Danimarka, Grönlandlı kadınlara yönelik zorla doğum kontrolü için özür diledi
Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen, 1960’lı ve 1970’li yıllarda binlerce Grönlandlı kadın ve kız çocuğuna rızaları olmadan spiral takılmasıyla sonuçlanan devlet destekli doğum kontrol programı nedeniyle resmî bir özür diledi. Frederiksen, Danimarka Parlamentosu’nda yaptığı açıklamada, “Geçmişi değiştiremeyiz, ama sorumluluk alabiliriz. Danimarka adına açıkça söylemek istiyorum: Özür dilerim” ifadelerini kullandı.
The Guardian’ın haberine göre, “spiral vakası” olarak anılan uygulamalar 1966 ile 1970’lerin ortaları arasında gerçekleştirildi. Yaklaşık 4.500 Grönlandlı kadın ve ergenlik çağındaki kız çocuğuna, çoğu zaman rıza alınmadan ya da aileleri bilgilendirilmeden rahim içi doğum kontrol cihazı (RİA) takıldı. Bazı vakalarda bu çocukların yaşlarının 12 olduğu bildiriliyor.
Bu programın, Danimarka’nın o dönemde Grönland’daki nüfus artışını kontrol altına alma amacıyla uygulandığı iddia ediliyor. Uzmanlar, bunun yalnızca sağlık politikası değil, aynı zamanda sistematik bir ayrımcılık ve koloniyal nüfus politikası olduğunu vurguluyor.
2022’de Danimarka ve Grönland hükümetleri, dönemin politikalarını incelemek üzere ortak bir soruşturma başlattı. Nihai raporun Eylül 2025’te yayımlanması bekleniyor. Frederiksen, özür konuşmasında bu raporun kamuoyuyla paylaşılacağını ve mağdurların yaşadıkları fiziksel ve psikolojik travmaların kabul edildiğini belirtti.
Grönland Başbakanı Jens-Frederik Nielsen de aynı gün bir açıklama yaparak, 1992’de kendi özerk yönetimlerinin kurulmasından sonra yaşanan uygulamalar için özür diledi ve mağdurlara tazminat sağlanacağını duyurdu.
Bugüne dek yaklaşık 150 mağdur, Danimarka hükümetine karşı dava açarak toplam 43 milyon Danimarka kronu (yaklaşık 6,2 milyon dolar) tazminat talep etti. Frederiksen, tazminat mekanizmasının netleşmesi için soruşturma raporunun tamamlanmasını beklediklerini açıkladı.
Uzmanlara göre bu özür, Danimarka’nın Grönland halkına karşı işlediği tarihsel haksızlıkları kabul etme yönünde atılmış en kapsamlı adım oldu. İnsan hakları savunucuları, bu açıklamanın ardından Danimarka’nın yalnızca özürle yetinmemesi, mağdurlara yönelik psikolojik destek, sağlık hizmetleri ve tazminat gibi somut adımlar atması gerektiğini belirtiyor.
Laiklik, Nuray Mert’in iddia ettiği gibi elitlerin bir 'estetik tercihi' veya 'yaşam tarzı aksesuarı' değil…
“Laikliği Birlikte Savunuyoruz” başlıklı metni imzalayanlar, anayasal bir hak olan ifade özgürlüğünü kullandıkları için Emniyet…
Adliye önünde açıklama yapan işçiler, kararın hukuki bir kazanım olduğunu ancak pratikte caydırıcı bir yaptırım…
TKH tarafından yapılan açıklamada "İstanbul’da bir öğrencisi tarafından öldürülen Fatma öğretmenin katili bu mafya-tarikat-patron düzenidir.…
Etkinlik, Çanakkale Belediye Çalışanları Eğitim ve Sosyal Tesis Alanı Ercan Adsız Salonu'nda düzenlenecek.
İran Kızılayı, ABD-İsrail saldırılarında hayatını kaybedenlerin sayısı 232 kişi artarak 787’ye yükseldiğini duyurdu.