Reklam
Kategoriler: İç Açı

Bakan Koca’dan ‘bilimsel araştırmalara müdahale’ iddialarına yanıt

Reklam

Sağlık Bakanı Dr. Fahrettin Koca’nın, hakemli tıp dergilerinden The Lancet’te ‘Türkiye’de Kovid-19 Üzerine Bilimsel Araştırmanın Teşviki’ başlıklı makalesi yayımlandı.

Koca, Türkiye’de koronavirüse (Covid-19) ilişkin “bilimsel çalışmalara müdahale edildiği” iddialarına karşı çıkarak, “Türkiye’de herhangi bir araştırmacının çalışmasına yönelik herhangi bir kısıtlama yoktur” ifadelerini kullandı.

Türk Toraks Derneği Başkanı Prof. Dr. Hasan Bayram ve meslektaşları tarafından aynı dergide 15 Ağustos’ta “Türkiye’de Kovid-19 Üzerine Bilimsel Araştırmaya Müdahale” başlığıyla bir makale yayımlanmıştı. Bakan Koca söz konusu makaleye ilişkin şu açıklamalarda bulundu:

“Bayram ve meslektaşlarının kaleme aldığı makalenin ilk paragrafı, açıkça Türkiye’nin Kovid-19’a verdiği tepkiyi manipüle etmeyi amaçladıklarını ortaya koyuyor. Makalede yer alan, ‘….Türkiye Sağlık Bakanlığı ilk vakayı bildirdi. Genomik epidemiyolojiyi analiz eden ‘Tüm İnfluenza Verilerinin Paylaşımı Küresel İnisiyatifi (GISAID)’ verilerine göre, hastalık Türkiye’ye ağırlıklı olarak, martın ortalarına kadar güçlü ticari ve turistik bağları olan İran üzerinden ve binlerce Türk vatandaşının kutsal yerleri ziyaret etmek için gittiği Suudi Arabistan’dan ulaştı’ ifadeleri, ne yazık ki Türkiye’de Kovid-19’un gelişimi hakkında yanlış bilgiler içermektedir. Türkiye’de 11 Mart 2020’de tespit edilen ilk vakanın seyahat geçmişi ve önerilen zaman aralığındaki bundan sonraki yeni vakalar, ilk vakanın Türkiye’ye Avrupa’dan geldiğini gösteriyor.”

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) yönergelerinden, vaka ve ölüm tanımlarının kullanıldığını belirten Koca,
Bakan Koca şöyle devam etti.

“Söz konusu makalenin dördüncü paragrafında yer alan ‘Pandeminin başında, bilim kurulu kurulması, tam tedavi kapsamı, Sağlık Bakanlığı tarafından araştırmanın teşvik edilmesi ve TÜBİTAK ve Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı (TÜSEB) gibi fonlama kurumları, yetkililer tarafından atılmış takdire şayan adımlardı. Ancak, Sağlık Bakanlığının şeffaflık eksikliği, temel verileri paylaşma konusundaki isteksizliği ve iş birliği yapmayı reddetmesi nedeniyle kısa sürede kamu sektörü, sağlık örgütleri, bilimsel örgütler arasında gerilim yükselmeye başladı. Ayrıca, sağlık çalışanları için kişisel koruyucu ekipman eksikliğine ilişkin endişeler de vardı.’ şeklindeki iddiaları, üzülerek belirtmek zorundayım ki basit bir sorgulamayla çürütebilir. İnsani yardımın bir parçası olarak, ihtiyacı olan birçok ülkeye kişisel koruyucu ekipman desteğinde bulunan Türkiye’nin, kendi sağlık çalışanlarının ekipman ihtiyaçlarını karşılamada yetersiz olduğu yönünde makalede yer alan iddialar, tartışmaya layık değil”

