Reklam
Kategoriler: Köşe Yazıları

Laiklik sanık sandalyesinde

Reklam

Bu yıl Laiklik Günü’nü, Cumhur İttifakı ve yandaşlarının tek merkezden yürüttüğü karalama kampanyasının gölgesinde kutluyoruz. “Laikliği Birlikte Savunuyoruz” başlıklı metne imza atan yurtseverler, iktidar sahiplerinin hakarete varan tepkileriyle karşılaştı. Dahası kendileri hakkında “halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik” suçlamasıyla soruşturma açıldı. İmzacılar, anayasal bir hak olan ifade özgürlüklerini kullandıkları için Emniyet Müdürlüğü’ne ifadeye çağrıldı. Yani iktidar laikliği sanık sandalyesine oturttu!

Bugün laikliğe sahip çıkanları “laik atak geçiriyorlar” diye aşağılayan yandaşlar, 2008 yılında AKP’ye laiklik karşıtı eylemlerin odağı diye ceza verildiğini unutmuş olmalı. AKP’yi cezalandıran AYM üyeleri bugün yürürlükte olan anayasaya göre hüküm vermişti. Peki anayasadaki laiklik maddesi değişmediğine göre Türkiye’de değişen ne?  Bu sorunun en net yanıtı, tek adam rejiminin adliye, ordu ve emniyet kadrolarının başına kendine yakın isimleri getirmesi. Böylelikle AKP, laiklik karşıtı eylemlerinde cezasızlık zırhına sahip oldu.

Öte yandan siyasal iktidar, MEB’in Ramazan genelgesini kamuoyunda tartıştırarak yeni bir kutuplaşma yaratmak istiyor. Laikliği savunan imzacılara karşı köpürtülen karalama kampanyasının buna hizmet edeceği umuluyor. Türkiye’yi kutuplaştırarak seçim kazanmaya alışmış olan AKP, en iyi bildiği yönteme yeniden sarılıyor. Ne var ki kutsal değerler üzerinden yapılan siyasetin yoksulluk sınırı altında yaşayan kitlelerde karşılık bulması artık zor. Öğrencilere oruç tutmayı, namaz kılmayı okul ödevi gibi dayatan söz konusu genelgeyle laikliğin birleştirici karakteri hedef alınıyor. Anayasamız, “kimse dinî inanç ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz” dese de  genelgenin uygulanmasıyla öğrenci aileleri, Müslim-Gayrimüslim,  inanan-inanmayan diye fişlenmiş olacak. Bir diğer risk de İslami mezhepler arasındaki ayrışmanın öne çıkması. Ortadoğu’da din kardeşlerini mezhep çatışmalarıyla birbirine kırdıran emperyalistler de bölünmeden, ayrışmadan yana.

Türkiye’de anayasaya göre yürütülen laik eğitim, sorgulanabilen, yanlışlanabilen bilimsel bilgiye dayanıyor. Zaten Fen Bilimleri de, Sosyal Bilimler de soru sorarak ve sorulara yanıt üreterek gelişiyor. Dinî inançlar ise sorgulamaya, tartışmaya, eleştiriye kapalı. Dolayısıyla inanç temelli eğitim okulda değil ancak medresede verilebilir. Dinî kimliği olmayan modern ulus devletlerde ülkeyi yönetenler yurttaşlarına dinî telkinde bulunamaz. Bu yüzden anayasa üzerine yemin eden Milli Eğitim Bakanı’nın Dinî Eğitim Bakanı gibi davranması kabul edilemez. İnançlı ya da inançsız olsun ülkesi için zorunlu askerlik görevini yerine getiren, vergisini ödeyen, yasalara uyan herkes eşit yurttaş olduğunu hissetmelidir. Nasıl ki devlet, vergi toplarken ya da askere çağırırken sünni, alevi, deist, ateist diye ayrım yapmıyorsa hiçbir yurttaşına da inandığına, düşündüğüne göre değer biçemez. Böyle yaparsa halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etmiş olur.

Anayasalar, devletin gücü karşısında salt bireyin hak ve özgürlüklerini gözetmiyor, aynı zamanda özüne ve ilkelerine kasteden aykırı eylemlere karşı da devleti koruyor.  İşin tuhaf yanı bizler hem bireysel hak ve özgürlüklerimizi, hem de anayasal devleti, Cumhur İttifakı’ndan  korumaya çalışıyoruz. Anayasaya uymayanı değil de “anayasaya uyun” diyeni cezalandırmaya çalışan bir rejim, gerçekte kendi meşruiyetini inkâr ediyor.

Reklam

Önceki Haberler

İstanbul’da toplu ulaşıma zam

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Meclisinde, toplu ulaşıma yüzde 10 zam yapılmasına ilişkin teklif kabul edildi.

17 Temmuz 2026 18:07

Bakan Tekin şimdi de “Osmanlı ile Cumhuriyet’i barıştırmalıyız” dedi

Rize'de AKP İl Başkanlığı'nı ziyaret eden Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, "Osmanlı'yla Cumhuriyet'i barıştırmalıyız. Çocuklarımızın…

17 Temmuz 2026 17:31

Mehmet Akif Ersoy’un hakim karşısına çıkacağı tarih belli oldu

Eski Habertürk TV Genel Yayın Yönetmeni Mehmet Akif Ersoy ve 7 sanık, 10 Eylül’de İstanbul…

17 Temmuz 2026 16:32

Pakistan’dan, İran’a saldırılar devam ederken Suudi Arabistan’a dev askeri sevkiyat

Pakistan'ın Suudi Arabistan'daki askeri varlığı eğitim ve danışmanlık boyutunu aşarak savaş uçakları, hava savunma sistemleri…

17 Temmuz 2026 15:38

AKP listelerinden Meclis’e giren HÜDA PAR karma eğitimin kaldırılması için kanun teklifi verdi

AKP ve MHP ile birlikte Cumhur İttifakı çatısı altında Meclis'e giren HÜDA PAR karma eğitimin…

17 Temmuz 2026 13:53

Mutlak butlan kararı Yargıtay’da

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesinin CHP’ye ilişkin “mutlak butlan” dosyası, kararın üzerinden 56…

17 Temmuz 2026 13:06
Reklam