AKP’nin “düşünce” kuruluşu Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı’nın (SETA) Medya ve Toplum Araştırmaları Direktörü İsmail Çağlar, Takvim gazetesindeki köşesinde “Cumhuriyet Değnekçileri” başlıklı bir yazı kaleme aldı.
“Türkiye’nin siyasi ve toplumsal olarak 1923 Türkiye’sinde yaşamadığını ve köprünün altından çok sular aktığını” belirten Çağlar, Atatürk’ün “Türkiye cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müridler memleketi olamaz” sözüne atıf yaptı, bugün gelinen noktada durumun Atatürk’ün istediği gibi olmadığını 15 Temmuz’da yaşananları örnek vererek “müjde”leyip “Demek ki mesele Gazi Paşa’nın gönlünden geçtiği gibi olmamış. Doğal seyrinde ilerlemiş.” dedi.
“Hiçbirimizin ortak vatanımızı diğeri için yaşanmaz hale getirmeye hakkı yok.” diyen Çağlar, daha sonrasında ise iktidarın sopasını eline alıp şu ifadeleri kullandı:
“15-16 yaşındaki ergenlerin keyiflerini kaçıran birisine ‘Yallah Arabistan’a’ demesini belki hoş karşılarız. Cahilliklerine veririz. Ama koskoca insanların birilerine kapıyı göstermek ne hakkı ne de haddidir. ‘Kimi kimin vatanından kovuyorsun’ sorusuna cevap veremez aval aval bakakalırlar sonra. Dolayısıyla birilerinin Cumhuriyet’in bekçiliğini yapmasına da gerek yoktur.
Hatta hakları ve hadleri de değildir. Vatanımızı hudutta kahraman ordumuz bekler. Sınırlarımızın içerisinde asayişi polis ve jandarmamız sağlar. Huzuru bozanı, serkeşlik yapanı, eşkıyayı, anarşisti, devrim yapacağım diye düzeni bozanı kulağından tuttuğu gibi mahkemenin önüne getiriverirler.”
“Hak isteyenin hakkını verirler, baş kaldıranın başını ezerler.” diyerek sopayı sallamaya devam eden Çağlar, yazısının devamında sözü İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun 29 Ekim için kullandığı ‘Bir çift mavi gözün ışığında Cumhuriyet’in bekçisiyiz ilelebet’ ifadesine getirerek tehditkar ifadelerini sürdürdü.
Çağlar şu ifadeleri kullandı:
“Cumhuriyet’e bekçilik ediyoruz ayağına kendi geri kalmış ve tarihdışı Cumhuriyet kavrayışlarının değnekçiliğini yapmaya kalkarlarsa o değneği kırarlar. Artık kafada mı kırılır, kolda kırılır, kırılınca ne yapılır orasını ben bilemem.
Demem o ki herkes haddini, hududunu bilsin. Kimse kendini olduğundan fazlası zannetmesin.”
Yandaş isim, 29 Ekim’e 1 gün kala yazdığı bu yazıyla bir bakıma, 17. yılında bulunan AKP Türkiyesi’nin Cumhuriyet üzerinde yarattığı yıkımı da özetledi.
İsmail Çağlar, Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı’nın (SETA) “Uluslararası Medya Kuruluşlarının Türkiye Uzantıları” başlığıyla yayımladığı ve gazetecileri fişleme niteliği taşıyan izleme paylaşımlarını bir araya getirerek hazırlanan raporda imzası bulunan isim olarak gündem olmuştu.
Bu haber en son değiştirildi 29 Ekim 2019 09:13 09:13
Sosyal medya hesabından paylaştığı videodaki ifadeleri nedeniyle başlatılan soruşturma kapsamında tutuklanan emekli Amiral Türker Ertürk…
Gezi tutuklusu Osman Kavala’nın avukatları Başak Çalı ve Philip Leach, AİHM Büyük Dairesi’nin Kavala hakkında…
Bakan Vedat Işıkhan, çocuk işçiliği ve iş cinayetlerine dair soru önergelerini somut veri vermeden yanıtladı.…
Aziz İhsan Aktaş Davası'nda 'İhmal suretiyle görevi kötüye kullanmak' suçlamasından ise 8 ay 10 gün…
ABD Başkanı Donald Trump, İran yönetiminin ordunun önemli bir bölümüne maaş ödeyemediğini ve protestoculara yönelik…
AKP'li Cumhurbaşkanı Erdoğan, Malazgirt Zaferi'nin 955. yıl dönümü töreninde konuştu: "Terörsüz Türkiye sürecimiz hedefine ulaştığında…