katılımının sağlanması olduğunu” belirten Önder, “Cumhuriyet olgusu ve tanımının gerçek anlamı, ancak tüm toplumsal kesimlerin demokrasinin kurum ve kuralları ile kararlarda egemen olmasıdır. ” ifadelerini kullandı.
İzzettin Önder’in yazısına buradan ulaşabilirsiniz:
Bu haber en son değiştirildi 22 Nisan 2019 17:03 17:03
ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarının ardından 8 Ubatta Trump'ın "ateşkes" ilan etmesiyle başlayan süreçte Pakistan'ın…
Çağrı metninde, "2026 yılında NATO Zirvesi’ne ülkemizin ev sahipliği yapmasını istemiyoruz. Temmuz ayında Ankara’da yapılması…
Gezi olayları bir tesadüf değil, Cumhuriyet ve laikliğe karşı girişilen uygulamalara tepki anlamına geliyordu. Bu…
Laiklik kavramsal olarak toplumsal ve kültürel alanla ilgili görünüyor olsa bile, laikliğin din ve inanç…
Cumhuriyeti, laikliği militarizm ve despotik sıfatlarıyla yaftalayan, Siyasal İslam’ın yükselişini demokrasi heyecanı ile karşılayan, karşı…
Bugüne kadar doğrudan şeriat talep etmekten kaçındılar, özgürlüklerden dem vurdular, mağduru oynadılar. Zamanı geldiğini düşündükleri…