Reklam
Kategoriler: Medya

Rasim Ozan’a Hüseyin Gülerce desteği: Ekmeği ile oynanıyor, daha ne yapsın?

Reklam

Boşnaklara yönelik sözleri nedeniyle kovulduğu Beyaz TV’ye 21 ay sonra dönen; ancak tepkiler üzerine yeniden ekrandan uzaklaştırılan Rasim Ozan Kütahyalı’ya AKP içinde bir grubun desteği devam ediyor.

Kütahyalı’ya haksızlık edildiğini öne sürüp “özrünün” kabul edilmesi gerektiğini dile getiren yandaşlar arasında Star yazarı Hüseyin Gülerce de katıldı.

Fethullah Gülen’in uzun yıllar sözcülüğünü yapan ancak 17-25 Aralık sonrası yoluna Erdoğan’ın safında devam eden Gülerce, “Mesele, Rasim Ozan değil” başlıklı yazısında,  Kütahyalı’nın yaptığının “ağır bir hata” olduğunu ve “ağzından kaçtığını” söyledi, “Ben Rasim Ozan’ı tanıyorum, o öyle bir insan değil.” dedi.

Meselenin aslında Kütahyalı üzerinden AKP’ye ve Cumhur İttifakı’na karşı bir cephe daha açma meselesi olduğunu iddia eden Gülerce “Açık söyleyeyim, Erdoğan’a ve AK Parti’ye olan siyasî düşmanlık, Boşnak kimliği kullanılarak yapılıyor. Bugün Rasim Ozan’ı gözüne kestirenler, yarın başka isimleri hedefe koyacaklardır.” diye yazdı.

Gülerce’nin yazısında bir bölüm şöyle:

“CHP resmî sözcüsü ve Genel Başkan Yardımcısı Faik Öztrak, Ören’de yaptığı konuşmada açık açık Rasim Ozan’a müebbet ekran yasağı getirilmesini CHP olarak savunduklarını ve bunun takipçisi olacaklarını söyledi.

Ortada Boşnak kardeşlerimizin hissiyatı üzerinden yapılan büyük bir haksızlık, adaletsizlik var.

Bir insanın ailesi, ekmeği ile oynanıyor. Mesleği, geleceği karartılmak isteniyor.

Benim üzüldüğüm, milletvekili Saffet Sancaklı’nın isminin, MHP adına olmasa da “Boşnak” kimliği ile işin içine sokulması. Algı operasyonu ile linç yapmak isteyenler, onu öne çıkarıyorlar.

Rasim Ozan’dan ne isteniyor?

Mesele Rasim Ozan Kütahyalı meselesi değil. Mesele AK Parti’ye ve Cumhur İttifakı’na karşı bir cephe daha açma meselesi.

Açık söyleyeyim, Erdoğan’a ve AK Parti’ye olan siyasî düşmanlık, Boşnak kimliği kullanılarak yapılıyor.

Bugün Rasim Ozan’ı gözüne kestirenler, yarın başka isimleri hedefe koyacaklardır.

Bir insan, “hata yaptım, çok üzgünüm, zevzekliğimin kurbanı oldum, cinayetle suçlansaydım bu kadar üzülmezdim” diyor. Özür üstüne özür diliyor. Daha ne yapsın?

Hatasını kabul eden insanlara bir fırsat daha vermek; insafın ve vicdanın gereği erdemli bir davranıştır.”

Reklam

Önceki Haberler

ABD ve İran görüşmeleri Pakistan’ın İslamabad kentinde yapılacak

ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarının ardından 8 Ubatta Trump'ın "ateşkes" ilan etmesiyle başlayan süreçte Pakistan'ın…

11 Nisan 2026 13:35

“Tam bağımsız Türkiye için NATO’ya hayır!” imza kampanyasına yoğun destek

Çağrı metninde, "2026 yılında NATO Zirvesi’ne ülkemizin ev sahipliği yapmasını istemiyoruz. Temmuz ayında Ankara’da yapılması…

11 Nisan 2026 11:46

Amasız fakatsız laiklik

Gezi olayları bir tesadüf değil, Cumhuriyet ve laikliğe karşı girişilen uygulamalara tepki anlamına geliyordu. Bu…

11 Nisan 2026 00:13

Laiklik ve emek mücadelesi: İşçi sınıfının neden laiklik bayrağına ihtiyacı var?

Laiklik kavramsal olarak toplumsal ve kültürel alanla ilgili görünüyor olsa bile, laikliğin din ve inanç…

11 Nisan 2026 00:07

Feminist yaklaşımlar ve laikliği yeniden hatırlamak

Cumhuriyeti, laikliği militarizm ve despotik sıfatlarıyla yaftalayan, Siyasal İslam’ın yükselişini demokrasi heyecanı ile karşılayan, karşı…

10 Nisan 2026 23:58

İnanç özgürlüğünün yanında irticanın karşısındayız

Bugüne kadar doğrudan şeriat talep etmekten kaçındılar, özgürlüklerden dem vurdular, mağduru oynadılar. Zamanı geldiğini düşündükleri…

10 Nisan 2026 23:50
Reklam