Reklam
Kategoriler: Gündem

ABD’nin yaptırımlarına tepki gösteren Bahçeli, HDP’yi hedef alan sözlerine devam etti

Reklam

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, açıklamalarını yine resmi sosyal medya hesabı üzerinden gerçekleştirdi.

ABD’nin S-400’ler nedeniyle Türkiye’ye uygulama kararı aldığı CAATSA yaptırımlarına tepki gösteren Bahçeli, kararı, “ “Yaptırımlar Yoluyla Amerika’nın Hasımlarıyla Mücadele Yasası” şeklinde niteledi.

Bahçeli’nin yaptırımlara ilişkin açıklamaları şöyle:

“Dostluk demek, dostuna kötülüğün dokunmamasından ziyade, bu potansiyeli irade ve ilişki ağlarında taşımamak demektir. Dostluğun muarızı düşmanlık olarak da okunmamalıdır. Şunu kabul etmek lazımdır ki, devletler arasında kalıcı dostluklar değil, kavrayıcı çıkarlar hâkimdir.

Dostluk ve müttefiklik; tek merkezli ilerleyen, tek yanlı işleyen, tek taraflı işlevsellik gösteren bir mekanizma şeklinde görülmemelidir. Eşitlik ve hakkaniyet temelinde bir diyalog ve diplomasi yoksa taraflardan birisi hakim diğeri de mahkum olacaktır.

Dostluğun ve düşmanlığın saat başı değiştiği, biçim ve içeriğinde zamana ve şartlara göre dönüşümlerin yaşandığı bir dünya düzeninde haksızlık kurumsallaşmış, denge ve istikrar kaybolmuştur. İnsanlığın en temel sorunu sistemik çarpıklık, hukuksal gelgitler, ahlaki iflastır.

Türkiye-ABD ilişkileri, bidayetinden beri hem sancılı bir seyir izlemiş hem de güvensizlik ekseninde vücut bulmuştur. Bir tarafın sürekli dayatıp tavizler istediği; diğer tarafın bunu göğüslemek için mücadele ettiği bir ilişki ağına müttefiklik demek ne kadar mümkündür?

Trump yönetimi giderayak “Yaptırımlar Yoluyla Amerika’nın Hasımlarıyla Mücadele Yasası” kapsamında, Türkiye’ye kabulü imkansız yaptırımlar açıklamıştır. ABD’nin dostluk anlayışı hasımlığa dümen kırmıştır. Bu durum skandal olmakla birlikte saygısızlık ve nezaketsizliktir.

14 Aralık 2020 tarihinde açıklanan yaptırımların bahanesi S-400 hava savunma sistemleri olarak gösterilmiştir. Savunma Sanayi Başkanlığı ile Kurum Başkanı, Roketsan Yönetim Kurulu Başkanı, Hava Savunma ve Uzay Daire Başkanlığı’ndan iki kardeşimize yaptırım uygulanacakmış.

Bu yaptırımlar utancın ve uyuşmuş aklın tezahürüdür. MHP, yaptırım kararlarını reddetmekle birlikte kınamaktadır. Bugüne kadar bir NATO müttefikine yaptırım uygulanmamıştı. 1975’ten beri ABD böyle bir yanlışın faili olmamıştı.

Nitekim ABD’nin Türkiye’ye şaşı bakışı, soğuk yaklaşımı böylelikle tevsik edilmiştir.

Türkiye’nin milli savunma sanayisindeki kazanımları dost görünümlü muhasım odakların uykularını kaçırmaktadır. İnşallah bundan sonra da asla uyuyamayacaklar, bunları uyku tutmayacaktır.

Hiçbir ambargo, hiçbir yaptırım, hiçbir baskı ve tehdit bizi yolumuzdan döndüremez. Bu vesileyle bir çalışıyorsak on çalışacağız, bir yapıyorsak yüz yapmayı deneyeceğiz. Hiç kimseye eyvallah demeyeceğiz, muhannete muhtaç düşmeyeceğiz.

Yaptırım kararlarıyla birlikte emperyalizmin kuklaları tarafından milli silah sanayimize sürülmek istenen kara lekenin gerçek manası da sanıyorum ortaya çıkmıştır. Tank-Palet Fabrikası’yla ilgili siyasi istismar kampanyası yürütenler zalimlerin içimize sızmış maşalarıdır.

Türkiye kimden silah alıp almayacağını ona buna soracak değildir. ABD izin ve onay makamı hiç değildir. Aksi tertip, teklif ve telkinler küstahlığın dik alasıdır.

S-400’ü niye aldınız diye parmak sallayanların, geçmişte talep edilen silahları ve füze savunma sistemlerini satmamak için hangi sanal gerekçelere müracaat ettikleri hepimizin ve herkesin malumudur. Türk milletine parmak sallanmaz, sallayan bunun sonuçlarından kurtulamaz.

Türkiye Cumhuriyeti bağımsız ve egemen bir devlettir. Kendi kaderine kendisi yön verir, istikamet çizer. Türkiye’yi cephe ülke, mevzi ülke, siper ülke görenler şaşkınlık içinde bocalayan şuursuzlardır. Boynumuza tasma geçmez, ayaklarımıza pranga vurulmaz, irademiz rehin edilemez.”

