Bakanlık yatılı okulları kapatarak çocukları cemaat yurtlarına mahkum etti
Ortaokul çağındaki çocukları tarikat ve cemaat yurtlarına mahkum eden eğitim politikaları, Temel Eğitim Genel Müdürlüğü’nün yıllık raporlarına yansıdı. Uzmanların, “Kapatılan yatılı bölge okulları nedeniyle çocuklar cemaat yurtlarına gitmek zorunda kalıyor” uyarısını yok sayan bakanlık, yüzlerce yatılı ortaokulun kapısına kilit vurdu.
BirGün’den Mustafa Bildircin’in haberine göre Milli Eğitim Bakanlığı Temel Eğitim Genel Müdürlüğü’nün yıllık faaliyetlerini içeren raporlarında, 2009-2010 döneminde 574 olan yatılı bölge ortaokul sayısı 286’ya kadar düştü. Toplam 288 yatılı ortaokulun kapatılması nedeniyle 195 bin olan yatılı kapasite de 81 bine indi. Yatılı bölge okullarının kapasitesinde 10 yılda yaşanan erime 114 bin 402 olarak kaydedildi.
Yaşadığı yerde okul olmadığı için yatılı bölge ortaokuluna giden öğrenci sayısı 2010 yılında 148 bin 463 ile ifade edilirken öğrenci sayısı 2021’de 34 bin 449 oldu. Yatılı bölge okullarındaki 34 bin 449 öğrencinin 16 bin 114’ünün kız, 18 bin 335’inin ise erkek öğrencilerden oluştuğu bildirildi.
Yatılı bölge ortaokulu sayısında yıllara göre yaşanan gerileme, raporlara şöyle yansıdı:
• 2009-2010: 574
• 2011-2012: 492
• 2013-2014: 429
• 2015-2016: 341
• 2017-2018: 312
• 2019-2020: 286
Yatılı bölge ortaokullarındaki yatılı kapasitede yaşanan gerileme ise 2010, 2013, 2016, 2019 ve 2020 yıllarında şöyle gerçekleşti:
• 2010: 195 bin 573
• 2013: 141 bin 155
• 2016: 106 bin 5
• 2019: 86 bin 418
• 2020: 81 bin 171
Temel Eğitim Genel Müdürlüğü’nün raporunda, öğrencileri evlerinden kilometrelerce uzaktaki okullara mecbur bırakan politikaların getirdiği taşımalı eğitimden de övgüyle söz edilmesi dikkati çekti. Müdürlüğün, “Üstünlükler” arasında sıraladığı taşımalı eğitim ile ilgili söz konusu raporda, “Eğitime erişime imkan sağlıyor” değerlendirmesinde bulunuldu.
***
Kitap basım maliyeti katlandı
Temel Eğitim Genel Müdürlüğü’nün birim faaliyet raporunda, ücretsiz dağıtılan ilköğretim kitapları için harcanan tutarlar da paylaşıldı. Büyük oranda ithal edilen kağıdın getirdiği mali yükü ortaya koyan veriler, şöyle sıralandı:
• 2017: 135 milyon 588 bin kitap için 257 milyon 146 bin TL.
• 2018: 91 milyon 588 bin kitap için 472 milyon 52 bin TL.
• 2019: 89 milyon 318 bin kitap için 497 milyon 968 bin TL.
• 2020: 85 milyon 339 bin kitap için (KDV hariç) 301 milyon 460 bin TL.
10 gündür cezaevinde tutulan ve 5 gün önce açlık grevine başlayan Başaran Aksu hakkında tahliye…
SDG'nin elebaşı Mazlum Abdi, Şam’la entegrasyon, yeni parti hazırlığı, anayasa süreci ve Türkiye’nin Suriye’deki rolüne…
Eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, "yurt dışındaki şirketlere kayıt dışı para aktarıldığı" iddialarına…
Ankara'da tutuklanarak Sincan Cezaevi'ne gönderilen ve 5 gün önce açlık grevine başlayan Bağımsız Maden-İş Örgütlenme…
PKK yöneticisi Cemil Bayık, demokratikleşme adımlarının atılmaması halinde sürecin tıkanacağını ve sorumlusunun iktidar olacağını söyledi.…
Milli Savunma Bakanlığı Silivri'de kazaya karıştıktan sonra batan Tuğberk İmamoğlu isimli geminin enkazının yerinin tespit…