Reklam
Kategoriler: Sosyalist Kültür

SOSYALİST KÜLTÜR | Yoldaşımız Kuzgun Acar 93 yaşında!

Reklam

Sertaç Canbolat

Bugün Kuzgun Acar’ın doğum günü… Ve nasıl ki Sovyetlerin süprematistleri, prolekültü vardır, bu ülkede de çok somut bir Kuzgun Acar soyutu vardır.

Bu çok basit çerçeveye gelmek için önümüzde bir zorluk var; sanat tarihinde konuşulması gereken koca bir başlığı sade bir çerçeveye indirgeyerek konuşmak kolay değil, hele de bu sanat tarihi dizilerle sınırlanmış ve düzleşmiş olan gündelik hayatımızın dışında kalıyorsa…

Kuzgun hangi açılardan “önemli değildir” bizim açımızdan? Örneğin önemi aldığı ödüllerden kaynaklanmıyor (Bugün sanatçıların rüyalarını süsleyebilecek ödüller, sadece kelime olarak “ödülden” bahsetmiyorum), bizim açımızdan… Önemi, Giacometti’nin seçiciler kurulunda Bienal ödülünün Somaini’nin yerine Kuzgun’a verilmesini istemesinden kaynaklanmıyor, bizim açımızdan… Paris’te Türkiye’dekinden daha fazla tanınması değil, bizim açımızdan… Heykel sanatına kattığı kümes teli malzemesi değil, bizim açımızdan… Burada daha da sayılabilecek başka maddeler başarılı bir sanat marketing’i yürütmeyi hedefleyen sanatçılar ve sanatı da kendi piyasası içinde kavrayanlar için “önemli” olabilir. Bunların tamamı “ikincil” önemdedir, bizim açımızdan, sanatı ve sanatçıyı var eden değil, hayatın içinde şu veya bu şekilde gerçekleşebilecek şeyler. Yeni bir malzemeyi bir sanat dalına kazandırmak bile “ikincil” derecededir, bir ana hat içinde kendi doğalında gelişebilecek sıradan ve gündelik yaşama dair bir şey. Dolayısıyla bunlar olmasaydı da Kuzgun aşağıdaki asal hat yüzünden önemlidir, bizim açımızdan…

O halde burada sanat ve sanatçı bağlamında daha en başa en keskin ayrım çizgimizi çekiyoruz. Sanatın ne olduğundan ziyade öncelikle sanatçının sanatını hayata nasıl konumlandırdığı… İşte bu noktada Kuzgun kendisini ve sanatını şöyle konumlandırıyor: “Önce kendi işimde devrimci olmaya çalışıyorum. Kaçınılmaz bir şey bu. Ben kendi heykelimde bir şey beceremiyorsam bir yeni tad, bir yeni koku, bir yeni inanç koyamıyorsam, kime ne söyleyeceğim ki ben (…) Çok büyütülüyor aslında. Sanat, sanat, sanat… Ne oluyoruz ki yani. Hani bir adamın İstanbul-Ankara otobüsünü götürmesi herhalde benimkinden daha güç bir şey. Ben biraz daha kolay idare ediyorum. Ve ben onun heykelini yapmak istiyorum. Onun heykelini yapmak istiyorum. Onun heykeli de biraz sivri demir, biraz çelik sivriler, sivriler ve batıcılar ve bilmem ne, bilmem ne, bilmem ne… Onun heykelini yapmaya uğraşıyorum ve onun heykeli hareket. (…) E siz bir yere varmışsınızdır. O halk sizi yontar zaten. Aslında bize heykeltıraş diyorlar. Tamam, doğru biz yontuyoruz bazı şeyleri ama aslında bizi yontan sokaktan geçen adamdır. O hesabını sorar adamdan. Bu açık. Bunu o kadar uzun yıllardır, en azından bir 27 yıldır yaşadım. Ben bilmiyorum, ben mi heykel yonttum, beni mi halk yonttu.”

