Küçük, Türkiye gazetesinde ‘Muhaliflere kötü haberim var, Simit Sarayı batmıyor’ başlığıyla yayımlanan yazısında “Daha önce burada yazdım. Hiçbir Türk şirket batmasın. Şirketin sahibinin kim olduğunun önemi yok. Eğer bir Türk şirketi binlerce insanı çalıştırıyorsa, oradan binlerce aile ekmek yiyorsa şirketler varlıklarını sürdürmeli” ifadesini kullandı.
Küçük şöyle devam etti:
“Ne yazık ki bazı muhalifler önceki haftalarda Simit Sarayı batsın istiyorlardı. Yanlış algılarla Türkiye’nin 2000’lerdeki büyük markasını yok etmek için uğraştılar. Çok şükür Simit Sarayı ayakta.
10 gün önce Simit Sarayı Yönetim Kurulu Başkanı Abdullah Kavukcu bir açıklama yaptı ve ’Simit Sarayı 2020 yılında da her yıl olduğu gibi büyümeye, üretmeye devam edecek ve sağladığı istihdamla yüzlerce iş ortağıyla birlikte ülke ekonomisi için katma değer üretmeyi sürdürecektir’ dedi.
Kavukcu açıklamasında ’Simit Sarayı’nın ön şartı her zaman ağırlık hisselerinin ve markanın yerli kalması olmuştur. Bu kapsamda Ziraat Girişim Sermayesi ile yatırım ortaklığına dair görüşmeler yapılmıştır. Girişim Sermayesi Yatırım Ortaklığı’na hisse devri için Rekabet Kurumu’na başvuru da Simit Sarayı tarafından yapılmıştır ancak gelinen aşamada bir ortaklık söz konusu olmamıştır’ dedi.
2020 yılında sadece anlaşması yapılmış olan 150 mağaza kısa sürede faaliyete başlayacak. Simit Sarayı son üç yılda 163 milyon dolar ihracat gerçekleştirmiş ve TİM Hizmet ihracatı sıralamasında hep ilk 3 sırada yer almış.
Simit Sarayı’nın 2018 yılı bağımsız denetçi raporuna göre yarattığı ciro 1,1 milyar TL olarak belirtilmiştir. Bu ölçekteki bir marka, öz kaynaklarıyla büyümesinin yanı sıra, oluşturduğu katma değer ve kredibilite göz önünde bulundurulduğunda, büyüme potansiyelini değerlendirmek üzere banka finansman desteği almış.
Simit Sarayı bugüne kadar yasal kriterlerin izin verdiği, ülkemiz için marka değeri oluşturan şirketlere verilen Turquality kapsamında, 25 ülkeye yaptığımız yatırımlar için, son 6 yılda toplam 23 milyon 237 bin 608 TL’lik destek almış. Bugüne kadar birçok yabancı devlet fonu başta olmak üzere yerli/yabancı fondan teklif alan Simit Sarayı’nın ön şartı markanın yerli kalması olmuştur.
Simit Sarayı bu ülkenin millî şirketidir. Yeni mağazalar açmaya ve büyümeye devam edecektir. Sadece Simit Sarayı değil bizim olan her firmayı korumalı ve yaşatmalıyız. Koç, Sabancı ve diğer TÜSİAD şirketleri buna dâhil.”
Bu haber en son değiştirildi 6 Ocak 2020 11:06 11:06
Avukatlar Sendikası tarafından Gürlek'in sözlerine dair yapılan açıklamada "avukatların tutuklularla cezaevinde görüşmelerine kısıtlama getirilmesi gerektiğine…
TGRT Haber Ankara Temsilcisi Fatih Atik, CHP kurultayına ilişkin davada “mutlak butlan” kararı çıkabileceğini ve…
DEM Parti İmralı Heyeti, İmralı’da PKK lideri Öcalan ile bir görüşme gerçekleştirdi. Heyetin, bu temas…
Yeni Ülke Dergisi'nin çağrısıyla düzenlenen “Türkiye’nin Aydınlık Geleceği İçin Ne Yapmalı?” TELE1 Genel Yayın Yönetmeni,…
Adalet Bakanı Akın Gürlek, 2026’da yürürlüğe girmesi planlanan sosyal medya düzenlemesiyle hesaplara kimlik ve cep…
Eski İçişleri ve Adalet Bakanı Mehmet Ağar geçen hafta yeni İçişleri Bakanı Mehmet Çiftçi'nin ilk…