Reklam
Kategoriler: Bilim TeknikYaşam

TÜBİTAK’tan kritik müsilaj açıklaması: Ege kıyıları da risk altında

Reklam

Türkiye Deprem Platformu’nun “Kuşadası Körfezi İçindeki Fayların Depremselliğinin ve Aktif Tektonik Özelliklerinin Yüksek Çözünürlüklü Deniz Tabanı Ölçümleri ile Belirlenmesi Projesi” kapsamında 31 Mayıs’ta sefere çıkan TÜBİTAK MARMARA araştırma gemisi, ilk seferini bugün tamamlayarak İzmir Alsancak Limanı’na döndü.

‘TÜBİTAK MÜSİLAJ KONUSUNDA GÖREV SAHİBİ’

Gemiyi karşılayan TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Hasan Mandal, basın mensuplarının sorularını yanıtlarken, Marmara Denizi’nde meydana gelen müsilaj tehlikesini değerlendirdi. Mandal, “Marmara Denizi’miz şu an bir göl noktasında davranış gösteriyor. O yüzden risk boyutu yüksek. Ama buna sebep veren gerekçeler Ege Denizi kıyılarında da olduğu sürece tabii ki aynı risk orada da yaşanabilir” dedi.

Prof. Dr. Hasan Mandal, TÜBİTAK olarak bu konuda verilen görevlerin olduğunun altını çizdi. Prof. Dr. Mandal, “Bu sefere çıkarken tek gündemimiz depremle ilgili aktif fay hatlarının incelenmesiydi ama hemen o esnada Marmara Denizi’ndeki müsilaj konusu gündeme geldi. Geçen hafta Sayın Cumhurbaşkanımız ifade ettiler; TÜBİTAK’a verilen bir görev vardı Çevre ve Şehircilik Bakanlığımız tarafından. TÜBİTAK’ın üzerine aldığı görev çerçevesinde öncelikle bu bölgeden değişik numuneler alındı müsilaj odaklı ve bunlarla ilgili olarak iki grup çalışma yapılması istendi. Bunlardan bir tanesi bunun analizi, hem fiziksel, hem kimyasal hem de toksikolojik anlamında. Bu çalışmaların önemli bir kısmını tamamladık. Hafta ortasında tamamını Çevre ve Şehircilik Bakanlığımıza teslim etmiş olacağız. İçinde toksik maddeler var mı, metal var mı? Bunların bilimsel veriye dayanması lazım. Bizim şu an elimizde veriler var ama açıklayacak olan kurum Çevre ve Şehircilik Bakanlığımız. Bunun yanında ikinci çalışma olarak da şu an bunun bertarafı konuşuluyor tabii ama bu sürecin yanında bu bir biokütle olarak kullanılabilir mi, gübre olarak kullanılabilir mi? İkinci kapsamda da bu çalışma TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezince gerçekleştiriliyor. Diğer kurumlarımızla da iş birliğindeyiz. Bakanlığımızın bugün ilan edilen genelgesi var. Bu süreçte katkı vermeye devam edeceğiz. Marmara Belediyeler Birliği tarafından oluşturulan bir bilim kurulu olacak. Oraya katkı vermek için kısa dönemde, yani 3 ay gibi bir sürede, orta dönem 1 yıl ve 3 yıllık uzun dönemde neler yapılabileceğini paylaştık” açıklamasında bulundu.

