Reklam
Kategoriler: Gündem

Ege Üniversitesi’nde depremzede öğrencilerin Öğrenci Köyü’nden çıkarılmasına tepki

Reklam

Ege Üniversitesi öğrencileri, depremzede öğrencilerin Öğrenci Köyü’nden çıkarılmasına tepki gösterdi. Öğrenci Köyü önünde toplanan öğrenciler, burada önce açıklama daha sonra oturma eylemi yaptı.

Öğrenciler adına konuşan Hasan Şeneröz, depremzede öğrencilerin barınma hakkının pazarlık konusu yapılamayacağını belirterek, üniversite yönetimini ve yurt idaresini eleştirdi. Şeneröz, şu ifadeleri kullandı:

“BU BİR KRİZ DEĞİL, BİR DEVLET SUÇUDUR”

“Ya bu karanlık sömürü düzenine boyun eğip güvencesizliğin bataklığında boğulacağız ya da birleşerek mücadelemizi devam edeceğiz. Hak ettiğimiz yaşamı tırnaklarımızla söküp alabilmek için de tek yapabileceğimiz budur. Bunun bir kriz olmadığını, bir devlet suçu olduğunu ve bu devlet suçunun, anayasal hakkın direkt olarak kayyum rektör aracılığıyla yapıldığını da buradan teşhir ediyoruz. Bir kamu malı olan öğrenci Köyü’nü Egeleyiz adlı bir şirkete peşkeş çekip, depremzede öğrencileri hiç beklenmedik bir anda, ‘ya 19.000 lira verin ya da buradan gidin’ diyen rektör Kayyum Necdet Budağ’ın ta kendisidir. Son 10 yılda 19 milyona aşkın üniversite öğrencisi sadece kirayı, yemeğini karşılayamadığı için okulu terk etmek zorunda kaldı. 10 yılda 15 milyon genç denilen noktadan 10 yılda 19 milyon geleceksiz üniversite gençliğinin yaratıldığı bir düzenin ta içinden sesleniyoruz.

Bizi okullarımızdan koparanlar, lüksten, israftan, saraylardan vazgeçmeyen ancak gencecik hayatlar için bir yurt masrafını, bir yurt parasını fazla görenlerdir. Okulun kapılarına, okulun özel güvenliğine bütçe ayırabilen rektör, öğrenci yurdunu sırf sermayenin çıkar hırsı uğruna özelleştirmiş ve peşkeş çekmiştir. Aldığımız duyumlar şöyle, bugüne kadar 200 civarı öğrenciyle at pazarlığı yapılıp, ‘taksitlere bölün, gelin bize bu paranızı ödeyin ve burada barının’ dendiği bilgisi bize ulaşmıştır.

Depremzede öğrencilerin barınma hakkıyla, genel olarak barınma hakkıyla hiçbir şekilde pazarlık yapılamaz. Barınma en temel haktır ve engellenemez. Depremzede arkadaşlarımıza dönük saldırı, bugün ücret ödemek için sözleşme imzalamazlarsa yarın yurt katlarının iptal edileceği tehdit ile başlarında Demokles’in kılıcı gibi sallanmaktadır.

“BİRİMİZİN KAPISINA KİLİT VURULURSA HEPİMİZİN GELECEĞİNE ZİNCİR VURULUR”

Unuttukları bir şey var. Üniversiteler mücadele geleneğinin adıdır. En geniş zamandan, en geçmiş zamandan bu yana bu böyle gelmiştir. Üniversite gençliğini yıldırmak isteyen rektör, devlet ve yurt yönetimleri karşısında yine bizi bulacaklardır. Çünkü biz bu geleneğin mirasçılarıyız. Depremzede arkadaşlarımızın yurt kartını iptal etmek demek, onları sokakta bırakmak demektir. Bu yalnızca bir barınma saldırısı olarak görünmemeli. Bugün Ege Üniversitesi’nin bütün alanlarında, akademisinden yurduna, yemekhanesinden adım attığımız alana kadar sürekli sermayeye peşkeş çekilmiş bir üniversitenin, bir kampüsün acı acı gözler önüne serilmesidir. Biz öğrenciler olarak diyoruz ki: Birimizin kapısına kilit vurulursa hepimizin geleceğine zincir vurulmuş olur. Bu iradeyi tanımıyoruz, bu baskıyı da asla kabul etmiyoruz.

Taleplerimiz sıradan idari talepler olarak algılanmamalıdır. Bu üniversitenin gerçek sahiplerinin sözü olduğu taleplerimizin bilinmelidir. Siz depremzede bir öğrenciye ‘ücret ödeyeceksin, yoksa sokakta kalırsın’ dersen o öğrenci ne eğitimine odaklanabilir ne de hayatında kendi yapabileceklerine odaklanabilir. Bizler Ege Üniversitesi öğrencileri olarak şunu diyoruz ki: Bu saldırı yalnızca depremzede arkadaşlarımıza yapılmadı. Bu saldırı, ileriki zamanlarda bütün yurtların sermayeye nasıl peşkeş çekileceğinin; yurt yönetimlerinin istediği zaman depremzede de olsanız, hasta aileniz de olsa, babanız emekli de olsa, anneniz çalışmak zorunda da olsa, zam gelmemiş 3 bin lira bursla yaşamak zorunda da olsanız kapının önüne konulabileceğinizin göstergesidir.

Bu mücadele burada kalmayacak, bu mücadele giderek büyüyecek ve biz Ege Üniversitesi öğrencileri olarak bir kez daha söylüyoruz: En temel insan hakkı olan barınma hakkı gasp edilemez.”

Basın açıklamasının ardından öğrenciler, Öğrenci Köyü önünde oturma eylemi yaptı.

Reklam

Önceki Haberler

Nuray Mert’e yanıt: Laiklik elitlerin aksesuarı değil yoksulun ekmeği ve onurudur

Laiklik, Nuray Mert’in iddia ettiği gibi elitlerin bir 'estetik tercihi' veya 'yaşam tarzı aksesuarı' değil…

3 Mart 2026 15:00

Laiklik sanık sandalyesinde

“Laikliği Birlikte Savunuyoruz” başlıklı metni imzalayanlar, anayasal bir hak olan ifade özgürlüğünü kullandıkları için Emniyet…

3 Mart 2026 14:44

İzmir’de 449 gündür direnen Temel Conta işçileri: Grev kırıcılığı mahkemece tespit edildi!

Adliye önünde açıklama yapan işçiler, kararın hukuki bir kazanım olduğunu ancak pratikte caydırıcı bir yaptırım…

3 Mart 2026 14:21

TKH: Öğretmenlerimizin yanındayız

TKH tarafından yapılan açıklamada "İstanbul’da bir öğrencisi tarafından öldürülen Fatma öğretmenin katili bu mafya-tarikat-patron düzenidir.…

3 Mart 2026 14:11

Çanakkale Laiklik Meclisi’nden “3 Mart Laiklik Günü” etkinliği

Etkinlik, Çanakkale Belediye Çalışanları Eğitim ve Sosyal Tesis Alanı Ercan Adsız Salonu'nda düzenlenecek.

3 Mart 2026 14:03

İran’da can kaybı 787’ye yükseldi

İran Kızılayı, ABD-İsrail saldırılarında hayatını kaybedenlerin sayısı 232 kişi artarak 787’ye yükseldiğini duyurdu.

3 Mart 2026 13:46
Reklam