Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü soruşturma kapsamında TELE1 Ankara Temsilcisi İsmail Dükel ile Odatv Ankara Haber Müdürü Müyesser Yıldız dün gözaltına alındı. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü soruşturmanın Milli Savunma Bakanlığı’nın şikâyeti ile başlatıldığı ve 2 gazetecinin 4 ay boyunca dinlemeye alındığı ortaya çıktı.
‘Askeri casusluk’ iddiasıyla gözaltına alındığı soruşturmanın Milli Savunma Bakanlığı’nın şikâyetiyle başlatıldığının ortaya çıkmasının ardından gazeteci Müyesser Yıldız’ın avukatı Mustafa Güler açıklama yaptı.
Sabah Gazetesi’nin Yıldız hakkında yaptığı haberi hatırlatan Güler, Yıldız’ın avukatının ulaşamadığı bilgileri servis edilen haberle öğrendiklerini ifade ederek, “Soruşturmayı yürüten Sayın Başsavcı Vekili ve Ankara Cumhuriyet Başsavcısı ile görüşme taleplerimiz meşgul oldukları gerekçesiyle cevapsız bırakıldı. Kısıtlılık kararı olduğu gerekçesiyle avukatına dosya hakkında bilgi verilmezken, gazeteci müsveddesi bazı şahısına dosyanın içeriğini gazetelerde yazdılar, televizyonlarda konuştular. Dokuz yıl önce Samanyolu Tv, Zaman ve Taraf Gazetesinin yaptığını yaptılar, dosya içeriğini köpürterek medyatikleştirip algı oluşturmaya çalıştılar” diye konuştu.
Yıldız hakkındaki “casusluk” suçlamasına kimsenin inanmayacağının altını çizen Güler, gözaltına gerekçe gösterilen telefon görüşmelerini şöyle değerlendirdi: “Müyesser Yıldız’dan casus yaratmaya çalışanlara sözümüz şudur ki; Müyesser Yıldız’ın casusluk yaptığına bizi inandırmazsınız. Sözüm ona basından öğrendiğimiz kadarıyla, ‘İstanbul’da çok önemli bir subay Libya Harekat Planlarını, İdlip Planlarını Müyesser Yıldız’a verdi’ şeklinde hezeyanlarınıza inanmamızı beklemeyeniz. Biz de yılarca askerlik yaptık, İstanbul’da görevli değil bir astsubayda, bir generalde dahi bu planların olmayacağını bilecek kadar tecrübe sahibiyiz.”
Yıldız’ın her gün Ankara Adliyesi’nde haber peşinde olduğunu ve evinden gözaltına alınmasına yönelik talimatı veren savcının da bunu bilgini kaydeden Güler, Yıldız’ın çağırılması halinde kolayca ifade verebileceğini vurgulayarak, şunları ekledi: “Hukuksuzluk bu kadarla da kalmadı. Evini aramaya gelen kolluk görevlileri avukatına haber vermesine müsaade etmediler. Ev halkının tümünün bilgisayar ve telefonlarına el koydular. Üstelik kanunun açık hükmüne rağmen imaj alma zahmetini dahi göstermediler. Olayı haricen öğrenip arama mahalline gelen avukatına dosyada kısıtlılık olduğu gerekçesiyle CMK’nın 153. maddesinin açık hükmüne rağmen arama-el koyma tutanağının bir suretini vermediler. Oysa 9 yıl önce, FETÖ’cü kolluk gözaltı yapmaya geldiğinde avukatına haber vermiş, bilgisayarların imajını almıştı. Bu vesileyle bir daha belirtmek isteriz ki Müyesser Yıldız casus değildir; bedeni küçük, yüreği büyük bir gazetecidir.”
Bu haber en son değiştirildi 9 Haziran 2020 21:57 21:57
Toplumda CHP içindeki iktidar kavgasının, AKP’nin Kılıçdaroğlu’nu figüran olarak kullanarak CHP’yi bölme hamlesinin ve bunun…
Şili'de 1973'teki Augusto Pinochet darbesinin ardından öldürülen devrimci müzisyen Víctor Jara'nın cinayetinden hüküm giyen son…
AKP'li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ahbap Derneği soruşturmasına ilişkin, "Kimlerin kimlerle hangi çarpık ilişkiler içinde…
İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz, "İran'ın enerji altyapısına saldırılar düzenlemeyi çok istiyoruz ancak ABD, İran'ın…
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, Kürt meselesinin çözümüne yönelik yasal düzenlemenin son aşamaya…
Lüksemburg, İsrail'in tahvil ihracı için gereken prospektüs onayını yenilememe kararı aldı. Bu karar, uluslararası hukukun…