İlerici Kadınlar Derneği (İKD) ,yenidoğan bebek ölümlerine sadece bir çete işi değil, sağlıkta ticarileşmenin yol açtığına dikkat çeken bir açıklama yayımladı.
Açıklama şöyle :
İstanbul’da organize bir şekilde yeni doğan bebeklerin belirli hastanelere yönlendirildiği, bu hastanelerde yetersiz personel ve sağlık hizmeti nedeniyle çok sayıda bebeğin hayatını kaybettiği ortaya çıkmıştır. Üstelik adı geçen hastanelerden birinin sahibi eski Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu.
Yaşananları ‘Yenidoğan Çetesi’ şeklinde nitelendirmek gerçekleri eksik yansıtmaktadır. Bugün çete olarak adlandırılan organizasyon farklı boyutlarıyla sağlıkta ticarileşmenin geldiği boyutları göstermektedir.
Özellikle AKP iktidarı ile hız kazanan özelleştirmeler ve sağlıkta dönüşüm programı ile birlikte sağlık hizmetleri bir bütün olarak serbest piyasanın insafına bırakılmıştır. Rant ve kar odaklı kurulan onlarca özel hastane, yine kar odaklı birer işletme haline dönüştürülen şehir hastaneleri ile birlikte sağlık hizmetleri birer ticari faaliyete dönüştürülmüştür.
Yenidoğan bebeklerin ölümü ile ortaya çıkan gerçek sağlıkta ticarileşmenin, sağlık hizmetlerinin piyasaya açılmasının sonucunun ölüm olduğu gerçeğidir. Kamu kaynaklarının niteliksiz hizmet karşılığında sermayeye ve patronlara aktarılmasıdır. Kar hırsının bütün insani ve toplumsal değerlerin üzerinde tutulduğu bu kokuşmuş düzenin mutlak olarak değişmesi gerektiği gerçeğidir.
Geçtiğimiz günlerde kadınları sözde normal doğuma teşvik amacıyla kamu spotu yayımlayan Sağlık Bakanlığı’na bir kez daha sesleniyoruz. Kadınların hangi yöntemle kaç çocuk doğurması gerektiğini dikte etmeyi, sezaryen ile doğum yapan kadınları adeta suçlu ilan etmeyi bırakın, sağlıkta yarattığınız yıkımın hesabını verin. Ölen çocuklarımızın, SGK’dan özel hastanelere aktarılan devasa kaynakların hesabını verin.
Yenidoğan çetesinin yargılanması yetmez. Bugün yapılması gereken açıktır, bütün özel sağlık kuruluşları devletleştirilmeli, sağlık hizmetleri bilimsel yöntemlerle, ücretsiz bir hak olarak bütün yurttaşların rahat ulaşabileceği kamu hizmetleri olarak yeniden organize edilmelidir.
Çocukların, kadınların, emekçilerin yaşamlarına kasteden bu düzen değişmelidir.
İstanbul’da organize bir şekilde yeni doğan bebeklerin belirli hastanelere yönlendirildiği, bu hastanelerde yetersiz personel ve sağlık hizmeti nedeniyle çok sayıda bebeğin hayatını kaybettiği ortaya çıkmıştır. Üstelik adı geçen hastanelerden birinin sahibi eski Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu.
Yaşananları ‘Yenidoğan Çetesi’ şeklinde nitelendirmek gerçekleri eksik yansıtmaktadır. Bugün çete olarak adlandırılan organizasyon farklı boyutlarıyla sağlıkta ticarileşmenin geldiği boyutları göstermektedir.
Özellikle AKP iktidarı ile hız kazanan özelleştirmeler ve sağlıkta dönüşüm programı ile birlikte sağlık hizmetleri bir bütün olarak serbest piyasanın insafına bırakılmıştır. Rant ve kar odaklı kurulan onlarca özel hastane, yine kar odaklı birer işletme haline dönüştürülen şehir hastaneleri ile birlikte sağlık hizmetleri birer ticari faaliyete dönüştürülmüştür.
Yenidoğan bebeklerin ölümü ile ortaya çıkan gerçek sağlıkta ticarileşmenin, sağlık hizmetlerinin piyasaya açılmasının sonucunun ölüm olduğu gerçeğidir. Kamu kaynaklarının niteliksiz hizmet karşılığında sermayeye ve patronlara aktarılmasıdır. Kar hırsının bütün insani ve toplumsal değerlerin üzerinde tutulduğu bu kokuşmuş düzenin mutlak olarak değişmesi gerektiği gerçeğidir.
Geçtiğimiz günlerde kadınları sözde normal doğuma teşvik amacıyla kamu spotu yayımlayan Sağlık Bakanlığı’na bir kez daha sesleniyoruz. Kadınların hangi yöntemle kaç çocuk doğurması gerektiğini dikte etmeyi, sezaryen ile doğum yapan kadınları adeta suçlu ilan etmeyi bırakın, sağlıkta yarattığınız yıkımın hesabını verin. Ölen çocuklarımızın, SGK’dan özel hastanelere aktarılan devasa kaynakların hesabını verin.
Yenidoğan çetesinin yargılanması yetmez. Bugün yapılması gereken açıktır, bütün özel sağlık kuruluşları devletleştirilmeli, sağlık hizmetleri bilimsel yöntemlerle, ücretsiz bir hak olarak bütün yurttaşların rahat ulaşabileceği kamu hizmetleri olarak yeniden organize edilmelidir.
Çocukların, kadınların, emekçilerin yaşamlarına kasteden bu düzen değişmelidir.
Tüketim boykotu çağrısı yaptıkları nedeniyle gözaltına alınan oyuncu Cem Yiğit Üzümoğlu ve 10 kişi ,…
Antep’te bulunan Ecoplast fabrikasında çalışan işçi Cüneyt Tişkaya boykot çağrısını paylaştığı için işten çıkarıldı.
Sosyal medyadan boykota destek veren oyuncu Cem Yiğit Üzümoğlu dahil 11 kişi gözaltına alınmıştı.. Saraçhane…
ABD Başkanı Donald Trump, ABD'nin 185 ülke için yüzde 1o ile yüzde 50 arasında gümrük…
Sosyal medyadan boykota destek veren oyuncu Cem Yiğit Üzümoğlu dahil 11 kişi gözaltına alınarak emniyete…
TRT, boykot çağrısına destek verdikleri gerekçesiyle kanallarındaki dizilerde rol alan sanatçıları projelerden çıkartmaya devam ediyor.