İstiklal Caddesi’nde yaşanan terör saldırısının yarası henüz kapanmadı. Ancak ne yazık ki yaşanan halk düşmanı kanlı terör saldırısı bir kez daha geçmiş katliamlarda olduğu gibi tarihin karanlık sayfalarında yerini alarak unutulacak. Hep böyle oldu. Özellikle 20 yıllık AKP döneminde yaşanan katliamlar bugün ne yazık ki unutulmuş durumda. Ülkenin tarihi yazıldığında, en kanlı dönem AKP dönemi olmuştur. AKP eliyle kurulan rejim, bu kanlı tarihinin üzerine oturmaktadır. Ne yazık ki AKP kendisini “sütten çıkan ak kaşık” gibi lanse etmeye devam ediyor. Biz de ülkenin karanlıkta kalan kanlı tarihine ışık tutmaya çalıştık. Bu karanlık tarih, bugünkü rejimin ve iktidarda olanların gerçek kimliğini gösteriyor. İlk yazımız Ali Ateş tarafından kaleme alındı. Genel bir giriş yazısı olarak değerlendirebileceğimiz yazının başlığı ise “Unutturmak ve aklanmak…”. İkinci yazımız ise MHP kadrolarının doğrudan faili olduğu büyük bir katliama mercek tutmak oldu. “Maraş… Yangın yeri” başlıklı yazımız Hanife Şahan imzasını taşıyor. Sonrasında ise 90’lı yılları yazdık. Hakan Yerlikaya tarafından kaleme alınan yazımızın başlığı “90’lı yıllar: Faili meçhuller, Sivas, Gazi, Susurluk…”. 90 yıllar AKP iktidarına yol veren taşların döşenmesiydi. Döşenen taşlar, ülkenin kanlı tarihinin daha büyüklerine zemin oldu. AKP dönemi yaşanan katliamları ise Deniz Tütmez, “Bu kan denizinin ufkundan…” başlığı ile kaleme aldı. Son yazımız ise Alev Doğan tarafından kaleme alınırken “Faili belli cinayetler” başlığı ile ülkenin aydınlarının siyasi cinayetlere kurban gitmesini konu ediniyor. Unutmayalım, faillerin kendilerini aklamasına izin vermeyelim. İyi okumalar…
Şeker, “Ancak sizler de programda görmüşsünüzdür bu değişikliği. Sayın Özlem Zengin son anda katılamayacağını belirtti…
Güner'in gözaltına alınmasının, Dünya Holding ile Bulls Yatırım Holding arasındaki ortaklık ilişkisiyle bağlantılı olduğu öne…
Çünkü, birçok mağduriyetler yaratan hukuksuzluk ve adaletsizliklerin ortada olduğu bir durumda Adalet Bakanlığı’nın varlığı bile…
Bu haftaki pusulamızda tek adam rejimi ile saltanat ilişkisini ele aldık. 1 Kasım 1922, saltanatın…
Söz konusu olan; millete saltanatını, egemenliğini bırakacak mıyız, bırakmayacak mıyız? Meselesi değildir. Mesele zaten olupbitti…
Anayasa tartışmalarının ekseni "demokrasi", "barış", "milli egemenlik" gibi soyut ama kullanışlı hedeflerin etrafında şekillenemez. Ortada…