Laiklik Meclisi tarafından 'Laiklik Neden Yaşamsaldır?' konulu panel gerçekleştirildi
Laiklik Meclisi tarafından düzenlenen “Laiklik Neden Yaşamsaldır?” konulu panel, Laiklik Meclisi sözcülerinden Umut Kuruç tarafından yapılan açılış konuşmasının ardından Prof. Ahmet Saltık’ın kolaylaştırıcılığında Prof. Bilsay Kuruç ve Prof. Erendiz Atasü’nün sunumlarıyla devam etti.
Osmanlı’da 1800’lerden itibaren aile, çocuk hukukunun şeriata göre belirlenirken ticari hayatın laik hukuka göre belirlendiğini söyleyen Erendiz Atasü, konuşmasının devamında özgür düşüncenin olmadığı toplumlarda sanatın ve bilimin gelişmediğini vurgulayarak, sanatın özgür düşünceye ve toplum yaşamına katkısına değindi.
Erendiz Atasü’nün ardından söz alan Prof.Bilsay Kuruç NATO Avrupasının özgürlüğünü sorgulayarak başladığı konuşmasında, BOP’un, Sevr’in devamı niteliğinde olduğuna dikkat çekerek hedefin Türkiye’yi Orta Doğu’ya itmek olduğunu vurguladı. Lozan’a karşı olmakla kadın ve çocuklara musallat olmanın aynı şey olduğunu ve karşı devrimin bu başlıklardan kodlandığını; 2000’lerin başından itibaren laikliğin ortadan kalktığını ve 2010’dan itibaren ise karşı devrimin atağa geçtiğini söyleyen Kuruç, hedefin topluma el koymak ve cumhuriyeti bitirmek olduğuna dikkat çekerek devam ettiği konuşmasında bugün cumhuriyetçi orta sınıfın, emekçileşerek bilinçlendiğine dikkat çekti.
Panel, izleyicilerin soruları ve katkılarının ardından sona erdi.
Erzincan'ın İliç ilçesindeki altın madeninde 9 işçinin toprak altında kalarak yaşamını yitirdiği heyelana ilişkin 3'ü…
Ankara Valiliği tarafından yaşlı ve engellilere için tahsis edilen “Kimsesizler Misafirhanesi”nin sözleşmesi 1 Mayıs’ta sona…
Macaristan’da 16 yıllık Orban iktidarını sona erdiren Saygı ve Özgürlük Partisi (Tisza) lideri Peter Magyar,…
Doruk Madencilik işçileri, ödenmeyen ücret ve tazminat hakları için Eskişehir’den Ankara’ya yürüyüş başlattı. İşçiler alacaklarının…
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun “güvenlik ve siyasi nedenler” gerekçesiyle yaptığı başvuru üzerine, yolsuzluk davalarındaki bu…
Bazıları derdi ki her devrimci hareketin merkez komitesinde mutlaka bir Yalçın Küçükçü vardır. Yalçın Küçük’ün…