Yüksek Hakem Kurulu'na eski AKP'li isim atandı
AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın Yüksek Hakem Kurulu’na yönelik bir asil iki de yedek üye atama kararı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi.
İşçilerin Toplu İş Sözleşmelerinde (TİS) haklarını korumakla görevli Yüksek Hakem Kurulu’nun “tarafsız üye” statüsüne, eski AKP Ankara il Başkan Yardımcısı Uğur Kızılca’nın atanması dikkati çekti.
BirGün’den Hüseyin Şimşek’in haberine göre; Kızılca dışında Yargıtay’ın iş davalarına bakan dairesinin başkanı, üniversitelerin iş hukuku veya ekonomi öğretim üyeleri arasından Yükseköğretim Kurulu’nca seçilecek bir üye ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Genel Müdürü’nün de üyesi olduğu kurulun dördüncü ve tek tarafsız üyesi olan Kızılca, 2016 yılında AKP Ankara İl Başkan Yardımcılığı görevini de yürüttü.
Yüksek Hakem Kurulu’nun yedek üyeliğine Çalışma ve Sosyal Güvenlik Genel Müdürlüğü çalışanı Mevlüt Sadi Su ve avukat Alaaddin Coşkun da atandı.
Kurulun tarafsızlığının zarar gördüğünü ve bu durumun işçilerin “zararına” olacağını bildiren CHP Hukuk Politikaları’ndan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Muharrem Erkek, “AKP, liyakata aykırı atamalarına bir yenisini daha ekledi” dedi.
CHP’li Erkek, tarafsız olması gereken bir kurula AKP Genel Başkanı da olan Cumhurbaşkanı tarafından partili bir ismin atandığını dile getirirken “OHAL’de grev yaptırtmamakla övünen kimdi Erdoğan, bu kez de grev olmaması için ‘hakem’ kuruluna böyle bir atama yapıyor. Kurulun tarafsızlığı bu şartlar altında nasıl sağlanacak?” diye sordu.
Bu haber en son değiştirildi 26 Temmuz 2019 18:11 18:11
Şeker, “Ancak sizler de programda görmüşsünüzdür bu değişikliği. Sayın Özlem Zengin son anda katılamayacağını belirtti…
Güner'in gözaltına alınmasının, Dünya Holding ile Bulls Yatırım Holding arasındaki ortaklık ilişkisiyle bağlantılı olduğu öne…
Çünkü, birçok mağduriyetler yaratan hukuksuzluk ve adaletsizliklerin ortada olduğu bir durumda Adalet Bakanlığı’nın varlığı bile…
Bu haftaki pusulamızda tek adam rejimi ile saltanat ilişkisini ele aldık. 1 Kasım 1922, saltanatın…
Söz konusu olan; millete saltanatını, egemenliğini bırakacak mıyız, bırakmayacak mıyız? Meselesi değildir. Mesele zaten olupbitti…
Anayasa tartışmalarının ekseni "demokrasi", "barış", "milli egemenlik" gibi soyut ama kullanışlı hedeflerin etrafında şekillenemez. Ortada…