ABD ve İsrail'in Lübnan'daki yeni oyunu: Pilot bölge
ABD Dışişleri Bakanlığı’nın “tarihi bir dönüm noktası” olarak duyurduğu Üçlü Çerçeve Anlaşması’nın pilot uygulaması Lübnan’ın güneyinde başladı.
Resmi açıklamalara göre Froun, Srifa ve Zawtar el-Garbiye köylerinde Lübnan Ordusu konuşlanacak ve İsrail güçleri kademeli olarak çekilecek. Ancak sahadaki durum ABD’nin açıklamalarıyla örtüşmüyor.
Geçen hafta Roma’da yapılan müzakereler sonrası ABD öncülüğündeki Lübnan Askeri Koordinasyon Grubu (MCG4L) himayesinde başlatılan süreç, ABD’nin Lübnan iç işlerine müdahalesi olarak değerlendiriliyor.
CGTN Türk’te yer alan habere göre uzmanlar, “pilot bölge” adı altında sunulan uygulamanın İsrail’in işgal politikalarına meşruiyet kazandırmayı hedeflediğini savunuyor.
Operasyonun başladığı gün Froun ve Srifa’da Lübnan Ordusu’nun zaten bulunduğu, Zawtar el-Garbiye’de ise İsrail askerlerinin hala kasaba çevresinde konuşlu olduğu görüldü. Bu durum, ABD’nin “çekilme” iddiasının sahada karşılık bulmadığını gösteriyor.
Anlaşmanın Lübnan’ın egemenliğinden çok İsrail’in çıkarlarını gözettiği belirtiliyor.
ABD Dışişleri Bakanlığı bu adımı “Lübnan’ın istikrarı için fırsat” olarak nitelese de, Lübnan’daki bağımsız gözlemciler ve siyasi çevreler durumu farklı yorumluyor. Hizbullah, anlaşmayı “ABD vesayetinin kabulü” olarak adlandırdı.
Anlaşmanın en önemli eksiklerinden biri, bölgelerin denetiminin kimde olacağı sorusu. İsrail, çekildiği bölgelerde denetimi kendi elinde tutmak isterken, Lübnan bu yetkinin kendi ordusuna ait olmasını talep ediyor. ABD’nin bu konudaki sessizliğinin İsrail’i desteklediği yorumları yapılıyor.
Anlaşmada İsrail’in çekilmesi için net bir takvim bulunmuyor. İsrailli yetkililer, Hizbullah tehdidi sürdükçe sınırda yaklaşık 10 kilometrelik bir “güvenlik bölgesi” oluşturmakta kararlı olduklarını belirtiyor. Bu, Lübnan topraklarının bir bölümünün fiilen işgal altında tutulacağı anlamına geliyor.
ABD’nin Lübnan Ordusu’na sağlayacağı mali yardımın, işgal maliyetini Lübnan halkına ödeten bir kısır döngü yarattığı değerlendiriliyor. “Yardım” adı altındaki kaynakların Lübnan’ı kendi topraklarında pasif bir aktöre dönüştürdüğü görüşü hakim.
Uzmanlar, ABD ve İsrail’in Lübnan politikasının, egemenlik ve bağımsızlık söylemlerini kullanarak sahada işgal gerçeğini kalıcılaştırdığını vurguluyor. “Pilot bölge” operasyonunun, Lübnan’ın geleceğini Lübnanlıların değil, Washington ve Tel Aviv’in belirlediğinin kanıtı olduğu belirtiliyor.
Uluslararası toplumun bu duruma sessiz kalmasının, Lübnan ve bölgesel barış için zafiyet yarattığı ifade ediliyor.
10 gündür cezaevinde tutulan ve 5 gün önce açlık grevine başlayan Başaran Aksu hakkında tahliye…
SDG'nin elebaşı Mazlum Abdi, Şam’la entegrasyon, yeni parti hazırlığı, anayasa süreci ve Türkiye’nin Suriye’deki rolüne…
Eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, "yurt dışındaki şirketlere kayıt dışı para aktarıldığı" iddialarına…
Ankara'da tutuklanarak Sincan Cezaevi'ne gönderilen ve 5 gün önce açlık grevine başlayan Bağımsız Maden-İş Örgütlenme…
PKK yöneticisi Cemil Bayık, demokratikleşme adımlarının atılmaması halinde sürecin tıkanacağını ve sorumlusunun iktidar olacağını söyledi.…
Milli Savunma Bakanlığı Silivri'de kazaya karıştıktan sonra batan Tuğberk İmamoğlu isimli geminin enkazının yerinin tespit…