15 Temmuz darbe girişiminin ardından en çok yanıtı aranan sorulardan biri olan ‘FETÖ’nün siyasi ayağı nerede?’ye, AKP’ye yakın Yeni Şafak‘tan “Yoktur” yanıtı geldi.
Yeni Şafak yazarı Hüseyin Likoğlu, “15 Temmuz’un Nihat Erim’i kimdi?” başlıklı yazısında, “Fetullahçı terör örgütünün siyasi bir ayağı yoktur. Çünkü bu örgüt Necmettin Erbakan Hükümeti hariç, her iktidar döneminde işlerini gördürdü.” iddiasında bulundu.
Yandaş yazar, 12 Mart 1971 darbesinden sonra işbaşına getirilen Nihat Erim’e atıf yaptığı yazısında “15 Temmuz gecesi Fetullahçı alçaklar Cumhurbaşkanımız’ın canına kastetselerdi sıkıyönetimi kim ilan edecekti? 15 Temmuz’un Nihat Erim’i kim olacaktı?” diye sordu. Likoğlu’nun yazısındaki bir diğer sorusu ise dikkat çekici idi. Kimi siyasilerin o gece bazı ülkelerin büyükelçiliklerinde olduğunu ima eden yazar, “O gece Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisinde olup da Türk topraklarında olmayan siyasiler kimlerdi?” sorusuna yanıt istedi.
Likoğlu’nun yazısında ilgili bölüm şöyle:
“15 Temmuz ihanet girişiminden sonra birileri FETÖ’nün siyasi ayağını diline doladı, bunu soranlar 15 Temmuz’un siyasi ayağını hiç sormadı. Fetullahçı terör örgütünün siyasi bir ayağı yoktur. Çünkü bu örgüt Necmettin Erbakan Hükümeti hariç, her iktidar döneminde işlerini gördürdü. Siyaset örgüt için gelip geçici şeydi. Onlar için kalıcı olan bürokrasiydi. Zaten bürokrasiyi ele geçirdikleri için her hükümet döneminde işlerini gördürmeyi başardılar. Eğer Tayyip Erdoğan’ın iktidar süresi uzun sürmeseydi, bırakın FETÖ ile mücadeleyi bu örgütün devletin bütün kılcal damarlarına bu kadar sızdığını hiçbir zaman öğrenemeyecektik.
Şimdi herkesin merak ettiği soruları soruyorum. 15 Temmuz gecesi Fetullahçı alçaklar Cumhurbaşkanımız’ın canına kastetselerdi sıkıyönetimi kim ilan edecekti? 15 Temmuz’un Nihat Erim’i kim olacaktı? Bu konuda o gece birileri arasında telefon trafiği yaşandı mı? O gece Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisinde olup da Türk topraklarında olmayan siyasiler kimlerdi? Bu sorulara yanıt bulduğumuz takdirde Fetullahçı terör örgütünden de onun gibi benzer örgütlerden ve onların arkasındaki uluslararası üst akıllardan da kurtulmuş oluruz…”
Bu haber en son değiştirildi 15 Temmuz 2019 22:34 22:34
ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarının ardından 8 Ubatta Trump'ın "ateşkes" ilan etmesiyle başlayan süreçte Pakistan'ın…
Çağrı metninde, "2026 yılında NATO Zirvesi’ne ülkemizin ev sahipliği yapmasını istemiyoruz. Temmuz ayında Ankara’da yapılması…
Gezi olayları bir tesadüf değil, Cumhuriyet ve laikliğe karşı girişilen uygulamalara tepki anlamına geliyordu. Bu…
Laiklik kavramsal olarak toplumsal ve kültürel alanla ilgili görünüyor olsa bile, laikliğin din ve inanç…
Cumhuriyeti, laikliği militarizm ve despotik sıfatlarıyla yaftalayan, Siyasal İslam’ın yükselişini demokrasi heyecanı ile karşılayan, karşı…
Bugüne kadar doğrudan şeriat talep etmekten kaçındılar, özgürlüklerden dem vurdular, mağduru oynadılar. Zamanı geldiğini düşündükleri…