Müsilaj konusunda TÜBİTAK olarak mühendislik odaklı çözüm vurgusu yapan Prof. Dr. Mandal, “Biz süreci şöyle görüyoruz; bu sürecin üç boyutu var. Bir tanesi yasal yaptırımlar süreci. Bilinen gerçek, ilk defa karşılaşmıyoruz. Yaşanan sürecin devamı boyutunda bakıldığında tedbirlerin alınmasına yönelik hem bakanlığımız hem belediyelerimizin yapması gereken bir süreç var. İkinci boyut hızlı bir çözüm noktası; mühendislik odaklı çözüm. Bizim kurumumuzu ilgilendirecek olan bu sürecin bir bilimsel çalışmaya dayanması gerekiyor. Çünkü veri olmadan korumak anlamlı olmuyor. Yaşanan Covid döneminde de aynı şey geçerliydi” dedi.
Çözüm olarak sadece bugün değil Marmara Denizi’nin geleceğini de kurtarmak gerektiğine dikkat çeken Prof. Dr. Mandal, “Şu an karşılaştığımız müsilaj; ama bunu oluşturan bileşenler ne. Şu an en çok bilinen deniz suyunun ısınması, o sürecin içindeki azot ve fosfor odaklı zenginlik. Müsilajın dışında birçok karşılaşabileceğimiz, yosunların oluşturduğu başka şeyler de var. Biz sadece müsilajı yüzeyden kaldırdık değil. Bunun derinliği var. Bunun geleceği var. Bilim temelli çözümler olmalı. Yoksa alınacak tedbirler belki bugün için hızlı çözüm ama Marmara Denizi’nin geleceği korunmak isteniyorsa çözümlerin sadece bugün değil geleceği de kurtarmış olması için bilim temelli çözüm olmalı” diye konuştu.

EGE KIYILARI İÇİN DE MÜSİLAJ RİSKİ VAR

Marmara Denizi’ndeki müsilajın Ege Denizi’ni etkileme riskini de değerlendiren Prof. Dr. Mandal, “Marmara Denizi’miz şu an bir göl noktasında davranış gösteriyor. O yüzden risk boyutu yüksek. Ama buna sebep veren gerekçeler Ege Denizi kıyılarında da olduğu sürece tabii ki aynı risk orada da yaşanabilir” diye konuştu.

Basın mensuplarının araştırma gemisinin müsilaj ile ilgili araştırma yapıp yapmadığı ile ilgili sorusunu da yanıtlayan TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Hasan Mandal, “TÜBİTAK Marmara gemisi için müsilaj kelimesi 31 Mayıs için yoktu. Araştırma gemimiz bu bölgede, Marmara Denizi’nde yerini alacak kendisine verilen görev dahilinde. Bu sefere çıkarken tek gündemimiz depremle ilgili aktif fay hatlarının incelenmesiydi. Ama hemen o esnada Marmara Denizi’ndeki müsilaj konusu gündeme geldi” dedi.

Reklam

Önceki Haberler

AKP’li Özlem Zengin gelen tepkiler sonrası “Kadınlar Yan Yana Geleceği Konuşuyor” konferansına katılmaktan vazgeçti

Şeker, “Ancak sizler de programda görmüşsünüzdür bu değişikliği. Sayın Özlem Zengin son anda katılamayacağını belirtti…

1 Kasım 2026 15:46

Fon soruşturmasında yeni gelişme: Dünya gazetesinin sahibi Umut Güner gözaltına alındı

Güner'in gözaltına alınmasının, Dünya Holding ile Bulls Yatırım Holding arasındaki ortaklık ilişkisiyle bağlantılı olduğu öne…

1 Kasım 2026 15:40

Oradan buradan

Çünkü, birçok mağduriyetler yaratan hukuksuzluk ve adaletsizliklerin ortada olduğu bir durumda Adalet Bakanlığı’nın varlığı bile…

1 Kasım 2026 13:37

Pusula: Postmodern saltanat

Bu haftaki pusulamızda tek adam rejimi ile saltanat ilişkisini ele aldık. 1 Kasım 1922, saltanatın…

1 Kasım 2026 11:56

Saltanattan cumhuriyete

Yüz yılı geçen bir süreye ilişkin yapmaya çalıştığımız tarih anlatısı, aslında bugüne de ışık tutmaktadır.…

1 Kasım 2026 11:51

Türkiye 1’den büyüktür: Yeni cumhuriyet için notlar

Anayasa tartışmalarının ekseni "demokrasi", "barış", "milli egemenlik" gibi soyut ama kullanışlı hedeflerin etrafında şekillenemez. Ortada…

1 Kasım 2026 11:44
Reklam