Sözcü gazetesi yazarı Saygı Öztürk, 17 Eylül 2015’te, Rize’den memleketi Malatya’ya giderken, PKK üyeleri tarafından kaçırılan Astsubay Semih Özbey’in ailesine yazdığı mektubu okurlarıyla paylaştı.
Saygı Öztürk, “4 yıl önce kaçırılan askerden mektup var” başlıklı yazısında “Semih Özbey, Ferdi Polat, Müslim Altıntaş, Adil Kavak, Sedat Yabalak, Sedat Vardar, Vedat Kaya, Sedat Sungur’un yıllardır bölücü terör örgütü PKK’nın elinde olduğunu belki bilenimiz azdır. Onların dışında isimlerini öğrenemediğim 4 askerimizin daha teröristler tarafından tutulduğunu öğrendim” ifadelerini kullandı.
Öztürk’ın aktardığına göre Astsubay Özbey, mektubunda Erdoğan’a, CHP’ye, HDP’ye çağrıda bulunurken, şu ifadelere yer verdi:
“Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’dan, hükümetten bizim için bir şeyler yapmasını, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin bir vatandaşı olarak istemekte, talep etmekte ve beklemekteyim. Bunun dışında tüm siyasi partiler, başta; CHP, HDP, İYİ Parti ve Saadet Partisi olmak üzere, İnsan Hakları Derneği yöneticilerine de bizim için bir şeyler yapmalarını beklediğimizi önemle iletmek isterim. Şimdi biz örgüt ve devlet arasında sıkışıp kalmış durumdayız. Örgüt ‘Devlet istemezse bırakmayız, yoğun bir kamuoyu oluşmazsa bırakmayız’ diyor.
Bizim elimizden de hiçbir şey gelmiyor, sadece yıllardır beklediğimiz gibi bekliyoruz. Biz de artık devletin bir şeyler yapmasını istiyoruz. Bizim içinde bulunduğumuz durum, üç buçuk yıldır çözüm bulunamayacak, bu kadar uzun yıl çözümü olmayacak kadar çözümsüz bir sorun mu? Gerçekten istenilirse bu soruna çok kısa bir zamanda, çok basit bir şekilde çözüm bulunabilir.
Devlet, biz vatandaşlarını, askerlerini ve polisini yıllardır böyle zor şartlar altında, büyük bir bilinmezliğe terk etti. Burada bize sürekli İsrail’in askerlerinin serbest bırakılması için yaptıklarının neler olduğu anlatılıp duruyorlar. Kendisiyle uzaktan ya da yakından alakası olmayan kişiler için bir şeyler yapan devletin, ben ve buradaki diğer vatandaşları için hiçbir şey yapmaması, adımızdan dahi bahsetmemesi, yokmuşuz gibi davranması çok manidar ve çok düşündürücü!”
CHP’ye seslenen Özbey, “Buradan ana muhalefet partisi CHP’nin Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na bizim için elinden gelen ne varsa yapması hususunda çağrıda bulunuyorum” derken, mektubuna şu ifadelerle devam etti:
“Hiçbir şey yapmıyorsa da, bizim akıbetimizi Devletten cevap alıncaya kadar sormasını istiyorum. Yine HDP, İYİ Parti, Saadet Partisi ve İnsan Hakları Derneği yöneticilerine ve başkanına bizim için bir şeyler yapmaları konusunda taleplerimi iletiyorum. Biz buradayız ve bizim için devletin veya sizlerin bir şeyler yapmasını bekliyoruz ve istiyoruz.
Yıllardır ailelerin bizimle ilgili yaptıklarının, CHP’nin birkaç milletvekilinin bizim için yaptıklarının, İnsan Hakları Derneği’nin bizim için yaptığı girişimlerin ve İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun ailelerle yaptığı görüşmelerin alt yazısı dışında, hiçbir kimsenin bizim için bir şeyler yaptığını duymadım ya da şahit olmadım. Sözlerime son verirken, artık özgürlüğüme ve özgürlüğümüze kavuşmayı, büyük bir sabırsızlıkla bekliyoruz. Cevaplarınızı sabırsızlıkla bekleriz.”
Başaran Aksu’nun sınıfa olan güveni soyut değil; eylemli bir sınıfsal kaynaşmanın toplumsal durumu da sermaye…
10 gündür cezaevinde tutulan ve 5 gün önce açlık grevine başlayan Başaran Aksu hakkında tahliye…
SDG'nin elebaşı Mazlum Abdi, Şam’la entegrasyon, yeni parti hazırlığı, anayasa süreci ve Türkiye’nin Suriye’deki rolüne…
Eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, "yurt dışındaki şirketlere kayıt dışı para aktarıldığı" iddialarına…
Ankara'da tutuklanarak Sincan Cezaevi'ne gönderilen ve 5 gün önce açlık grevine başlayan Bağımsız Maden-İş Örgütlenme…
PKK yöneticisi Cemil Bayık, demokratikleşme adımlarının atılmaması halinde sürecin tıkanacağını ve sorumlusunun iktidar olacağını söyledi.…