Reklam
Kategoriler: Gündem

“Biz olmazsak mafya çökecek” diyen Ağar, “Yalıkavak Marina’dan kovuldu” iddiası

Reklam

Ülkücü mafya lideri Sedat Peker’in videolarındaki açıkalamalar ve iddialardan dolayı adı sıkça gündeme gelen Mehmet Ağar’ın Yalıkavak Marina’daki görevinden kovulduğu iddia edildi.

Odatv’deki iddiaya göre, marinaya yakın kaynaklar, Mehmet Ağar’ın görevden alındığını ileri sürdü. Yalıkavak Marina yetkilileri ise konuyla ilgili bilgilerinin olmadığını söyledi.

2014’te marinanın yönetimine bugün AKP Milletvekili olan eski İçişleri Bakanı Mehmet Ağar’ın oğlu Zülfü Tolga Ağar girdi. Gurbanoğlu, marinadaki hisselerin bir bölümünü 2016 yılında sattı.

Aradan bir yıl geçtikten sonra Gurbanoğlu, otel ve marinanın değerinin altında hatalı biçimde devrinin gerçekleştirildiği iddiasıyla Palmarina Holding ve RSR Holding’e dava açtı.

Marina’nın yönetim kurulunda üye olarak AKP Milletvekili Tolga Ağar, başkan olarak da Mehmet Ağar yer alıyordu.

BURAYA MAFYA ÇÖKECEK

Sedat Peker, ilk videolarında eski İçişleri Bakanı Mehmet Ağar’ı FETÖ’den ceza alıp tahliye edilen Palmali Holding’in sahibi Mübariz Mansimov Gurbanoğlu’na kumpas kurmakla suçladı. Peker’in iddiasına göre; Ağar, Mansimov’u tehdit ederek Bodrum’daki Yalıkavak Marina’ya el koymuştu.

Sedat Peker’in iddialarını yanıtlayan Mehmet Ağar ise, “Rica üzerine yönetici olarak buradayım. Bizi buradan uzaklaştırınca yapılacak olan da belli: Buraya mafya çökecek” dedi.

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Ağar’ın ifadelerine tepki gösterdi. Geçen gün bir televizyon kanalının canlı yayınına katılan Soylu, Mehmet Ağar gibi daha önce devlette görev yapmış birinin Yalıkavak marinada görevinin olmaması gerektiğini söyledi. Soylu “Ben olsam 48 saat içinde bırakırım” dedi.

AĞAR’DAN KONUYA İLİŞKİN AÇIKLAMA

Muğla’nın Bodrum ilçesinde yaşamını sürdüren ve yaklaşık iki hafta önce ameliyat olan Mehmet Ağar, Sözcü’ye iddialarla ilgili konuştu. Ameliyat olduktan sonra İstanbul’daki evinde dinlendiğini belirten Ağar, şunları söyledi:

“Yeni ameliyat olup hastaneden çıktım, İstanbul’da evimdeyim. Benim Bodrum’da ne işim var. Hastaneden yeni çıktım evdeyim. Ben bu olaylar başladığı anda Yönetim Kurulu Başkanlığı’ndan ayrılmak istediğimi ifade ettim. Onlar belki bu hastalık dolayısıyla bir jest yaptılar bana.

Bugüne kadar bekletmişlerdi. Ama konular çıktığı anda herkes rahatlasın diye bir dilekçe vermiştim, kapatsınlar diye konuyu. Yani ayrılmak istediğimi 10-15 gün evvel önce beyan etmiştim ben. Ne yaptılar bilmiyorum. İşin doğrusu ilgilenecek vaktim de zamanım da yok.”

Bu haber en son değiştirildi 28 Mayıs 2021 14:37 14:37

Reklam

Önceki Haberler

Amasız fakatsız laiklik

Gezi olayları bir tesadüf değil, Cumhuriyet ve laikliğe karşı girişilen uygulamalara tepki anlamına geliyordu. Bu…

11 Nisan 2026 00:13

Laiklik ve emek mücadelesi: İşçi sınıfının neden laiklik bayrağına ihtiyacı var?

Laiklik kavramsal olarak toplumsal ve kültürel alanla ilgili görünüyor olsa bile, laikliğin din ve inanç…

11 Nisan 2026 00:07

Feminist yaklaşımlar ve laikliği yeniden hatırlamak

Cumhuriyeti, laikliği militarizm ve despotik sıfatlarıyla yaftalayan, Siyasal İslam’ın yükselişini demokrasi heyecanı ile karşılayan, karşı…

10 Nisan 2026 23:58

İnanç özgürlüğünün yanında irticanın karşısındayız

Bugüne kadar doğrudan şeriat talep etmekten kaçındılar, özgürlüklerden dem vurdular, mağduru oynadılar. Zamanı geldiğini düşündükleri…

10 Nisan 2026 23:50

İrticaya karşı laiklik

Bir kez daha laikliği gündem yaptık. Bir yandan laiklik konusunda dinci gericilerin yalanlarını ve tezlerini…

10 Nisan 2026 23:41

Laiklik Meclisi: 98 yıl önce bugün, “Devletin dini İslam’dır” hükmü Anayasadan çıkarılarak laiklik yönünde büyük bir adım atıldı

Laiklik Meclisi'nden yapılan açıklamada "karşı devrim saldırılarının önemli parçası olan “yeni anayasa” dayatması ile ülkemiz…

10 Nisan 2026 17:59
Reklam