Avukat Hareketi, yaklaşan İstanbul Barosu seçimlerine yönelik bir açıklama yayımladı. Yapılan açıklamada “kuruluşundan beri ifade ettiği düşünce; mesleğin sorunlarının, alışılagelmiş yöntemler izlenerek, gerçekler görmezden gelinerek, meslekçi yaklaşımlarla siyaset dışı kalınarak, güncel siyasal dengeleri gözeten kişisel strateji ve taktiklerle çözülecek sorunlar olarak görülemeyeceği düşüncesi olup, bu tespit ve iddialarımız önemini halen korumaktadır” denildi.
Avukat Hareketi’nden yapılan açıklama şu şekilde:
AVUKAT HAREKETİ olarak, 19-20 Ekim 2024 tarihinde toplanacak olan İstanbul Barosu Olağan Genel Kurulu öncesinde yaptığımız değerlendirmelerin sonucunu kamuoyuyla ve özellikle siz meslektaşlarımızla paylaşmak istiyoruz.
2018 yılında katıldığımız İstanbul Barosu Genel Kurulu’nda yaptığımız açıklamalarda belirttiğimiz gibi; Türkiye’nin hukuk düzeninden, yargı sisteminden, baroların ve avukatlığın içinde bulunduğu durumdan şikayetçi olan ve bu duruma itiraz eden avukatlar olarak bizler, bu sorunlarla öncelikle avukatların ve onların örgütü olan baroların mücadele etmeleri gerektiğine inanıyoruz.
Ancak üzülerek gözlemliyoruz ki, altı yıl önce olduğu gibi bugün de İstanbul Barosu tarihsel görev ve sorumluluklarına aykırı şekilde, olan biten karşısında sessiz ve tepkisiz kalmaya devam etmektedir. İstanbul Barosu, hukuka ve avukatlara; avukatlar da İstanbul Barosu’na yabancılaşmıştır. Avukatların geçim kaygıları ise diğer bütün duygu ve düşüncelerinin önüne geçmiştir.
AVUKAT HAREKETİ; ülkeyi ve yargı sistemini felç eden, Anayasayı askıya alan, kuvvetler ayrılığını ve hukuk güvenliğini yok eden uygulamalarla yargıyı giderek özelleştiren, din ve dini kurumlar vasıtasıyla devleti, toplumsal yaşamı ve eğitim sistemini kontrolüne alarak, laikliği ortadan kaldıran siyasi iktidarın politikaları karşısında sessiz kalan bir baronun, yasayla kendisine verilmiş görevleri yerine getiremeyeceği gibi, avukatların mesleki sorunlarına da çözüm üretemeyeceği inancındadır.
2024 yılı Baro seçimlerine katılmamakla birlikte, mevcut anlayışa karşı sürdürülecek mücadelenin başarıya ulaşmasının olmazsa olmaz koşulunun, avukatların birlikte hareket etmeleri olduğuna inanan AVUKAT HAREKETİ; önümüzdeki sürecin her bakımdan daha zorlu geçeceği öngörüsüyle, dayanışmacı bir mücadeleye ihtiyaç olduğunu değerlendirmektedir.
Sadece ülke sorunları değil, gelinen bu noktada avukatların meslek sorunları da yaşamsal bir boyuta ulaşmış olduğundan başta genç ve işçi avukatlar olmak üzere, bu doğrultuda hareket edecek tüm grup ve oluşumların birlikte hareket etmelerinin gerekli olduğunu değerlendirmekteyiz.
Bu seçimlerin aynı zamanda Türkiye Barolar Birliği Genel Kurulu’nun yapısını belirleyecek olması dolayısıyla da özel bir anlamı bulunmaktadır. Avukatların kişisel ve mesleki sorunlarının ülke sorunlarından ayrı tutulmaksızın birlikte değerlendirilerek mücadele edilmesi gerektiği düşüncesindeyiz. Bu doğrultuda, Türkiye Barolar Birliğinde olup bitene de duyarsız kalmayacağız.
AVUKAT HAREKETİ’nin kuruluşundan beri ifade ettiği düşünce; mesleğin sorunlarının, alışılagelmiş yöntemler izlenerek, gerçekler görmezden gelinerek, meslekçi yaklaşımlarla siyaset dışı kalınarak, güncel siyasal dengeleri gözeten kişisel strateji ve taktiklerle çözülecek sorunlar olarak görülemeyeceği düşüncesi olup, bu tespit ve iddialarımız önemini halen korumaktadır.
Bu nedenlerle AVUKAT HAREKETİ, “bağımsız, çağdaş, toplumcu” nitelikleriyle, ilkeleri doğrultusunda kendi gücünü, ülkede demokrasinin, hukuk devleti ilkelerinin, yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığının korunmasına; avukatlığa ait sorunların giderilmesine özgülerken aynı ilkeleri paylaşan ve bu amaca hizmet eden grup ve anlayışlarla dayanışma içinde olmaya ve birlikte davranmaya özen gösterecektir. İstanbul Barosunun 2024 yılı Olağan Genel Kuruluna ilişkin ilke kararımızı avukat kamuoyunun bilgisine saygı ile sunarız.
İsrail Savunma Bakanı Katz, başkent Tahran’da düzenlenen hava saldırısında İran İstihbarat Bakanı İsmail Hatib’in öldürüldüğünü…
Sırma Halı işçilerinin eylemindeki konuşması gerekçesiyle tutuklanan BİRTEK-SEN Genel Başkanı Mehmet Türkmen’in avukatlarının yaptığı itiraz…
Or, İstanbul Boğazı'ndaki iki köprü ve ülke genelindeki yedi otoyolun özelleştirileceği iddialarına ilişkin Yurtsever TV'ye…
Gündemar araştırma şirketi Akın Gürlek'in Adalet Bakanlığı'na atanmasını yurttaşa sordu. Atanmayı olumlu bulanların oranı sadece…
Son 35 yılda ise emperyalizm yüzüne taktığı maskeyi ve eline taktığı eldiveni çıkararak kanlı dişlerini…
TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Emin Koramaz, ABD'nin ambargosuna direnen Küba halkına destek çağrısı yaptı. Korkmaz,…