MEB'den özel okullara ‘örf ve âdetlere’ uygun etkinlikler düzenleyin talimatı

Özel okullarda din dersi sayısını artırmaya yönelik adımlar atan MEB, son olarak 27 Kasım’da gönderdiği yazıda, “örf, âdet ve milli kültür” talimatıyla gericileşme adımlarını hızlandırdı.

MEB'den özel okullara ‘örf ve âdetlere’ uygun etkinlikler düzenleyin talimatı

Eğitimde gericileşme adımları tüm hızıyla sürüyor. Zorunlu seçmeli din derslerinden, Çevreme Duyarlıyım, Değerlerime Sahip Çıkıyorum (ÇEDES) programına kadar pek çok uygulamayla beraber MEB, eğitimi dinsel referanslar ile şekillendirmeye devam ediyor.

Cumhuriyet’ten Rıfat Kırcı’nın haberine göre, bilimsel eğitim hedef alınıyor. Devlet okullarındaki gericileşmenin yanı sıra iktidar bu kez de özel okulları hedef almaya başladı. Özel okullarda din dersi sayısını artırmaya yönelik adımlar atan Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), son olarak 27 Kasım’da gönderdiği yazıda, “örf, âdet ve milli kültür” talimatıyla gericileşme adımlarını hızlandırdı.

Yazıda etkinliklerle ilgili “Ülkemizin örf, âdet ve geleneklerine uygun olarak düzenlenmesi, faaliyet ve konuşmaların öğrencilere milli kültürü tanıtması; milli kültür ve değerlerimizle uyumlu olmayan etkinliklere kurumlarda yer verilmemesi” talimatı yer aldı. Örf, âdet ve gelenek kavramlarının tanımlanmaması eğitimde dinselleşme olarak yorumlandı.

‘GERİCİLİKLE DİZAYN’

Öğrenci Veli Derneği Başkanı Ömer Yılmaz durumu şu sözlerle değerlendirdi: “İktidar toplumun tüm kesimlerini gericileştirme politikalarıyla dizayn etmeye çalışıyor. Aynısını devlet okullarında da yapıyor. Devlet okullarında ÇEDES’le dizayn ederken gözden kaçan özel okullarda da bu gibi uygulamalara gidiyor. Özel okullar çift müfredatla bundan kaçmaya çalışıyordu. Şimdi bu talimatla onları da yakalamak istiyor.”

‘CUMHURİYET EKSİK’

Eğitim-İş Sendikası Genel Başkanı Kadem Özbay, “Bu örf, âdet, gelenek nedir biraz daha açıklamaları gerekiyor. Milli kültürün içerisinde Atatürk var mı mesela?” şeklinde uygulamaya tepki gösterdi. Özbay şu değerlendirmede bulundu: “ÇEDES kapsamında din görevlilerinin derse girmeyeceğini söylemişti. Din görevlileri derse girip Atatürk’e hakaret edebiliyor ve ceza almıyorsa onların milli kültüründe Atatürk, Cumhuriyet kazanımları, devrimler yok o zaman. Kimsenin Cumhuriyet’in okullarında çocuklara değerleri istediğimiz gibi anlatabiliriz diye bir hakkı yok. Cumhuriyet’te saltanat meraklıları varsa değer diye bunu çocuklarımıza dayatamaz. Yaşadığımız sorunların temelinde Cumhuriyet dersi eksikliği vardır.”