Reklam
Kategoriler: Medya

Dilipak, Diyanet’e özerklik önerdi!

Reklam

Gerici Yeni Akit yazarı Abdurrahman Dilipak, bugünkü yazısında Dr. İhsan Şenocak’ın “Cumhuriyet inkılapları ile gasp edilen vakıf malları Diyanete teslim edilsin” fikrine katıldığını belirterek, “Benim teklifim ‘Diyanet anayasal statüde özerk olmalı” görüşünü ifade etti.

Dilipak’ın referans verdiği Şenocak son olarak bir konuşmasında, “Yani kızın şu sokaktan geçip de okula pantolonla giderken yüreğin parçalanıyor mu senin? 18 yaşında kaşını aldıran kızın üniversiteye giderken o halde, yüreğin parçalanmıyorsa vallahi kıyamet günü cehennem seni parçalayacak” ifadelerini kullanmış ve Diyanet’i yıprattığı gerekçesiyle görevden alınmıştı.

“Bugün Diyanet Hilafetin yerine ikame edilen bir kurum mu, yoksa laik devletin Müslümanları kontrol altında tutmak için yapılandırdığı bir teşkilat mı?” diye soran Dilipak, “Diyanet’in Hilafete göre büyük ölçüde tırpanlandığını iddia ederek ‘şikayet’lerini şöyle aktardı:

“Camiler devlet dairesi, imamlar memur hale getirildi. Tevhid-i tedrisat kapsamında İmam-Hatip Okulları, Kur’an Kursları ve İlahiyat fakülteleri Diyanetin elinden alındı. Zorunlu din dersleri bir ‘kültür’ olarak değerlendirildi. Dönem dönem, din adına laikliğin ezberletildiği, resmi ideolojinin dinleştirildiği ve TSE damgalı bir dinin misyonerliğine dönüştürüldüğü bir şekle sokuldu.. Hatta dini vakıflar dahi artık Diyanetin kontrolünde değil. Hilafetten gelen mali kaynaklar ise sağda-solda harcandı. Zekat ve sadakaları bile laik cumhuriyet başka kanallara aktardı. Kurban derileri bile sorun oldu, Hac ve Umre gibi dini ibadetler bile bir yanı ile Diyanetle ilişkilendirilse bile laik kurumların eline bırakıldı.”

KAMU OTORİTESİNDEN ŞİKAYET

“Tabii aynı şekilde kamu otoritesinin Diyanet üzerindeki hiyerarşik belirleyiciliğinin de sonlandırılması gerek” ifadelerini kaleme alan Dilipak devamında, şu ‘öneri’lerde bulundu:

“Diyanetin yeniden yapılandırılması aşamasında Diyanet personelinin kamu kaynaklarından maaş almasına son verilmesi gerek. Tabii aynı şekilde kamu otoritesinin Diyanet üzerindeki hiyerarşik belirleyiciliğinin de sonlandırılması gerek. Eş zamanlı olarak, dini vergilerin tahsili ve nemalandırılması noktasında bir finans kurumunun kurulması gerekecek. Aynı şekilde dini vakıflar ve daha önce Hilafete bağlı gayrimenkul ve imkânların bu kuruma devredilmesi gerekir. Buna Emaneti mukaddese ve şer-i siciller dahil.”

“Din eğitimi örgün eğitimden İmam Hatibe, Kur’an kursundan İlahiyata kadar tamamen Diyanet’in kontrolünde olması gerek. Dini Vakıf ve derneklerin, oda ve sendikaların da Diyanet çatısı altında örgütlenmesine izin verilmesi gerekecek. Diyanet kendi Media’sını da kendisi kurabilmelidir.”

Reklam

Önceki Haberler

ABD ve İran görüşmeleri Pakistan’ın İslamabad kentinde yapılacak

ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarının ardından 8 Ubatta Trump'ın "ateşkes" ilan etmesiyle başlayan süreçte Pakistan'ın…

11 Nisan 2026 13:35

“Tam bağımsız Türkiye için NATO’ya hayır!” imza kampanyasına yoğun destek

Çağrı metninde, "2026 yılında NATO Zirvesi’ne ülkemizin ev sahipliği yapmasını istemiyoruz. Temmuz ayında Ankara’da yapılması…

11 Nisan 2026 11:46

Amasız fakatsız laiklik

Gezi olayları bir tesadüf değil, Cumhuriyet ve laikliğe karşı girişilen uygulamalara tepki anlamına geliyordu. Bu…

11 Nisan 2026 00:13

Laiklik ve emek mücadelesi: İşçi sınıfının neden laiklik bayrağına ihtiyacı var?

Laiklik kavramsal olarak toplumsal ve kültürel alanla ilgili görünüyor olsa bile, laikliğin din ve inanç…

11 Nisan 2026 00:07

Feminist yaklaşımlar ve laikliği yeniden hatırlamak

Cumhuriyeti, laikliği militarizm ve despotik sıfatlarıyla yaftalayan, Siyasal İslam’ın yükselişini demokrasi heyecanı ile karşılayan, karşı…

10 Nisan 2026 23:58

İnanç özgürlüğünün yanında irticanın karşısındayız

Bugüne kadar doğrudan şeriat talep etmekten kaçındılar, özgürlüklerden dem vurdular, mağduru oynadılar. Zamanı geldiğini düşündükleri…

10 Nisan 2026 23:50
Reklam