Bu sözler, Türkiye İşçi Partisi’nin  çalışmalarında köy köy gezip film gösterimleri yapan, 50 yaşını görememiş bir sanatçının hayatındaki devrimi sanatına, sanatındaki devrimi halkın yoluna nasıl bir hat olarak ördüğüne dair açık, sade ve aydınlık ilkeler olarak karşımızda duruyor.

Dolayısıyla sanat eserinin ideolojisi sadece eserin somutluğunda bulguladığımız tanıdık görüntülerle ve görüntülerde sınırlı değildir. Sanat eserinin ideolojisi, o eserin gerçek hayatta varoluş süreçlerine dair bütüncül bir tahlilin sonucudur. İşte bu yüzden halkına film gösterimlerini taşıyan Kuzgun’un sivriliklerle Ankara-İstanbul otobüsünün şoförünün hareketini soyutlamasındaki ideoloji, kendisiyle sanatını, sanatıyla kendini var edişinin bütünündedir. Görüldüğü üzere “sanatçı”, Kuzgun’da günümüzdeki gibi bir etiket ve kartvizit olmadığı gibi “sanat” da onda maddi getirisiyle öne çıkan dekoratif işleri ve kültürel sermayeyi üretmenin sıfatı değildir.

Günümüzün kapitalist Türkiye’sinde kurmaca bir gelecekteki sosyalizmin sanatını konuşmak anlamlı olmayacaktır ama günümüzün aynı kapitalist Türkiye’sinde Kuzgun’un sanat hattını konuşmaya başlamak sanat üzerine söylenebilecek her şeyin hangi ideolojik çerçevede nasıl tahlillendirileceğine dair ışık tutacaktır.

Doğum günün kutlu olsun Kuzgun Acar!

Not: Alıntılar için, Kuzgun’un biyografisine ve düşüncelerine dair en kapsamlı kaynak olan ve editörlüğünü Murat Ural’ın üstlendiği “Kuzgun Acar” kitabından (İş Bankası Yayınları) yararlanılmıştır.

Bu haber en son değiştirildi 28 Şubat 2021 12:27 12:27

Reklam

Önceki Haberler

TKH MK Üyesi Kurtuluş Kılçer: Haydut ABD ile stratejik müttefiklik olmaz!

TKH MK Üyesi Kurtuluş Kılçer "Trump’ın “petroller bizim” diyerek Venezuela’ya ait kaynakları açıkça gasp etmeyi…

10 Ocak 2026 18:08

ABD’nin Venezuela müdahalesi

TKH MK Üyesi Kurtuluş Kılçer, Komünistler Diyor Ki'de ABD'nin Venezuela'ya dönük saldırısını değerlendirdi.

10 Ocak 2026 17:59

TKH’den NATO’ya karşı imza kampanyası

TKH tarafından yapılan çağrıda "Tam bağımsız Türkiye için NATO’dan çıkılmalı, bütün NATO ve Amerikan üsleri…

10 Ocak 2026 15:39

İsrail, Suriye’ye yönelik işgalin devam edeceğini açıkladı

İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz, işgal altındaki Golan Tepeleri'nde bulunan Cebel eş-Şeyh'teki (Hermon Dağı) İsrail…

9 Ocak 2026 18:01

Cihatçı Colani, Barzani’yi aradı: Kürtlerin tüm haklarını garanti ediyoruz

Halep'te Şam güçlerinin çoğunlukla Kürtlerin yaşadığı mahallelere saldırmasıyla ilgili Mesud Barzani'yi arayan Colani'nin, "Kürtler Suriye'nin…

9 Ocak 2026 17:01

Terörsüz Türkiye Süreci’ne destek hızla düşüyor

Gazeteci Nuray Babacan, iktidara yakın anketlerde İmralı ziyaretinden sonra açılım sürecine desteğin yaklaşık 14 puan…

9 Ocak 2026 16:31
Reklam