Bakan Koca, sadece bir şehrin ölüm rakamlarını kullanarak ve bu verileri tüm ülkeye genelleyerek ve iç nüfus hareketleri, büyük mülteci nüfusu ve pandemi nedeniyle şehirler arası seyahat kısıtlamaları gibi değişkenleri göz ardı ederek sonuca varmanın, bilimsel bir yaklaşım olarak kabul edilemeyeceğini dile getirerek şunları kaydetti:

“Türkiye’de tüm hasta kayıtları ve hastane verileri, Sağlık Bakanlığının hasta gizliliği ve veri güvenliği ilkelerine dayalı olarak veri tabanında tutulur. Sağlık Bakanlığı, araştırmacıların, bilimsel bilgiye dönüştürebilmeleri ve bilimsel toplulukla paylaşabilmeleri için anonim verilere ulaşabilmelerine büyük önem veriyor. Bunun yanında, Sağlık Bakanlığı, finansman dahil çeşitli teşvik modelleri aracılığıyla araştırma ve yayın çalışmalarını desteklemeyi amaçlıyor. Bu bağlamda, Sağlık Bakanlığındaki ilgili birim, elektronik bir form kullanarak planlanmış çalışmaların özetlerini talep ediyor ve topluyor.”

Koca, ayrıca “Şu anda, 20 farklı alandan 196 bilim insanı, araştırmalarını bu veri tabanı erişimiyle yapabiliyor” bilgisini paylaştı.

Koca, makalesini şu ifadelerle tamamladı:

“Söz konusu makaledeki kişiler dahil, araştırmacıların, kendi kurumlarında araştırmalarını tamamlamaları için hiçbir kısıtlama yoktur. Buna karşılık, Sağlık Bakanlığının farklı merkezlerinden data ve bilgi toplayarak çalışmalara devam edilmesi için söz konusu makaleyi yazan kişilere, bu veri tabanına erişim sağlayabilmelerine izin verilmesi için ortak bağlantıya katılmaları yönünde çağrıda bulunuldu. Bayram ve meslektaşları dahil, Türkiye’de herhangi bir araştırmacının çalışmasına yönelik herhangi bir kısıtlama yoktur. Sağlık Bakanlığı, daha önce olduğu gibi bilime ve bilimsel çabalara verdiği önemi ve desteği sürdürecek.”

Reklam

Önceki Haberler

ABD ve İran görüşmeleri Pakistan’ın İslamabad kentinde yapılacak

ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarının ardından 8 Ubatta Trump'ın "ateşkes" ilan etmesiyle başlayan süreçte Pakistan'ın…

11 Nisan 2026 13:35

“Tam bağımsız Türkiye için NATO’ya hayır!” imza kampanyasına yoğun destek

Çağrı metninde, "2026 yılında NATO Zirvesi’ne ülkemizin ev sahipliği yapmasını istemiyoruz. Temmuz ayında Ankara’da yapılması…

11 Nisan 2026 11:46

Amasız fakatsız laiklik

Gezi olayları bir tesadüf değil, Cumhuriyet ve laikliğe karşı girişilen uygulamalara tepki anlamına geliyordu. Bu…

11 Nisan 2026 00:13

Laiklik ve emek mücadelesi: İşçi sınıfının neden laiklik bayrağına ihtiyacı var?

Laiklik kavramsal olarak toplumsal ve kültürel alanla ilgili görünüyor olsa bile, laikliğin din ve inanç…

11 Nisan 2026 00:07

Feminist yaklaşımlar ve laikliği yeniden hatırlamak

Cumhuriyeti, laikliği militarizm ve despotik sıfatlarıyla yaftalayan, Siyasal İslam’ın yükselişini demokrasi heyecanı ile karşılayan, karşı…

10 Nisan 2026 23:58

İnanç özgürlüğünün yanında irticanın karşısındayız

Bugüne kadar doğrudan şeriat talep etmekten kaçındılar, özgürlüklerden dem vurdular, mağduru oynadılar. Zamanı geldiğini düşündükleri…

10 Nisan 2026 23:50
Reklam