Reklam
Kategoriler: Medya

CHP’ye casusluk operasyonu mu geliyor?

Reklam

Karar gazetesi yazarı Akif Beki, bugünkü yazısında, eskiden danışmanı olduğu AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın, ana muhalefet partisi CHP’nin lideri Kemal Kılıçdaroğlu için söylediği, “beşinci kol faaliyeti” ifadesine dikkati çekti.

“Beşinci kol” tanımlamasının ağır siyasi eleştiri değil, doğrudan hukuki bir suçlama olduğunu yazan Beki, söz konusu sözün Erdoğan’ın ağzından çıktığı için savcılar tarafından dikkate alınacağını iddia etti.

Beki, yazısının devamında “Her gün önüne istihbarat raporları gelen Cumhurbaşkanı bunu söylüyorsa bir bildiği olmalı” derken; “Zaten var olan gizli istihbarat raporlarına, inceleme veya soruşturmalara dayanarak bu suçlama, en üst düzeyde kamuoyuyla paylaşılıyordur. Yahut da raporların varlığının habercisidir, altı boş değildir ve casusluk soruşturması da yoldadır. Aksini düşünmek akla, mantığa ve hukuka aykırı değil mi?” diye sordu.

Beki yazısına, “Casus içerdeyse kapı kilit tutmaz. 10 yıldır devam ediyormuş üstelik… Yeni mi fark edildi, gereği nasıl yapıldı, yapılmadıysa istihbarat, yargı şimdiye neredeydi diye sorulmaz mı?” sözleriyle son verdi.

Beki yazısında “Kılıçdaroğlu’na casusluk davası mı açılacak?” ara başlığını atarak şu ifadeleri kullandı:

“Kılıçdaroğlu’na casusluk davası mı açılacak?

Taş yağar kıyamet koparken güme gitmesin; Cumhurbaşkanı Erdoğan son grup konuşmasında, Kılıçdaroğlu için şu ifadeyi kullandı:

“Bu densiz ve cahil zatın kaset kumpasıyla başa getirildiği günden beri yaptıklarının hepsi beşinci kol faaliyeti!”

Söyleyen Cumhurbaşkanı olunca işin rengi değişiyor.

‘Densiz ve cahil’ yergileri, ağır olmakla birlikte, yargı içtihatlarına göre siyasetçilerin katlanması gereken rencide edici eleştirilere giriyor. Yani ifade özgürlüğü kapsamında.

Fakat ‘beşinci kol’ tanımlaması, ağır siyasi eleştiri değil, doğrudan hukuki bir suçlama.

Sözlüklerde “Bir ülkede düşman için çalışan gizli örgüt” yazıyor karşısında.

Özellikle de Cumhurbaşkanı’nın ağzından çıktığında, artık sadece vatandaşların değil savcıların da dikkate alması gereken bir suç duyurusu anlamına gelir.

Sonuç almaz ama ‘densiz ve cahil’ nitelemelerini isterse muhatabı, hakaret davasına konu edebilir.

Fakat ‘beşinci kol’, direkt casusluk soruşturmasına konu olacak bir kriminal aktiviteye işaret ediyor. Hukuki sonuç doğurması kaçınılmaz.

Her gün önüne istihbarat raporları gelen Cumhurbaşkanı bunu söylüyorsa bir bildiği olmalı.

Milli güvenliğe yönelik açık bir tehdit ve yakın bir tehlikenin varlığıyla ilgili devletin elinde bir bilgi, tespit var demez misiniz?

Sadece polis ve savcının da konusu olmakla kalmaz. MİT’in, düşman istihbaratına ve sızmalarına karşı koyma görevi çerçevesinde Kılıçdaroğlu’nu takip ettiği sonucu çıkmaz mı?

Kılıçdaroğlu, 2010’da CHP Genel Başkanlığına seçildi.”

‘CASUSLUK ÖRGÜTÜ’

“10 yıldır ana muhalefetin başı olarak beşinci kol faaliyeti yürütüyorsa, bu CHP’yi de bir ‘casusluk örgütü’ne sokmaz mı?

İktidar-muhalefet polemiklerinde, CHP’ye ‘ihanet şebekesi, milli güvenlik sorunu’ gibi yakıştırmalarda bulunuluyordu.

Ancak ‘beşinci kol’ suçlaması yöneltmeye vardırılmamıştı atışmalar.

İktidarın kara propaganda timleri, ağzına geleni esip savurabilir. ‘Beşinci kol’ diye, sosyal medya karalamalarında ileri geri atıp tutmaya da başlamışlardı.

Bunları ihbar sayıp o zaman harekete geçmemesi; ne MİT ne polis ne de yargıyı ‘görevi ihmal’ zannı altında bırakır.

Fakat Cumhurbaşkanı’ndan duyduklarında kayıtsız kalmamalarını bekleyebilir misiniz?

Ya zaten var olan gizli istihbarat raporlarına, inceleme veya soruşturmalara dayanarak bu suçlama, en üst düzeyde kamuoyuyla paylaşılıyordur…

Yahut da raporların varlığının habercisidir, altı boş değildir ve casusluk soruşturması da yoldadır.

Aksini düşünmek akla, mantığa ve hukuka aykırı değil mi?

Öyle ya; çadır, aşiret, kabile devletinde yaşamıyoruz. Burası ne muz cumhuriyeti ne de sahipsiz yol geçen hanı…

Demokratik bir hukuk devleti, beşinci kol faaliyetine göz yumabilir, izin verebilir mi?

Casus içerdeyse kapı kilit tutmaz. 10 yıldır devam ediyormuş üstelik…

Yeni mi fark edildi, gereği nasıl yapıldı, yapılmadıysa istihbarat, yargı şimdiye neredeydi diye sorulmaz mı?”

Reklam

Önceki Haberler

Amasız fakatsız laiklik

Gezi olayları bir tesadüf değil, Cumhuriyet ve laikliğe karşı girişilen uygulamalara tepki anlamına geliyordu. Bu…

11 Nisan 2026 00:13

Laiklik ve emek mücadelesi: İşçi sınıfının neden laiklik bayrağına ihtiyacı var?

Laiklik kavramsal olarak toplumsal ve kültürel alanla ilgili görünüyor olsa bile, laikliğin din ve inanç…

11 Nisan 2026 00:07

Feminist yaklaşımlar ve laikliği yeniden hatırlamak

Cumhuriyeti, laikliği militarizm ve despotik sıfatlarıyla yaftalayan, Siyasal İslam’ın yükselişini demokrasi heyecanı ile karşılayan, karşı…

10 Nisan 2026 23:58

İnanç özgürlüğünün yanında irticanın karşısındayız

Bugüne kadar doğrudan şeriat talep etmekten kaçındılar, özgürlüklerden dem vurdular, mağduru oynadılar. Zamanı geldiğini düşündükleri…

10 Nisan 2026 23:50

İrticaya karşı laiklik

Bir kez daha laikliği gündem yaptık. Bir yandan laiklik konusunda dinci gericilerin yalanlarını ve tezlerini…

10 Nisan 2026 23:41

Laiklik Meclisi: 98 yıl önce bugün, “Devletin dini İslam’dır” hükmü Anayasadan çıkarılarak laiklik yönünde büyük bir adım atıldı

Laiklik Meclisi'nden yapılan açıklamada "karşı devrim saldırılarının önemli parçası olan “yeni anayasa” dayatması ile ülkemiz…

10 Nisan 2026 17:59
Reklam