Yandaş yazar Aktay: 15 Temmuz, insanları İslami cemaatlerden soğuttu, yeni bir sekülerleşme dalgası yarattı
AKP Genel Başkan Danışmanı Yasin Aktay, İstiklal Marşı’nın şairi Mehmet Akif Ersoy’un 85. yıldönümü nedeniyle kaleme aldığı “Akif vesilesiyle, açılacak bir dosya varsa buradan başlayalım” başlıklı yazısında “Milli Mücadele tarihi Mustafa Kemal’in sonradan açık ettiği düşünce ve siyasi tutumu baz alarak yazılamaz” ifadelerini kullandı.
“Akif’in tam vefatının 85., İstiklal Marşı’nın da yazılışının 100. yıldönümünde Türkiye’nin Milli Mücadele hareketine dair bir tartışma açmanın aslında hayırlı bir tarafı vardır” diyen Aktay, Kurtuluş Savaşı döneminde Mustafa Kemal’in de İslami değer ve sembolleri referans gösterdiğini yazdı.
Aktay, “Bu gerçeğe rağmen muhafazakâr kesimin Kurtuluş Savaşı’na katılmamış olduğunu bugün söyleyebilenler ağaç kovuğundan çıkmış gibi bu ülkeye yabancı. O gün Kurtuluş Savaşı’nda muhafazakâr kesimden başkası mı vardı?” dedi.
Millî Mücadele hareketine karşı muhalefetin de dini gerekçeler ve argümanlarla yapıldığını yazan Aktay, “Bu, muhafazakâr kesimin katılmadığını değil, bilakis muhafazakâr, İslamcı düşüncenin o günün bütün toplumunda en baskın anlayış olduğunu gösteriyor ki bütün taraflar bu anlayışa en uygun olduklarını ispatlama yarışı içine giriyorlardı.” görüşünü dile getirdi.
“Millî Mücadele hareketinden sonra olanlar ise bu ülkenin trajedisidir. “ diyen Aktay, yazısına şöyle devam etti: “Kendisine karşı savaş verilmiş tek dişi kalmış canavarın bütün kültürüne teslim olunmuştur. Denize atılan düşmanın kültürü, inancı, değerleri, yazısı, giyim-kuşamı devrim denilerek ithal edilmiştir. Bu ülkenin dini ve manevi değerlerine adeta bir cadı avı başlatılarak din eğitimi sonlandırılmış, Millî Mücadele hareketinin öncüsü konumundaki ulema itibarsızlaştırılarak toplum dışına itilmiş, uğruna Kurtuluş Savaşı başlatılan başörtüsü aşağılanmıştır.
Bütün bunlar elbette muhafazakâr kesimin onayıyla değil, onlara rağmen, direnenlerin hayatları ve itibarları pahasına yapılmıştır. Olup bitenlerde hiçbir demokratik boyut olmamıştır. Millî Mücadele hareketinin ahitnamesi olan İstiklal Marşı’nın büyük şairi, mücadelenin kahramanı, insani kalite açısından geçilemeyecek yüksek seciyeye sahip Mehmet Akif Ersoy’un peşine hafiye takılarak taciz edilmiş ve ülkeyi terk etmeye mecbur bırakılmıştır.
Ortada açılması gereken bir dosya varsa budur. Yani sonraki yıllarda İstiklal Marşı’nın şartlarından, ruhundan ve anlamından şu veya bu nedenlerle gerçekleşmiş olan sapmadır. Mustafa Kemal’in sonradan açık ettiği düşünce ve siyasi tutumunu baz alarak Milli Mücadele’nin tarihi yazılamaz. Yazılacaksa tahrif edilmemiş, elimizdeki ortak referans metin olarak İstiklal Marşı baz alınarak yazılacaktır.”
Bu haber en son değiştirildi 29 Aralık 2021 12:17 12:17
ABD'nin İran'a ait 2 ticari gemiye saldırarak el koymasının ardından, İran'dan misilleme saldırıları geldi. İran…
Gülistan Doku soruşturmasında tutuklanan dönemin Valisi Tuncay Sonel'in 2003 yılında kaymakamlık yaptığı Vize'de ziyaret ettiği…
Gülistan Doku soruşturması kapsamında Tunceli'nin Pertek ilçesine bağlı Koçpınar Köyü’nde yapılan yeraltı taramasında “mezar görüntüsünde”…
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Para Politikası Kurulu, politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale…
Bu zihniyetin eğitimdeki somut karşılığı ise Yusuf Tekin’dir. Okulları ideolojik birer kamplaşma alanına çeviren Tekin,…
CHP'nin uzun süredir istediği erken seçim talebine ilişkin AKP'de konuşulan tarih öğrenildi. Erdoğan'ın tekrar aday…