HDP’YE TEPKİSİNİ SÜRDÜRDÜ

HDP’nin 4 partinin imzaladığı ortak bildiride isminin geçmemesine değinen Bahçeli, “Adalet bu demokrasi ayıbının, bu insanlık faciasının neresindedir?” şeklinde konuştu. Bahçeli’nin HDP’yi hedef alan ifadeleri şöyle:

“TBMM’de grubu bulunan dört siyasi parti ortak bir metine imza atarak yaptırımlar konusundaki yüksek tepkiyi dünyaya ilan etmişlerdir. Ne var ki, bu metinde bölücü HDP’nin gene imzası yoktur. Bilakis bu terörist ikmal yuvası Türkiye’ye saldırmış, ABD’nin yanında saf tutmuştur.

Hangi milli meselede HDP Türkiye’nin yanında durmuştur? Ne zaman diğer partilerle birlikte müşterek refleks göstermiştir? Düşmanın içimizdeki uzantısı ve kule gözcüsü olan bu sözde parti hangi yaraya merhem olmuştur?

Türkiye’nin kuyusunu kazan, millete ihanet eden, teröre yardım ve yataklığı aleni olan bu kokuşmuş oluşumun neresinde milli irade vardır?

HDP, milletin vergileriyle aldığı hazine yardımlarının üzerine yatarak millete ihanet etmektedir. Üstelik aldığı paralar ihanet, mermi, şehadet olarak maalesef fatura edilmektedir. Haksızlık zulüm değil mi? Milletten geçinip millete silah çekmek alçaklık sayılmayacak mı?

Adalet bu demokrasi ayıbının, bu insanlık faciasının neresindedir?”

AKP’YE DE TEPKİ

“HDP’nin kapatılmasına karşı çıkan CHP’li sözcüler, demokrasi istismarcısı İP’in Başkanı ve AK Parti’nin içindeki bazı yöneticiler cevap versinler; Türk devletinin ihaneti beslemesi, mermi, bomba, mayın, keleş masraflarını karşılaması olacak ve makul görülecek şey midir?

Ey Faik Öztrak ve onun gibi zırvalayan lekeli güruh; biber, patlıcan, domates fiyatlarıyla ilgilendiğiniz kadar bu melanet tabloya yarım aklınızla kafa yormayı hiç denediniz mi? Asgari ücretli kardeşlerimizi dilinize doladığınız kadar bu meseleyi hiç gündeminize aldınız mı?

Esnaf gezip sahte üzüntü mesajları veren İP’in Başkanı, teröristlerin finanse edilmesine yüzsüzce sessiz kalman onayladığın anlamına gelmiyor mu? Diyorlar ki, “Parti kapatmanın Türkiye’de olumlu bir sonucu görülmedi.” Mesele parti kapatmanın ötesinde ihaneti cezalandırmaktır.

HDP açılmamak üzere kapatılmalıdır. Etnik bölücülüğü ve terörü referans alan hiçbir parti kuruluşuna da müsaade edilmemelidir. Gerekirse Anayasa’da düzenleme yapalım, gerekirse Siyasi Partiler Kanunu ve Türk Ceza Kanunu’nda reform yapalım, bu kanayan yarayı durduralım.

Zehirli haşeratla mücadele milli haysiyete muhteşem hizmettir. Bölücülükle mücadele istiklalimize onur verici destektir. Artık seçenek kalmamıştır: Ya terörizm ya temizlik, ya bölücülük ya da huzur. Her siyasi parti tarafını ve tercihini yapmalıdır.

Milliyetçi Hareket Partisi Türkiye’nin geleceğini güvenceye alacak her adıma, her karara, her girişime, her çetin imtihana sonuna kadar vardır ve hazırdır. Gelin bu ateşi söndürelim, gelin bu devrana son verelim. Gelin bu hesabı soralım.”

Reklam

Önceki Haberler

TKH MK Üyesi Kurtuluş Kılçer: Haydut ABD ile stratejik müttefiklik olmaz!

TKH MK Üyesi Kurtuluş Kılçer "Trump’ın “petroller bizim” diyerek Venezuela’ya ait kaynakları açıkça gasp etmeyi…

10 Ocak 2026 18:08

ABD’nin Venezuela müdahalesi

TKH MK Üyesi Kurtuluş Kılçer, Komünistler Diyor Ki'de ABD'nin Venezuela'ya dönük saldırısını değerlendirdi.

10 Ocak 2026 17:59

TKH’den NATO’ya karşı imza kampanyası

TKH tarafından yapılan çağrıda "Tam bağımsız Türkiye için NATO’dan çıkılmalı, bütün NATO ve Amerikan üsleri…

10 Ocak 2026 15:39

İsrail, Suriye’ye yönelik işgalin devam edeceğini açıkladı

İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz, işgal altındaki Golan Tepeleri'nde bulunan Cebel eş-Şeyh'teki (Hermon Dağı) İsrail…

9 Ocak 2026 18:01

Cihatçı Colani, Barzani’yi aradı: Kürtlerin tüm haklarını garanti ediyoruz

Halep'te Şam güçlerinin çoğunlukla Kürtlerin yaşadığı mahallelere saldırmasıyla ilgili Mesud Barzani'yi arayan Colani'nin, "Kürtler Suriye'nin…

9 Ocak 2026 17:01

Terörsüz Türkiye Süreci’ne destek hızla düşüyor

Gazeteci Nuray Babacan, iktidara yakın anketlerde İmralı ziyaretinden sonra açılım sürecine desteğin yaklaşık 14 puan…

9 Ocak 2026 16:31
Reklam