69 barodan 'mutlak butlan' kararına tepki
CHP’nin 38. Olağan Kurultayı hakkında verilen “mutlak butlan” kararına 69 barodan ortak tepki geldi. Açıklamada, “Halk iradesine yargı eliyle müdahale kabul edilemez” denildi.
CHP’nin 38. Olağan Kurultayı hakkında verilen mutlak butlan kararına hukuk çevrelerinden tepkiler sürüyor. Aralarında Ankara, İstanbul, İzmir, Diyarbakır, Antalya, Bursa, Adana, Gaziantep, Mersin, Samsun, Trabzon, Van ve Şanlıurfa barolarının da bulunduğu 69 baro, ortak açıklama yayımladı.
22 Mayıs 2026 tarihli açıklamada, “Demokratik anayasal düzene ve halk iradesine yargı eliyle müdahale kabul edilemez” ifadeleri kullanıldı.
“SADECE BİR PARTİ İÇİ MESELE DEĞİLDİR”
Barolar, CHP’nin kurultay iradesine yönelik verilen mutlak butlan kararının yalnızca bir siyasi partinin iç işleyişine ilişkin teknik bir hukuk meselesi olarak görülemeyeceğini belirtti.
Açıklamada, söz konusu kararın hukuk devleti ilkesi, demokratik siyasal yaşam, hukuki güvenlik ve halk iradesi bakımından son derece ağır sonuçlar doğurma potansiyeline sahip olduğu vurgulandı.
“SİYASİ PARTİLER DEMOKRATİK HAYATIN VAZGEÇİLMEZ UNSURLARIDIR”
Ortak açıklamada Anayasa’nın 68. maddesine de atıf yapıldı.
Barolar, siyasi partilerin demokratik hayatın vazgeçilmez unsurları olduğunu hatırlatarak, seçim kurullarının denetiminden geçerek oluşmuş kurultay iradesinin yıllar sonra “mutlak butlan” kavramı genişletilerek tartışmaya açılmasının seçme ve seçilme hakkını, demokratik meşruiyeti ve hukuk güvenliği ilkesini zedelediğini bildirdi.
“ÇOK PARTİLİ YAŞAMI VE ANAYASAL DÜZENİ ETKİLEYEBİLİR”
Açıklamada, demokratik süreçlerin ve seçimlerin yıllar sonra yargısal müdahalelerle tartışmalı hale getirilmesinin yalnızca bir siyasi partiyi değil, çok partili demokratik yaşamın bütününü ve anayasal düzeni etkileyebilecek ciddi bir tehlike oluşturduğu ifade edildi.
Barolar, seçimlerin yönetimi ve denetiminin Anayasa gereği münhasıran Yüksek Seçim Kurulu’nun yetkisinde olduğunu vurguladı.
“YARGININ GÖREVİ SİYASAL ALANI DİZAYN ETMEK DEĞİLDİR”
Ortak açıklamada yargının görevinin siyasal alanı dizayn etmek olmadığı belirtildi.
Barolar, “Yargının görevi siyasal alanı dizayn etmek değil; hukukun üstünlüğünü, temel hak ve özgürlükleri ve demokratik anayasal düzeni korumaktır” değerlendirmesinde bulundu.
Mahkemelerin siyasal rekabeti doğrudan etkileyebilecek kararlarında çok daha yüksek bir anayasal hassasiyetle hareket etmesi gerektiği ifade edildi.
“HUKUK ÇERÇEVESİNDE MÜCADELEMİZİ SÜRDÜRECEĞİZ”
69 baro, açıklamanın sonunda hukukun üstünlüğünü, demokratik siyasal yaşamı, seçme ve seçilme hakkını ve halk iradesinin meşruiyetini savunmaya devam edeceklerini bildirdi.
Açıklamada, yargının siyasal alanı şekillendirme aracına dönüştürülmesine karşı hukuk çerçevesinde mücadelenin sürdürüleceği belirtildi.

